1438562425
Devam Filmi

Advertise on podcast: Devam Filmi

Categories
Country
United States
This podcast has
35 episodes
Language
Turkish
Publisher
Medyapod
Explicit
No
Date created
2018/10/09
Latest episode
2023/05/01
Average duration
36 min.
Release period
51 days

Description

Devam Filmi'nde Seçil Türkkan Türkiye'yi eylemler üzerinden "dinliyor".

Unlock Devam Filmi podcast Email contact info,
Listeners & Audience details

Email contact information

Direct podcast contact details

Listeners

Audience numbers & engagement insights

Audience details

Podcast Insights

Podcast episodes

Check latest episodes from Devam Filmi podcast


Ankara’dan İstanbul’a VIII: Merkez medyanın yıkılması çok iyi oldu
2023/05/01
"Ben bir haber yaptığım zaman eskiden yayınlanırdı mesela Radikal’de ama Radikal okurları görürdü. Ama şimdi haberi beğendiği zaman diğer gazeteci arkadaşlar, bu tür yayınlar, sizler paylaşarak yayıyorsunuz. Yani çarpan etkisi artmaya başladı bu dönem" Türkiye Büyük Millet Meclisi aslında bir Türkiye editörü. Ülkenin işleyişi, gideceği yön ve yapıya Meclis karar veriyor, hatta “aşk bile Meclis’ten geçiyor.” Bu program serisi gazetecilik özgürlüğüne vurulan darbelerle bir dönüşüm içindeyken dönüşümün şekillendiği yerde duran Ankara Gazeteciliğini konuşarak araştırıyor. Podcasti Devam Filmi’nde Türkiye’yi gazeteci perspektifiyle protestolar üzerinden "dinleyen" Seçil Türkkan kulağını bu kez bir başka ‘direnişe’ çeviriyor ve “Nedir bu Ankara Gazeteciliği?” sorusunu soruyor, mesleğin hasar tespitini yapıyor.  Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Ankara’dan İstanbul’a VI: Siyaset alanının daralması benim için şans oldu
2023/05/01
“Ankara’da steril bir ortamda iş yapıyorsun bir kere. Çok fazla ayak oyunu olmaz.. İşler haber üzerinden devam eder, en fazlası haber atlatmaktır. İstanbul ‘da ilişkiler üzerinden yürüyor sistem. Bir takım yapılanmalar oluşuyor, o yapılanmalar seni kabul etti etti etmedi, onun üzerinden olumsuzlukla karşılaşabiliyorsun ya da yolun açılabiliyor. Kendi yetersizliklerini bilen insanlar seni tehdit olarak görüp ona göre hareket edebiliyor.”  15 ile 5 milyonluk iki kentin gazeteciliği burada gazeteci Yavuz Oğhan tarafından kıyaslanan. İnsan ilişkilerinin bir ağ vazifesi görmesi beklenebilir ama Yavuz’un anlattığı bu hikaye yine de gazetecilerin tanıyacağı bir içgörü. Pandora’nın kutusu gibi. Belki bir ara konuşabiliriz. Konunun diğer tarafına geçersek; Kendisi tam bir Ankaralı İstanbul’lu gazeteci karması. Hem iki şehrin gazeteciliğini hem de mesleğin dönüşümünü anlatmak için uygun isimlerden biri. Türkiye Büyük Millet Meclisi aslında bir Türkiye editörü. Ülkenin işleyişi, gideceği yön ve yapıya Meclis karar veriyor, hatta “aşk bile Meclis’ten geçiyor.” Bu program serisi gazetecilik özgürlüğüne vurulan darbelerle bir dönüşüm içindeyken dönüşümün şekillendiği yerde duran Ankara Gazeteciliğini konuşarak araştırıyor. Podcasti Devam Filmi’nde Türkiye’yi gazeteci perspektifiyle protestolar üzerinden "dinleyen" Seçil Türkkan kulağını bu kez bir başka ‘direnişe’ çeviriyor ve “Nedir bu Ankara Gazeteciliği?” sorusunu soruyor, mesleğin hasar tespitini yapıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Ankara’dan İstanbul’a VII: CNN’deki son iki senemde kabuslarla uyanıyordum
2023/05/01
Ankara’da gazeteciliğinin parlamento, diplomasi ve başbakanlık muhabirliği gibi çeşitli kademelerinde de bulunmuş olan deneyimli gazeteci Şirin Payzın’ın başlıktaki bu sözleri medyanın ama en çok da toplumun içinde bulunduğu ruh halini anlatıyor. Çünkü devam CNN Türk’te çalışmaya devam ettiği süre boyunca “Limon sat onurlu yaşa” sloganlarına maruz kalmış. Toplumun o yıllarda CNN Türk’e sabrı yoktu gibi gözüküyor. Şirin’e göre göre kanal artık habercilikten uzaklaştıktan sonra orada kalmaya devam etmesinin sebeplerinden biri mevziyi terketmemek olsa da, bunun, bu konu basın tarihine geçtiğinde daha detaylı tartışılabileceği görüşünde.  Türkiye Büyük Millet Meclisi aslında bir Türkiye editörü. Ülkenin işleyişi, gideceği yön ve yapıya Meclis karar veriyor, hatta “aşk bile Meclis’ten geçiyor.” Bu program serisi gazetecilik özgürlüğüne vurulan darbelerle bir dönüşüm içindeyken dönüşümün şekillendiği yerde duran Ankara Gazeteciliğini konuşarak araştırıyor. Podcasti Devam Filmi’nde Türkiye’yi gazeteci perspektifiyle protestolar üzerinden "dinleyen" Seçil Türkkan kulağını bu kez bir başka ‘direnişe’ çeviriyor ve “Nedir bu Ankara Gazeteciliği?” sorusunu soruyor, mesleğin hasar tespitini yapıyor.  Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Ankara’dan İstanbul’a V: Tavuk beslemek varken niye tazminatlarla elalemin adamını besleyeyim?
2023/05/01
“Ankara’dan İstanbul’a” bölümünün açılışını “eski Türkiye’den” bir ses yapacak; Deniz Arman. Usta gazeteci Mehmet Ali Birand’ın çıraklarından olan Deniz’in sesini nicedir herhangi bir televizyonda duymak mümkün değil. Son olarak Kanal D’deki işine 2014 yılında son verildikten sonra bir süre ne yapacağını düşündüyse de sonra aslında bu mesleğin ömrünü tükettiğini, tüm hayatı kaçırmasına neden olduğunu da anlamış. Yine de gazetecilik bitmeyen bir his demiştik, o da bu konuşmamızda bir haber konusu öneriyor; Gazeteciler mesela, toplanan o büyük meblağlardaki bedelli askerlik parasının neye harcandığının haberini yapamaz bu dönemde, ama bu merak edilesi değil mi?  Merak edilesi. Deniz’in anlattıkları bir dönemin kapanışı ve kuşkusuz her bitişin ardından başlayan ve devam eden bir sürecin hikayesi. Bu bölüm için Deniz Arman ismini aklıma meslektaşım Emrah Temizkan soktu, ona teşekkürlerimle! Türkiye Büyük Millet Meclisi aslında bir Türkiye editörü. Ülkenin işleyişi, gideceği yön ve yapıya Meclis karar veriyor, hatta “aşk bile Meclis’ten geçiyor.” Bu program serisi gazetecilik özgürlüğüne vurulan darbelerle bir dönüşüm içindeyken dönüşümün şekillendiği yerde duran Ankara Gazeteciliğini konuşarak araştırıyor. Podcasti Devam Filmi’nde Türkiye’yi gazeteci perspektifiyle protestolar üzerinden "dinleyen" Seçil Türkkan kulağını bu kez bir başka ‘direnişe’ çeviriyor ve “Nedir bu Ankara Gazeteciliği?” sorusunu soruyor, mesleğin hasar tespitini yapıyor.  Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Gazetecilikten Meclis’e IV: Asıl gazetecilik iktidar gittiğinde başlayacak
2023/05/01
“Sayın Cumhurbaşkanı’mın talimatları” demeden cümleye başlayamayan birine siz ne sorabilirsiniz? Bir anekdot: 99 depremi olmuştu ve gazeteci olarak takip etmiştim. Hazırlanan konteynırlar o günün şartlarında bile çok kötüydü. Konteynırlar gazetecilere PR amaçlı tanıtılırken dönemin Bayındırlık Bakanı’na ‘Siz depremzede olsayınız ailenizle birlikte bu konteynırlarda kalabilir miydiniz?’ diye sordum, ‘Hayır’ demişti. Manşet tüm gazete ve televizyonlara o yanıttan çıkmıştı. Şimdi siz ne Bayındırlık, ne Maliye Bakanı’nı bulabiliyorsunuz.” Öyle bir kurum ki, içinden pop sanatçısı Gülşen de, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da geçiyor. Tek farkla; Gülşen sansüre takılırken Erdoğan zaten bu kurulun kişilerini başka kurumlara atayabiliyor. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’ndan (RTÜK) bahsediyoruz. CHP RTÜK Üst Kurul Üyesi olan İlhan Taşçı’nın yukarıda anlattığı bu an ise bugünün mecburen sıkıcı ve yankı fanusuna hapsolmuş gazeteciliğini anlamamıza yardım ediyor. Taşçı da bu nedenle henüz mesleğini tam da icra edemeyeceğini düşündüğü bir dönem olduğu için gazeteciliği özlemediğini anlatıyor. Ona göre İstanbul gazeteciliği bugünlerde Ankara Gazeteciliği’ni geçmiş durumda çünkü İstanbul’dakiler Ankara’ya göre siyasi baskıyı daha az hissediyorlar. Böylece daha cesur hareket edebiliyorlar. Gazeteciliğe dönecek mi? Bu sıkıcılıktan kurtulmamıza bağlı. Ona göre Ankara Gazeteciliği’ni daha farklı ve kıymetli kılan şeyin bakanlar, bürokratlar, yöneticilere soru sorabilme lüksüydü.  Türkiye Büyük Millet Meclisi aslında bir Türkiye editörü. Ülkenin işleyişi, gideceği yön ve yapıya Meclis karar veriyor, hatta “aşk bile Meclis’ten geçiyor.” Bu program serisi gazetecilik özgürlüğüne vurulan darbelerle bir dönüşüm içindeyken dönüşümün şekillendiği yerde duran Ankara Gazeteciliğini konuşarak araştırıyor. Podcasti Devam Filmi’nde Türkiye’yi gazeteci perspektifiyle protestolar üzerinden "dinleyen" Seçil Türkkan kulağını bu kez bir başka ‘direnişe’ çeviriyor ve “Nedir bu Ankara Gazeteciliği?” sorusunu soruyor, mesleğin hasar tespitini yapıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Gazetecilikten Meclis’e III: Gazetecilik yapacaksan yolun Meclis’ten geçmeli
2023/05/01
Gazeteciliği bırakıp Meclis’te çalışmaya başlamak her zaman “kötü” olmak zorunda değil. Uygar Gültekin HDP Grubu Basın Danışmanlığı sürecini bir “deneyim” olarak ele alanlardan. Hem çok şey öğrendiğini, hem gazeteciliğini beslediğini hem de mesleği için yeni yollar edindiğini anlatıyor. Yani burası bir “ara durak”. Ona göre bir gazeteci hep gazetecidir. Dolayısıyla uzun gazetecilik yolundaki bu günleri, olsa olsa sadece bir patika olabilir.  Türkiye Büyük Millet Meclisi aslında bir Türkiye editörü. Ülkenin işleyişi, gideceği yön ve yapıya Meclis karar veriyor, hatta “aşk bile Meclis’ten geçiyor.” Bu program serisi gazetecilik özgürlüğüne vurulan darbelerle bir dönüşüm içindeyken dönüşümün şekillendiği yerde duran Ankara Gazeteciliğini konuşarak araştırıyor. Podcasti Devam Filmi’nde Türkiye’yi gazeteci perspektifiyle protestolar üzerinden "dinleyen" Seçil Türkkan kulağını bu kez bir başka ‘direnişe’ çeviriyor ve “Nedir bu Ankara Gazeteciliği?” sorusunu soruyor, mesleğin hasar tespitini yapıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Gazetecilikten Meclis’e I: Gazeteciliğin tadı ne mecliste var ne sivil toplumda
2023/05/01
Yedi yıl sonra gazeteciliğe döndüğünde, bıraktığı yerdeki hâlinden daha büyük bir sopanın gölgesinde işini yapmaya çalıştığını anlatıyor Ceren Bayar bugünlerde. “O dönem en azından haber yapılabiliyordu, şimdi bilseniz de yazmak zor” diyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi aslında bir Türkiye editörü. Ülkenin işleyişi, gideceği yön ve yapıya Meclis karar veriyor, hatta “aşk bile Meclis’ten geçiyor.” Bu program serisi gazetecilik özgürlüğüne vurulan darbelerle bir dönüşüm içindeyken dönüşümün şekillendiği yerde duran Ankara Gazeteciliğini konuşarak araştırıyor. Podcasti Devam Filmi’nde Türkiye’yi gazeteci perspektifiyle protestolar üzerinden "dinleyen" Seçil Türkkan kulağını bu kez bir başka ‘direnişe’ çeviriyor ve “Nedir bu Ankara Gazeteciliği?” sorusunu soruyor, mesleğin hasar tespitini yapıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Gazetecilikten Meclis’e II: Meclis’te çalışmak hem şans hem de şanssızlık
2023/05/01
Dilara İlbuğa Yıldırım'ın önemli bir çıkarımı var, “Biz daha çok masabaşı haber yapmaya alışkın bir nesiliz bence…” diyor. Haklı. Eskiden haber merkezlerinde usta-çırak ilişkisiyle de, sahada da öğrenilen gazetecilik ya haber merkezi ya da evlerde bilgisayar başına sıkışmış durumda. Dilara’nınki buna benzer bir tecrübe ve tam başlamadan sona ermiş bir kariyer. Gazetecilik mesleğinden para kazanabileceğini düşünseydi, tercih ettiği iş milletvekili danışmanlığı olmayabilirdi. Meclis işte bu yüzden de hem şans hem şanssızlık.  Türkiye Büyük Millet Meclisi aslında bir Türkiye editörü. Ülkenin işleyişi, gideceği yön ve yapıya Meclis karar veriyor, hatta “aşk bile Meclis’ten geçiyor.” Bu program serisi gazetecilik özgürlüğüne vurulan darbelerle bir dönüşüm içindeyken dönüşümün şekillendiği yerde duran Ankara Gazeteciliğini konuşarak araştırıyor. Podcasti Devam Filmi’nde Türkiye’yi gazeteci perspektifiyle protestolar üzerinden "dinleyen" Seçil Türkkan kulağını bu kez bir başka ‘direnişe’ çeviriyor ve “Nedir bu Ankara Gazeteciliği?” sorusunu soruyor, mesleğin hasar tespitini yapıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Devam Filmi Parantez, "Nedir bu Ankara Gazeteciliği? IV" Alican Uludağ: Herkes demokrasiyi kendi için istiyor
2021/12/08
Ankara’nın genç kuşak gazetecilerinden Alican Uludağ, 2008’en beri çalıştığı ve evi saydığı Cumhuriyet Gazetesi’nden 2020’de ayrıldı. Yargı muhabirliğini burada, diğer muhabirlerin ve haberin izini sürerek nasıl öğrendiğini anlatacak.  Cumhuriyet’te işini yapamaz hale geldikten sonra sadece 26 gün yayın yapabilen Olay TV’de çalışmaya başladı ve sonra kanal kapandı. Sonra haberlerini kendi açtığı sitesi ankaragazetecisi.com adresinde görmeye başladık. Uludağ gazeteciliğin her şartta yapılabileceğini anlatan gazetecilerden biri.  Bugünlerde DW’ muhabiri. Ankara’dan bakınca şunu söylüyor; Herkes demokrasiyi kendisi için istiyor.  Alican’la Eylül ayında buluştuk ve Ankara gazeteciliğini konuştuk. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Devam Filmi Parantez, "Nedir bu Ankara Gazeteciliği? III" Gülsen Solaker: Kurumsaldan Freelance döneme
2021/11/18
Ankaralı gazeteciliği soruşturduğumuz serimizin bu bölümünde gazeteci Gülsen Solaker konuğumuz. Solaker’le önce coğrafyanın mesleğe etkisini konuşuyoruz. havalı bir şehir, gazetecileri de bu nedenle “önde” olmayı seviyor, ama Ankaralı gazeteciler bir tık geri planda. Şehrin de İstanbul’un bir tık gerisinde olması gibi. Katılır mısınız? Solaker kariyerinde AA, Milliyet, Reuters gibi köşe taşlarını görmüş bir gazeteci, bugünlerde ise DW’ye freelance haberler yazıyor. Kurumsallıktan sonra her an her konuya ayak uydurması gereken bu yeni yaşantısı onun için bildiği alandan, parlamentodan bir tık uzaklaşmış olmayı getiriyor. Bu onun hikayesi olsa da, aslında gazeteciliğin içinde olduğu bir dönemi özetliyor. Kurumsaldan freelancerlığa bizim hikayemiz. Medya eridikçe, kurumsallıktan kaçmak belki de en iyi çözüm haline geliyor. Öne çıkan aklında kalan hikâyesini ise Erdoğan’la yaşamış Solaker. Erdoğan’ın meşhur “kızlı erkekli aynı evde kalmalarına izin vermeyeceğiz” açıklamasından sonra, bunu teknik olarak, hangi yasayla yapacaklarını yani hukuki zeminini sormuş. Zira Ankara gazeteciliği biraz da işin tekniğini gerçekten bilmek ve aktarmak demek. Ona göre İstanbullu gazetecilerin hükümetin her açıklamasına feveran etmesinin temel nedeni de bu. Erdoğan’dan kızgın bir yanıt almış böylece; Siz kızınızın bir erkekle aynı evde kalmasına izin verir misiniz? Devam Filmi, yayında. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Devam Filmi Parantez, "Nedir bu Ankara Gazeteciliği" II: Ünsal Ünlü: Ankara’da Tarkan’a Tevetoğlu soyadıyla seslenir gazeteciler
2021/11/03
Şimdi bakınca inanması zor ama kariyerinde TRT olan gazetecilerden biri Ünsal ünlü. Kendi tabiriyle 2015 yılından bu yana “patronsuz habercilik” yapıyor çünkü açıkça canı gazetecilik yapmak istiyor.  Ünlü, Ankara Gazeteciliği deyince mesafe’nin altını çiziyor. Örneğinde ise, Ankara’da Tarkan’a gazeteciler, “Tarkan Tevetoğlu” diye sesleniyor.  Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Devam Filmi Parantez, "Nedir bu Ankara Gazeteciliği? I" Çiğdem Toker: "Soru sorabilme özgürlüğümüzün elimizden alındığı bir zamandayız"
2021/10/20
Devam Filmi'nin yapımcısı Seçil Türkkan yeni bir program serisinde Ankaralı Gazetecilere soruyor: Nedir bu Ankara Gazeteciliği? - Ankara Gazeteciliği, "Ankara gazetecilerinin" kullandığı bir kavram değil ve temelde Istanbul’dan bir bakışı ifade ediyor. Bu hitap, Ankara bürolarının güçlü olduğu bir zamana dayanıyor. Meclisin etkin olduğu rejimle, şimdiki partili Cumhurbaşkanı zaviyesinden bakınca Ankara gazeteciliği farklı. - Örneğin bir konuda muhabirin uzmanlaşaması zamana dayanıyor, hemen meclis muhabiri olunmuyor. Ankara gazeteciliğinin özünde iyi bir muhabirlik, mutlak saha ve dosya hakimiyeti bekleniyor. - Medyadaki değişimin ve yıpranmanın sebebi medya sahipliğindeki değişiklik ve yarattığı bozulmayla ilişkili. Gazetelerin Ankara büroları önemliydi, örneğin bir dönem sadece Ankara bürosunda 40 küsur kişiydik sadece. O zamanın gereksinimi ve gerektirdiği bir şeydi bu ama ne zaman ki medya patronları kamu ihaleleriyle ilgilenmeye ve iktidarla ilişkileri iyi tutmaya başladı bu durum gazetecilik mesleğini kırılganlaştırdı. Ki burada Ak Parti öncesi dönemden bahsediyorum, yani her şey AKP ile başlamadı. - Ankara gazeteciliğinin yeniden güçleneceği dönemler olacaksa, o zaman sahayı yakından izleyen ve bu kişilerin gelişimine katkı verecek kurumlar olmalı. Bu demokrasi ve hukuk marifetiyle mümkün olur. Şu sıra uzman muhabirlik eskisi gibi hayata geçirilmiyor. - Gazeteciliğin temeli eşit ilişki içinde soru sorma özgürlüğüdür. Genç meslektaşlarımız soru sormaktan imtina ediyorlar, bunu görüyoruz. Sadece soru sorabilmek değil, sorduğunuz soruya cevap bulabilmek hakkı da gazeteciliğin içinde yer alıyor. - AKP öncesi dönemde çok iyiydi demiyorum ama, o zamanlarda da kendi içinde hatası olan dönemler vardı. Ama soru sorabilme özgürlüğümüz elimizden bu dönemki kadar alınmamıştı. Bunu sayısız soru sormuş bir muhabir olarak söylüyorum. - Basın toplantılar, çıkıp söyleyeceğini söylüyor ve iniyor. Eğer soru sorulmayacaksa/yöneltilmeyecekse anlamı yok. Soruların önden toplanması da korkunç bunu arkadaşlarımdan biliyorum. Sorular önceden bilinmek isteniyormuş. Bu gazetecilik açısından korkunç bir şey. - Günümüzde bir alanı izleyen muhabirler bir WhatsApp grubuna dahil ediliyorlar. Rutin işleyişe ilişkin ajandanın paylaşıldığı bir grup gibi gözüken ama aslında bir akreditasyon merkezine dönüşmüş durumdaki bu gruplar içinde "atılma" tehlkesini de barındırıyor. Bugünün basın toplantılarında sorulacak sorular önden toplanıyor. Sorulacağı öngörülen soru dışında bir şey sorduğunuzda o WhatsApp grubundan da çıkarılıyorsunuz. Bu, basın müşavirinin gazeteci üzerinde tahakküm kurması ve medyanın üzerindeki kontrol anlamına geliyor. Gazeteci, WhatsApp grubunda olamayacağı için o soruyu soramıyor. O nedenle demokrasiyle ihtiyaç duyduğumuz ankara gazeteciliği hayata geçirilir. - Geçmiş çok iyiydi demiyorum ama, o zamanlarda da kendi içinde hatası olan dönemler vardı. Ama soru sorabilme özgürlüğümüz elimizden bu kadar alınmamıştı. Bunu sayısız soru sormuş bir muhabir olarak söylüyorum. - Meselemiz ifade özgürlüğü ve hak ihalalleri. Bu yüzden yaptığımız işi iyi yapmayı sürdürmemiz gerekir. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Podcast reviews

Read Devam Filmi podcast reviews


0 out of 5
0 reviews

Podcast sponsorship advertising

Start advertising on Devam Filmi relevant audience podcasts


What do you want to promote?