1472883061
Türkiye'de Dijital Pazarlama

Advertise on podcast: Türkiye'de Dijital Pazarlama

Rating
★★★★★
5
from
1 reviews
Categories
Country
Turkey
This podcast has
103 episodes
Language
Turkish
Publisher
Faruk Toprak
Explicit
No
Date created
2019/07/13
Latest episode
2026/09/30
Average duration
19 min.
Release period
11 days

Description

Türkiye’de Dijital Pazarlama, markanızı dijitalde büyütmek isteyenler için hazırlanmış, strateji ve performans odaklı bir podcasttir. Ben Faruk Toprak. Bu podcastte dijital pazarlamaya dair ezberleri değil, gerçek sonuç üreten sistemleri konuşuyoruz. Yalnızca trendleri konuşmuyoruz; yapay zeka destekli reklam yönetimi, dönüşüm odaklı funnel kurguları, retention ve müşteri sadakati, CRM ve otomasyon sistemleri, performans pazarlamasında ölçekleme, veriyle karar alma ve markanızı algoritmaların gözünde değerli hale getiren yaklaşımları net ve uygulanabilir şekilde ele alıyoruz. IG: @frktprk

Unlock Türkiye'de Dijital Pazarlama podcast Email contact info,
Listeners & Audience details

Email contact information

Direct podcast contact details

Listeners

Audience numbers & engagement insights

Audience details

Podcast Insights

Social media

Check Türkiye'de Dijital Pazarlama social media presence


Podcast episodes

Check latest episodes from Türkiye'de Dijital Pazarlama podcast


30 Saniyelik Sesinizle Hayatınızı Kopyalayan O Korkunç Senaryo
2026/09/30
Mikrofon cızırtısı için kusura bakmayın arkadaşlar. Ses kaydında nazara gedik bu bölümde ☺️ Akşam saat sekiz. Telefon çalıyor, numarayı tanımıyorsunuz ama açıyorsunuz. Karşıdan çocuğunuzun sesi geliyor ve ağlıyor. O ses gerçekten onun sesiydi. Tonu, telaffuzu, nefes alışı. Ama o telefonda çocuğunuz yoktu. Bu bölümde yapay zeka ile ses klonlamasını sıfır teknik bilgiyle anlatıyorum: nasıl yapılıyor, kaç saniyelik kayıt yetiyor, sizin sesiniz şu an nerede duruyor ve bu akşam ailenizle kurabileceğiniz tek cümlelik savunma ne. Bir insanın sesini taklit etmek için birkaç saniye yetiyor, kaliteli bir taklit için yarım dakika fazlasıyla yeterli. Bir Instagram hikayesi kadar. Bu araçlar internette herkese açık ve çoğu bedava. Dolandırıcılığın dört adımı: hedef seçimi, ses toplama, senaryo, zaman baskısı. Teknoloji bunun yalnızca ikinci adımı; diğer üçü yüz yıldır aynı. Yeni olan şey dolandırıcılık değil, sesin artık kanıt olmaktan çıkması. Aynı yöntem şirketleri de vuruyor. Muhasebeciyi arıyorlar, karşıdaki ses patronun sesi. Bir adım ilerisi görüntülü toplantı: ekranda yüz de var ses de var, ikisi de sahte. Ve size söz verdiğim savunma: bir aile parolası. Bir kelime seçin, ailede herkes bilsin, hiçbir yere yazılmasın. Para isteyen, acil durum bildiren ve acele ettiren her telefonda o kelime sorulur. Ses ne kadar iyi taklit edilirse edilsin, bir yapay zeka sizin ailenizin mutfakta belirlediği kelimeyi bilemez. Bu bölüm bir korku bölümü değil. Bu bir alışkanlık bölümü. Bu bölümü bir kişiye gönderin, tercihen telefonunu sizden daha az anlayan birine. Bölümler: 2:19 Bu bölümde ne var 3:01 Ses nasıl kopyalanıyor 4:20 Yarım dakika yetiyor 5:13 Sesiniz nerede duruyor 6:59 Bana olmaz diyorsanız 7:59 Evet deme efsanesi 8:59 Dolandırıcılığın dört adımı 10:49 Neden kanıyoruz 12:36 Şirketler de vuruluyor 14:52 Aile parolası 16:38 Dört şey daha 18:02 Olduysa ne yapılır 19:02 Büyük resim 20:27 Kapanış 21:52 Abdullah abi'nin sesi Her Çarşamba yeni bölüm. Instagram: instagram.com/faruktoprakx
Aynı Ürüne Neden Senden Daha Fazla İstiyorlar?
2026/09/23
Aynı otel, aynı tarih, aynı saat. Bir arkadaş 12.000 lira görüyor, öbürü 14.000. Ortada hata yok: kişiselleştirilmiş fiyatlandırma tam olarak tasarlandığı gibi çalışıyor. Kişiselleştirilmiş fiyatlandırma, aynı ürünün aynı anda farklı kişilere farklı fiyatla gösterilmesidir. Değişken fiyattan farkı şu: değişken fiyatta rakam duruma göre değişir ve o anda bakan herkes aynı rakamı görür, kişiselleştirilmiş fiyatta ise rakam kişiye göre değişir. Bu bölümde resmi kayıtla başlıyoruz. Amerika'daki Federal Ticaret Komisyonu 8 şirkete tüketici verisiyle fiyat belirleyip belirlemediklerini sordu; gelen cevaplara göre şirketler konumuna, demografik bilgine, tarayıcı geçmişine, geçmiş alışverişlerine ve kredi skoruna bakabiliyor. Aynı kurum Ağustos ayında bu konuda bir uygulama taslağı yayınladı. Ardından sistemin fiyatını belirlerken baktığı yedi sinyali tek tek sayıyorum: cihazın, konumun, aceleciliğin, geçmiş davranışın, saat, telefonunun şarjı ve alışveriş alışkanlığın. Çapalama, kıtlık uyarıları ve kişiye özel ürün sıralaması gibi psikolojik tetikleyicilere de giriyoruz. Bölümün sonunda kendi telefonunla uygulayabileceğin dört adımlık bir test ve fazla ödememek için dört kural var. Testi yapıp sonucu bana yazarsan Türkiye'den gelen verileri bir bölümde toplu olarak konuşalım. Etikette yazan rakam ürünün değeri değil. Senin tahmin edilen değerin. Ben Faruk Toprak. Dijital pazarlama ve arama motoru pazarlaması alanında çalışıyorum, Joykek AI kurucusuyum. Yapay Zeka ve Teknoloji'nin 102. bölümü, 23 Eylül 2026. Videolu hali YouTube'da: Faruk Toprak. Instagram: faruktoprakx Bölüm İçeriği : 0:00 Giriş: aynı otel, iki farklı fiyat 0:30 Bölüm başlıyor 2:03 ChatGPT reklamları Türkiye'de yayında 3:26 Spotify neden video almıyor 3:53 Geçen bölümün özeti: dinlemiyorlar, tahmin ediyorlar 4:52 Değişken fiyat ve kişiselleştirilmiş fiyat farkı 6:39 Kişiselleştirilmiş fiyat nedir 7:57 Resmi kayıt: FTC'nin 8 şirkete sorduğu soru 9:41 Peki Türkiye'de oluyor mu 10:07 Google Merchant Center ve dinamik fiyat 11:55 Kırılma noktası: sistem senden ne bekliyor 12:45 Pazarda pazarlık benzetmesi 13:29 Yedi sinyal 14:18 Telefonunun şarjı bile sinyal 15:20 Kimse oturup sana zam yapmıyor 16:42 Dürüst olalım: farkın çoğu masum 17:50 Etik sınır nerede 18:49 Psikoloji: çapalama, kıtlık, acele 21:55 Raflar sana göre diziliyor 23:08 Kendin test et: dört adım 24:26 Korunmak için dört kural 26:49 Haftaya: sesini kopyalayan sistem
Mikrofon Efsanesi ve Reklam Panellerinin Arkasındaki O Karanlık Bölge
2026/09/16
Geçen hafta bir arkadaşınızla kahve makinesi konuştunuz. Hiçbir yere yazmadınız, hiçbir şey aratmadınız. Akşam eve gelip telefonu açtınız, karşınızda kahve makinesi reklamı. O an hepimizin aklından aynı cümle geçiyor: "Ulan bu telefon beni dinliyor." Bugüne kadar bu soruya iki cevap verildi. Ya "evet, dinliyor" dendi ya da "saçmalama, öyle bir şey yok" dendi. Bu bölümde ikisinin de yanlış olduğunu göstereceğim. Doğru cevap ikisinin ortasında değil, tamamen başka bir yerde. Ve açıkçası ikisinden de rahatsız edici. Ben yıllardır reklam panellerinin öbür tarafında oturuyorum. O hedefleme ekranlarını kuran kişiyim. Yani bu bölümde dışarıdan bakan birinin tahminini değil, içeriden bakan birinin ne gördüğünü anlatıyorum. Panelde tam olarak neyi görüyorum, neyi görmüyorum, ikisini de söylüyorum. Bu bölümde: Amerika'da bir yıl boyunca 17.000'den fazla uygulamanın izlendiği o araştırma ve mikrofon yerine bulunan asıl şey. Gerçekten dinleselerdi bunun maliyeti ne olurdu. Sistemin sizi dinlemeden bilmesinin üç yolu: yanınızdaki kişi, size benzeyen binlerce insan ve kendi beyninizin oyunu. "Aktif dinleme" hizmeti satan o gerçek satış sunumu ve ortaya çıkınca ne olduğu. Alexa ile Siri'nin gerçekten dinlediği yer, ki bu bölümün en çok karıştırılan noktası. Verinin geldiği dört kaynak. Ve telefonunuzda beş dakikada yapabileceğiniz üç ayar. BÖLÜMLER 00:00 Bu bölümde ne var 00:23 Kahve makinesi konuşması 01:38 Aklınızdaki iki tahmin de yanlış 02:09 Başlamadan önce üç soru 02:45 Reklam panelinin öbür tarafında oturan adam 03:07 En yaygın açıklama: telefon dinliyor 03:31 17.000 uygulama tarandı, sonuç ne çıktı 04:17 Dinlemek gerçekten mümkün mü, hesabı yapalım 05:26 01 Yanınızdaki kişi 07:24 02 Size benzeyenler 09:36 03 Seçici dikkat 11:53 Dumanın kaynağı: o satış sunumu 13:16 Alexa ve Siri gerçekten dinliyor, ama nasıl 14:38 Asıl bulgu: mikrofon değil, ekran 15:18 Panelde ne görüyorum, ne görmüyorum 17:07 Doğru cevap: dinlemiyorlar, çünkü gerekmiyor 18:05 04 Veri nereden geliyor: dört kaynak 19:30 05 Ne yapabilirsiniz: üç ayar, beş dakika 21:44 O reklamı bir daha gördüğünüzde kendinize sorun 22:56 Haftaya: aynı ürün, herkese başka fiyat 23:24 Kapanış Bu bölümde sizi korkutmaya çalışmadım. Yapay zeka hakkında size sürekli iki şey satılıyor: ya korku ya sihir. İkisi de işinize yaramıyor. İşinize yarayan tek şey sistemin gerçekte nasıl çalıştığını bilmek. Haftaya: aynı ürün, aynı anda, sizin telefonunuzda başka fiyata, başkasının telefonunda başka fiyata. Bu artık bir komplo teorisi değil, resmi kurumların raporlarına girmiş bir konu. Her Çarşamba yeni bölüm. Not: Spotify Türkiye'de artık video kabul etmiyor, burada sadece sesi dinleyebiliyorsunuz. Görselli sürüm YouTube'da: YouTube'a girip Faruk Toprak yazmanız yeterli. Instagram: https://www.instagram.com/faruktoprakx/ Web: https://faruktoprak.com/ Hedef kitle kurgusunu Google ve Meta tarafında en kapsamlı haliyle anlattığım yer: https://joyakademi.com
100 Bölümde Öğrendiğim 9 Şey (4'ü Artık Doğru Değil)
2026/09/02
2019'da, bu podcast'in ikinci bölümünde bir tahmin yapmışım. Yedi yıl sonra o tahminin yanlış olduğunu, kendi sesimden dinleyeceksiniz. 100. bölümdeyiz ve bu bölümde başarı hikayesi yok. 100 bölümde öğrendiğim dokuz şey var: beşi hala ayakta duruyor, dördü açık açık yanlış çıktı. Yanıldığım o dördünü kendi arşivimden, yedi yıl önce kurduğum kendi cümlelerimle önünüze koyuyorum. Çünkü sektörde herkes tuttuğu tahmini anlatıyor, tutmayanı kimse anlatmıyor. Halbuki para tam olarak orada kaybediliyor. Bu bölümde ayrıca podcast'in adının neden değiştiğini ve bundan sonra ne olacağını anlatıyorum. BÖLÜMLER 00:00 Açılış: yedi yıl önce kurduğum cümle 01:53 Bu podcast aslında kaç yaşında 05:02 1. Yanıldım: doğru trend, yanlış oyuncu 08:29 2. Tuttu: AI optimizasyonu insanı geçti 11:47 3. Yanıldım: metaverse mağazaları 14:24 4. Tuttu: TikTok'u ciddiye alın 17:17 5. Yanıldım: üçüncü parti çerezler 20:24 6. Tuttu: WhatsApp reklam alacak 23:09 7. Yanıldım: AR ve VR pazarlaması 26:11 8. Tuttu: uydu interneti 28:52 9. Tuttu: sistem kuran kazanır 32:07 Dokuz dersin ortak paydası 34:02 Podcast'in adı neden değişiyor 37:02 Bundan sonra ne olacak 39:40 Kapanış: sıra sizde BU BÖLÜMDEKİ DOKUZ KURAL 1. Bir trendi doğru görmek, o trendden kimin kazanacağını bilmek değildir. Yeni ihtiyacı, dağıtım kanalını elinde tutan karşılar. 2. Yeni bir teknolojiyi bugünkü sonucuna göre değil, iyileşme hızına göre değerlendirin. 3. Bir teknolojinin adının konuşuluyor olması onun yaşadığı anlamına gelmez. Para akıyor mu, kullanıcı artıyor mu, geri geliyor mu? 4. Platform takip etmeyin, davranış takip edin. Platformlar ölür, davranış kalır. 5. Herkesin bildiği şey, en son kontrol edilen şeydir. En tehlikeli bilgi yanlış bilgi değil, eskimiş bilgidir. 6. Ürün yol değiştirir, gelir modeli değiştirmez. Ücretsiz aracın sahibinin nasıl para kazandığına bakın. 7. Yeni teknoloji, eskisinin yeterince iyi olduğu yerde kazanamaz. Ancak eskisinin acıttığı yerde kazanır. 8. Teknoloji tahmininde yön bellidir, takvim değildir. Yapay zeka meslekleri bitirmiyor, küçültüyor. 9. Artık en iyi işi yapan değil, o işi yapan sistemi kuran kazanıyor. BÖLÜMDE GEÇEN ARŞİV KAYITLARI 2. bölüm (2019) AdBlocker, 7. bölüm (Şubat 2020) yapay zeka optimizasyonu, 9. bölüm (2020) uydu interneti, 15. bölüm (Kasım 2023) TikTok ve WhatsApp, 33. bölüm (Mart 2025) metaverse, 36. bölüm (Mart 2025) yapay zeka ajanları, 56. bölüm (Eylül 2025) üçüncü parti çerezler, 72. bölüm (Ocak 2026) sistem kuranlar, 74. bölüm (Ocak 2026) AR ve VR. KİMLER İÇİN E-ticaret ve marka sahipleri, ajans ve pazarlama ekipleri, yapay zeka araçlarını işine katmaya çalışan herkes. Instagram: https://www.instagram.com/faruktoprakx/ LinkedIn: https://www.linkedin.com/in/faruk-toprak-05767164/ Web: https://faruktoprak.com/ Beğendiyseniz takip edin ve bildirimleri açın. Sizin de yıllardır doğru sandığınız ama çoktan değişmiş bir bilginiz var mı? Bana yazın.
Astromarketing Sırlarıyla Güneş Tutulmasında Müşterinin Satın Alma Şifresini Çözmek
2026/08/12
M.Ö. 585'te Lidyalılar ve Medler kanlı bir savaşın ortasındayken gökyüzü karardı, gündüz geceye döndü. İki ordu kılıçlarını bırakıp diz çöktü ve barış ilan edildi. Thales'in kaydettiği bu ilk güneş tutulması, koca bir tarihi tek hamlede değiştirdi. Bugün 12 Ağustos Çarşamba. Sıradan bir gün değil; muazzam bir Güneş Tutulmasının altındayız. Gökyüzündeki şalterin indiği o kritik gündeyiz. "Faruk, sen CRO ve nöropazarlama anlatan adamsın, astroloji ne alaka?" diyebilirsiniz. Bugüne kadar size e-ticaretin sadece Meta panelindeki yeşil butonlardan ibaret olduğu söylendi. Excel'deki yaş verilerine taptınız. Oysa asıl veri, insanın evrensel döngülerle olan bağıdır. 99. bölümde, ajans sunumlarını yırtıp atıyor ve masadaki parayı kasanıza sokacak yepyeni bir stratejiyi konuşuyoruz: Astromarketing. Neden 99. bölüm? Nümerolojide 9 bitişi ve bilgeliği temsil eder. 99 ise eski ezberlerin kapandığı, 100'e yani büyük uyanışa geçtiğimiz eşiktir. Bu eşik, 12 Ağustos Güneş Tutulmasının "eskiyi yık, yeniyi inşa et" enerjisiyle tam örtüşüyor. Kârlılığınızı eriten klasik pazarlama alışkanlıklarınızı bugün tamamen yıkıyoruz. Bu Bölümde Hangi Ödünsüz Gerçekleri Deşifre Ediyoruz? Gökyüzündeki Şalter ve "Lunar Effect": Astroloji mistik bir inanç değil; binlerce yıllık insan davranışı veri tabanıdır. Wall Street'te dolunayda borsa getirilerinin düştüğü bilimsel bir gerçektir. %70'i su olan insanın, devasa gelgit yaratan kütle çekiminden etkilenmemesi, amigdalasının buna tepki vermemesi imkansızdır. Tutulma Enerjisi ve FOMO: Tutulmalar insan psikolojisinde kadersel değişimleri tetikler. Müşteride "hayatımı değiştirmeliyim" dürtüsü uyanır. Kampanyalarınızı bu evrensel takvime ayarlayıp, teknik özellik yerine "dönüşüm vaadi" sattığınızda kasanızın nasıl dolduğunu konuşuyoruz. Bu dönemlerde FOMO kancaları 3 katı etki yaratır! Merkür Retrosu ve Bilişsel Yük: İletişim gezegeni geri hareketteyken tüketicinin odaklanma süresi düşer, tahammülü sıfırlanır. Bu dönemlerde karmaşık formlarla müşteriyi yormak yerine, neden sadece "Remarketing" yapmanız gerektiğini anlatıyorum. Eski müşteriye dönmek, retrolarda altından değerlidir. Takvimi Evrenin Matematiğine Uydurmak: CPM'lerin tavan yaptığı maaş günlerini unutun. Yeni Ay'ın coşkusunda lansman yapmayı, Dolunay'ın gerginliğinde ise "risksiz iade ve güven" kancalarıyla satışı nasıl kapatacağınızı öğrenin. Kampanyalarınızı bu duygusal döngülere göre optimize etmek ve masadaki parayı rakiplere bırakmamak için kanalı hemen takip edin. İşin mimarisini profesyonelce öğrenmek için sizi Joy Akademi'ye bekliyoruz. Biz orada insanlara butonlara basmayı değil, zihin haritalarını çizmeyi öğretiyoruz. 12 Ağustos Tutulma Sürprizi:Eskiyi yıkıp yepyeni bir vizyon inşa etmek isteyenler için muazzam fırsat! Joy Akademi eğitimlerinde ödeme ekranına PODCAST yazarak anında 1.300 TL net indirim kazanın. Bu kod 30 Ağustos'a kadar geçerli. 30 Ağustos'ta bu kapı kapanıyor. Dönüşüm için ilk adımı atın, eğitime katılın veya ajans hizmeti için joykek.com üzerinden bize ulaşın; kasanızı doldurun! 00:00 - 03:00 - İlk Güneş Tutulması ve 99. Bölüm03:00 - 04:34 - Astromarketing Nedir? (Lunar Etkisi)04:34 - 05:40 - Merkür Retrosu ve Remarketing05:40 - 07:00 - Güneş Tutulmasında FOMO Etkisi07:00 - 09:02 - Joy Akademi İndirimi (Kod: podcast)09:02 - 12:20 - Standart Kampanya Günlerinin Zararları12:20 - 15:50 - Yeni Ay ve Dolunay: Amigdalayı Yönetmek15:50 - 18:12 - Kapanış ve Sosyal Farkındalık
Sitenizdeki O Kırmızı Buton Neden Satmıyor? (Görsel Nöropazarlama)
2026/07/29
Dijital pazarlama sektöründe yıllardır inandırıldığınız, üzerine tonla para harcadığınız ve kâr marjınızı sessizce eriten çok büyük bir yalan var. Sitenizin dönüşüm oranı (Conversion Rate) düştüğünde, e-ticaret müdürünüz veya çalıştığınız ajans elinde süslü bir raporla masanıza gelir ve aynen şu cümleyi kurar: "Trafik çekiyoruz ama satışa dönmüyor. Bence sepet sayfasındaki o 'Satın Al' butonunu kırmızı yapalım. Kırmızı aciliyettir, kan akışını hızlandırır, kırmızı kesinlikle satar." Sonra gidersiniz yazılımcınıza o butonu kırmızı, turuncu, fosforlu yeşil yaptırırsınız. Hatta üstüne kalp atışı gibi titreme efekti eklersiniz. Meta ve Google'a bastığınız bütçeyi iki katına çıkarırsınız. Peki günün sonunda banka hesabınıza giren o net nakit artar mı? Artmaz. Neden biliyor musunuz? Çünkü karşınızdaki tüketici, bir laboratuvar faresi değil. Tüketici, milyonlarca yıllık evrimle şekillenmiş, modern dünyanın reklam kirliliğinde kandırılmaya karşı inanılmaz bir defans mekanizması geliştirmiş, son derece zeki bir organizma. Filtresiz Dijital'in 98. bölümünde Meta panellerindeki o teknik ayarları bir kenara bırakıyoruz. Doğrudan o kredi kartını cüzdandan çıkartan karar merkezine, yani insan beynine iniyoruz. Sitenizdeki o butonun renginden bağımsız olarak neden satmadığını, görsel mimarinin insan psikolojisini nasıl manipüle ettiğini konuşuyoruz. Bu Bölümde Hangi Ödünsüz Gerçekleri Deşifre Ediyoruz? • Bilişsel Yönlendirme (Gaze Cueing): Sitenize koyduğunuz o muazzam fotoğraflardaki modeller kameraya, yani doğrudan müşterinin gözünün içine mi bakıyor? İşte dönüşüm oranınızın yerlerde sürünmesinin en büyük nedeni bu. İnsan beyni evrimsel olarak neden önce yüzlere, ardından o yüzün baktığı yöne odaklanır? Modellerinizin bakış açısını "Sepete Ekle" butonuna çevirdiğinizde tek satır kod yazmadan satışların nasıl %20 fırladığını deşifre ediyoruz. • Bilişsel Yük (Cognitive Load) ve Zihinsel Yorulma: İnsan beyni tembeldir ve kalori harcamaktan nefret eder. Müşteriyi ürün sayfasından ödeme sayfasına götürürken karşısına çıkardığınız o uzun üyelik formları, zorunlu şifre belirleme ekranları ve karmaşık adımların amigdalada nasıl bir "tehdit" algısı yarattığını inceliyoruz. Amazon'un "Tek Tıkla Satın Al" patentinin ardındaki devasa nöropsikolojik sırrı paylaşıyorum. Unutmayın: Düşünen müşteri sepeti terk eder! • Görsel Gürültü ve Karar Felci (Analysis Paralysis): Siteye girer girmez zıplayan WhatsApp butonları, "Çevir ve Kazan" çarkıfelekleri, üstten akan "Son 2 Ürün" sahte sayaçları... Bu görsel kirliliğin müşteriyi satın almaya ikna etmek yerine neden beyninde "panik ve güvensizlik" (Flight Response) yarattığını masaya yatırıyoruz. Lüks ve yüksek dönüşümlü sitelerin neden tertemiz (White Space) olduğunu kanıtlıyoruz. Eğer e-ticaret sitenizi bir ziyaretçi çöplüğünden bir satış makinesine dönüştürmek, kârlılığınızı artırmak ve rakiplerinizin yıllarca geriden takip edeceği bu nöropazarlama stratejilerini ilk öğrenenlerden olmak istiyorsanız, masadaki parayı rakiplere bırakmamak için şu an bu kanalı hemen takip edin ve bildirimleri açın. Bu işin görsel nöropazarlama mimarisini bir meslek olarak öğrenmek istiyorsanız Joy Akademi eğitimlerimize katılın. "Faruk, benim operasyonum var, e-ticaret sitemizin Dönüşüm Oranı Optimizasyonunu (CRO) ve bu nöropazarlama kurgusunu bizim yerimize doğrudan siz kurun" diyorsanız, joykek.com üzerinden ajansımızla iletişime geçin. [email protected] adresinden bana yazarak markanızın nörolojik röntgenini birlikte çekelim! 00:00 - 01:19 - Kırmızı Buton Efsanesi 01:19 - 03:09 - Karar Merkezi: İnsan Beyni 03:09 - 06:10 - 1. Bilişsel Yönlendirme (Gaze Cueing) 06:10 - 09:19 - 2. Bilişsel Yük: Düşünen Müşteri Kaçar 09:19 - 10:38 - 3. Görsel Gürültü ve Karar Felci 10:38 - 12:35 - Kapanış ve Joykek Stratejisi
Panelden Önceki Karanlık Bölge: Hedef Kitleyi (Gerçekten) Nasıl Hacklersiniz?
2026/07/15
Meta ve Google reklam panellerinde "Kampanya Oluştur" yeşil butonuna basmayı herkes biliyor. Hangi tuşun ne işe yaradığını, Advantage+ veya PMax kampanyalarının nasıl kurgulanacağını YouTube’daki on dakikalık ücretsiz bir videoyla bile öğrenebilirsiniz. Panel kullanmak kolaydır; çünkü panel günün sonunda kodlanmış basit bir arayüzdür. Peki, sektördeki e-ticaret markalarının %90’ı neden hala reklam bütçesini çöpe atıyor, neden ROAS ekranlarında sahte illüzyonlarla avunup ay sonunda banka hesabında gerçek bir kârlılık göremiyor? Bu sorunun cevabını, geçtiğimiz günlerde yayınları sıkı takip eden değerli dinleyicimiz Mustafa Altay’dan gelen çok samimi bir itirafla masaya yatırıyoruz. Mustafa’nın sorduğu, aslında bugün milyonlarca lira bütçe yöneten ajansların ve pazarlama direktörlerinin en büyük kanayan yarası: "Abi her şeyi anladım, psikolojiyi ve reklamı anladım ama şu müşteriyi araştırması kısmını, pazardaki müşteriyi anlayıp ona göre reklam çıkma matematiğini bir türlü oturtamıyorum." Filtresiz Dijital’in 97. bölümünde, reklam panelinden önceki o konuşulmayan "Karanlık Bölgeye" dalıyoruz. Altınızdaki araba bir Ferrari bile olsa, navigasyona yanlış adresi girerseniz sadece yanlış yere çok daha hızlı gidersiniz. Bu Bölümde Hangi Ödünsüz Gerçekleri Deşifre Ediyoruz? • Demografik Çöplük ve "Gece 3 Sancısı": Ajansların Excel tablolarına yazdığı "25-45 yaş arası, büyükşehirde yaşayan, yoga yapan kadınlar" gibi içi boş personaların neden birer çöplük olduğunu yüzleşerek konuşuyoruz. İnsanlar yaşlarına veya oturdukları semte göre değil, amigdalalarını tetikleyen acılara göre satın alır. Müşterinizin gece saat 3’te yatağında tavana bakarken hangi problemi yüzünden uyuyamadığını (Gece 3 Sancısı) bulmanın ve ona ürünün özelliğini değil, acısız bir akşamı satmanın formülünü veriyorum. • Dijital İstihbarat ve Rakip Yorumlarını Hacklemek (Review Mining): Masa başında kahve içerek "bence bizim müşteri şunu sever" deme devri bitti. Pazarın lideri olan en dişli 3 rakibinizin Amazon, Trendyol ve Hepsiburada’daki 1 ve 2 yıldızlı yorumlarını nasıl birer istihbarat madenine dönüştüreceğinizi anlatıyorum. Rakiplerinizin lojistik, kumaş veya müşteri hizmetleri zaaflarını alıp, kendi reklam kampanyalarınızda müşteriyi ensesinden yakalayan o yenilmez kancalara (Hook) nasıl çevireceğinizi adım adım gösteriyorum. • Sosyal Dinleme (Social Listening) ile "BS Detector"ü Kapatmak: Anket verilerinin neden her zaman yalan söylediğini, rasyonel ön lob ile duygusal satın alma beyni arasındaki farkı inceliyoruz. Ekşi Sözlük, Reddit ve Kadınlar Kulübü gibi insanların maskelerini çıkardığı platformlara sızarak kitlenin sokak jargonunu nasıl kopyalayacağınızı anlatıyorum. Sizin o plaza dilinizi değil, kendi kelimelerini reklam metninde gören müşterinin zihnindeki "yalan savar" (BS Detector) kalkanını nasıl indireceğinizi deşifre ediyoruz. • Yapay Zekayı Davranışsal Ekonomi Uzmanına Dönüştürmek: ChatGPT veya Claude’u sadece "Instagram metni yaz" diyerek hesap makinesi gibi kullanmayı bırakın. Yüzlerce filtresiz müşteri şikayetini yapay zekaya besleyerek; kitlenin en derin 3 korkusunu, duygusal satın alma tetikleyicilerini ve savunmaya geçtiği kelimeleri saniyeler içinde çıkaran o 2026 model özel "Nöropazarlama Analisti" komutumu (prompt) sizlerle paylaşıyorum. Siz de bu yayını dinledikten sonra e-ticaret sitenizi ve reklam kurgularınızı birer deneme yanılma tahtası olmaktan çıkarıp, salt bir insan psikolojisi ve veri madenciliği matematiğine dönüştürmek istiyorsanız, masadaki parayı rakiplerinize bırakmamak için şu an bu kanalı hemen takip edin ve bildirimleri açın. Bu işin sadece panel boyutunu değil, tüketici psikolojisini ve yapay zeka ile pazar araştırması mimarisini bir meslek olarak en ince detayına kadar öğrenmek istiyorsanız Joy Akademi eğitimlerimize katılın. "Faruk, benim operasyonum var, bu derin psikolojik kurguyu ve reklam matematiğini markam için doğrudan siz kurun ve ciromu büyütün" diyorsanız, joykek.com üzerinden ajansımızla iletişime geçin.
B2B'de Yapay Zeka - Intent Data Teknolojisi
2026/07/01
Fabrika zemininde, üretim hatlarında ve ham madde seçiminde Endüstri 4.0 rüzgarları estirirken; iş o üretilen tonlarca malı, paletleri ve konteynerleri küresel alıcılara satmaya geldiğinde neden hala 1990’ların refleksleriyle hareket ediyorsunuz? Filtresiz Dijital'in 96. bölümünde, masadaki parayı rakiplerine kaptırmak istemeyen sanayiciler, büyük toptancılar, ihracatçılar ve B2B marka liderleri için küresel ticaretin yeni ve ödünsüz matematiğini masaya yatırıyoruz. Konumuz: B2B Pazarlamada Yapay Zeka ve Küresel Satışın Yeni Kuralları! Türkiye'de büyük ölçekli ticaret yapan birçok şirketin düştüğü çok ciddi bir paradoks var. Milyonlarca liralık otomasyon yatırımları, CNC tezgahları ve dünya standartlarında bir üretim gücü… Fakat iş küresel pazardan müşteri bulmaya geldiğinde başvurulan yöntemler hala taş devrinden kalma: Yılda bir kez düzenlenen yorucu global fuarlara devasa bütçeler gömüp 15 metrekarelik standın önünden bir satın almacının tesadüfen geçmesini beklemek ya da internetten toplama e-posta listelerine "Biz Türkiye'nin en büyük üreticisiyiz" diye başlayan, doğrudan spam klasörüne düşen soğuk mesajlar göndermek. Sektörün üzerine çekilen o sahte başarı illüzyonlarını bir kenara bırakıyoruz. B2B toptan satışta veya ihracatta sizin web sitenize gelecek binlerce organik tıklamaya ihtiyacınız yok. Sizin, Münih'te mevcut tedarikçisiyle teslimat krizi yaşamış ve acil olarak alternatif bir üretici arayan o 1 tane satın alma direktörüne ihtiyacınız var. Peki, dünyanın öbür ucundaki bu adamın "tam şu anda" bu arayışta olduğunu nasıl tespit edeceksiniz? İşte tam bu noktada yapay zeka destekli Sinyal İstihbaratı (Intent Data) ve Tahmine Dayalı Analitik (Predictive Analytics) devreye giriyor. Küresel arama trendlerini, IP hareketlerini ve kurumsal dijital ayak izlerini takip ederek hedef pazarınızdaki sanayi devlerinin satın alma niyetlerini daha onlar resmi bir ihale (RFQ) açmadan nasıl görebileceğinizi tüm şeffaflığıyla deşifre ediyoruz. İşin kurumsal karar süreçleri ve nöropazarlama boyutunda ise büyük bir hatayı ortadan kaldırıyoruz: Karar Verme Birimi'ni (DMU) hacklemek. Tonajlı satışlarda masada tek bir kişi oturmaz; CEO pazar payına, CFO birim maliyete, Fabrika Müdürü ise teknik dayanıklılığa bakar. Yapay zekanın Hiper-Kişiselleştirme yeteneğini kullanarak, bu üç farklı karar vericinin zihinsel bariyerlerini ve kurumsal yüklerini hafifletecek nokta atışı stratejileri nasıl kurgulayacağınızı somut adımlarla anlatıyoruz. Bölümde ayrıca, Joykek tarafında bizzat masasında oturduğum, yapay zekanın zamanlama istihbaratını kullanarak bir endüstriyel üreticinin 12 ay süren hantal satış döngüsünü nasıl 3 aya indirdiğimizin çok gerçekçi ve yaşanmış başarı hikayesini (case study) paylaşıyorum. Üretim bandındaki o büyük emeğin hak ettiği vizyoner pazarlama altyapısını kurmak, küresel pazarda feneri açık bir şekilde ilerlemek ve algoritmaları markanızın en güçlü satış neferi yapmak için bu bölümü kaçırmayın. B2B şirketinizi, fabrikasını ve ihracat hacmini yapay zekanın gücüyle lazer güdümlü bir sisteme dönüştürmek, masadaki parayı kasanıza sokmak istiyorsanız [email protected] adresinden bana doğrudan yazabilir veya joykek.com üzerinden stratejik hizmetlerimizi inceleyebilirsiniz. Video podcast bölümlerimiz, sahada bizzat test edilmiş vaka analizlerimiz ve dijital dünyanın perde arkası için YouTube, Instagram ve TikTok'ta "filtresizdijital" yazarak ekosistemimize dahil olabilirsiniz!
Yapay Zekanın e-Ticaret Tuzakları - B2C'de Yapay Zeka İllüzyonu
2026/06/24
E-ticaret reklamlarında kasanın anahtarını yapay zekaya (AI) teslim ettiniz. Peki, o çok güvendiğiniz algoritmaların aslında kârlılığınızı nasıl erittiğinin farkında mısınız? Filtresiz Dijital'in 95. bölümünde, geçtiğimiz haftaki zorunlu molamızın ardından mikrofon başına geçiyor ve rotamızı e-ticaretin en sıcak, en can yakıcı gündemine çeviriyoruz: B2C'de Yapay Zeka İllüzyonu! Meta'da Advantage+, Google'da Performance Max (PMax) kampanyalarını açıp "Yapay zeka nasıl olsa satışı getiriyor, makine öğreniyor" diyerek arkanıza yaslandığınız o an, aslında felaketin başladığı andır. Ajansların arkasına sığındığı "öğrenme süreci" masallarını bir kenara bırakıyoruz. Algoritmalar bütçenizi gerçekten yeni müşteriler bulmak için mi harcıyor, yoksa en kolaya kaçıp zaten sizden alışveriş yapacak olan marka kitlenize mi reklam basarak sizi manipüle ediyor? İşin matematiğini ve arka planda dönen oyunları tüm şeffaflığıyla deşifre ediyoruz. İşin bir de nöropazarlama ve tüketici psikolojisi boyutu var. "Kişiselleştirme" adı altında, sitenizde bir ürüne sadece bakan tüketiciyi 15 gün boyunca her platformda aynı görselle darlamak pazarlama değil, dijital tacizdir! Tüketici beyninde "Reklam Körlüğü" (Ad Fatigue) yaratan bu hatalı frekans ayarlarını ve sepeti terk edenlere anında indirim sunarak markanızı ucuzlatan o sözde "akıllı" dinamik fiyatlandırma tuzaklarını konuşuyoruz. Ayrıca, sırf maliyet kısmak için e-ticaret sitenize koyduğunuz, müşteriyi çileden çıkaran o işlevsiz chatbot çöplüğünün dönüşüm oranlarınıza (CR) verdiği zararı masaya yatırıyoruz. ROAS yalanlarını ve ciro illüzyonlarını bırakıp, banka hesabınıza giren gerçek kârlılığı artırmak ve algoritmaların kontrolünü yeniden elinize almak için bu bölüm tam size göre. Dijital pazarlama süreçlerinizi ve e-ticaret reklamlarınızı stratejik bir akılla yönetmek, kârlılığınızı artırmak istiyorsanız [email protected] adresinden bana ulaşabilir veya joykek.com üzerinden hizmetlerimizi inceleyebilirsiniz. Tüm video podcast bölümlerimiz ve sektör ifşalarımız için YouTube, Instagram ve TikTok'ta "filtresizdijital" yazarak ekosistemimize dahil olabilirsiniz! Zaman Damgaları: 02:01 Podcast Yaz Takvimi ve Hayat Üzerine Kısa Bir Not05:07 Yaklaşan Lansman: Yazılım Çiftliği ve Yapay Zekanın Geleceği07:59 B2C'de Yapay Zeka İllüzyonu: PMax ve Advantage+08:49 Meta Güncellemesi: Hesabıma Kavuşmam ve %5 Ekstra Reklam Maliyeti09:31 Kasanın Anahtarını Algoritmaya Teslim Etmenin Riskleri10:36 Kişiselleştirme mi, Dijital Taciz mi? (Reklam Körlüğü)11:11 Dinamik Fiyatlandırma Tuzakları ve Marka Değeri11:34 E-ticarette Chatbot Çöplüğü ve Yataş Örneği12:47 İllüzyondan Uyanış: Kapanış ve Joykek İle Strateji
Google'ın Yeni Yapay Zeka Duvarı (SGE) Gerçeği! E-Ticaret Sitenizin Organik Trafiği Nereye Gitti?
2026/06/10
Filtresiz Dijital’in 94. bölümünde e-ticaret ve B2B dünyasının üzerine çöken o devasa gölgeyle yüzleşiyoruz: Google'ın Yapay Zeka Duvarı (SGE) ve organik trafiğin bıçak gibi kesilmesi! Haziran ayının sıcak ilk günlerinde Google Analytics panelinizi açıp SEO verilerinizde kıpkırmızı aşağı yönlü oklar gördüyseniz, bu bölüm sizin için bir dijital uyanış rehberi olacak. Ajansların "Yaz geldi, insanlar tatile çıktı, trafik düştü" savunmalarını çöpe atıyoruz. Bu, 2026'nın en büyük yalanıdır. Trafiğiniz tatile çıkmadı; milyonlarca lira döküp birinci sıraya çıkardığınız o organik trafiğinizi bizzat Google’ın yapay zekası çaldı. Sıfır Tıklama (Zero-Click) cehennemine hoş geldiniz! 10 Haziran 2026 tarihli bu özel yayında, Türkiye pazarında bilgi arayışına dayalı sorgularda trafiğin neden %40 eridiğini konuşuyoruz. Google artık kullanıcılara klasik link listesini sunmak istemiyor. Büyük emeklerle yazdırdığınız blog içeriklerini tarıyor ve kullanıcıya doğrudan hap gibi bir özet sunuyor. Kullanıcı sitenize tıklamadan sayfayı kapatıyor. Sistem, ürettiğiniz içerikleri kendi yapay zekasıyla işleyerek sizi kendi silahınızla vuruyor. İşin psikolojik ve nöropazarlama tarafına indiğimizde karşımıza temel bir gerçek çıkıyor: Bilişsel Kolaylık (Cognitive Ease). İnsan beyni evrimsel olarak enerjiyi korumak üzere programlanmıştır. Bir soru sorulduğunda amigdala anında belirsizliği gidermek ister. Eskiden farklı sitelere girer, yazılar içinde bilgi arardık ve bu durum Bilişsel Yük (Cognitive Load) yaratırdı. Şimdi Google AI "Sen yorulma, cevabı buraya koydum" diyor. İşte tam bu an beynin ödül merkezi Striatum devreye giriyor ve Anında Tatmin (Instant Gratification) mekanizması tetikleniyor. Değerli yöneticiler, e-ticaret direktörleri ve CEO'lar için acı reçete çok açık: Oyun değişti. Hala toplantılarda "Hangi kelimede kaçıncı sıradayız?" diyorsanız yanlış oyundasınız. Birinci sırada olmanın önemi kalmadı; çünkü yapay zeka sıfırıncı sırada oturuyor. Eğer ajansınız "%100 organik trafik artışı" garantisi veriyorsa o toplantıyı hemen sonlandırın. Peki bu duvarı nasıl aşacağız? İşte 3 altın strateji: Marka Arama Hacmi (Brand Demand): Yapay zeka jenerik aramaları özetleyebilir ama markanıza özel yapılan aramayı özetleyemez, kullanıcıyı size gönderir. Sıfırıncı Taraf Veri (Zero-Party Data): Google'da sadece kiracıyız. Müşteriyi sitenize çektiğinizde telefon, e-posta verilerini CRM sisteminizde toplayın veya uygulamanızı yükletin. Deneyim Satın (EEAT): Bilgi içerikleri erimeye mahkum. AI bir ürünü deneyemez. İnsanlar bilgi için AI'a, deneyim ve onaylanmak için size gelecek. Google algoritmalarına karşı markanızı koruyacak kârlılık odaklı reklam yönetimi arıyorsanız, [email protected] üzerinden ulaşabilir veya joykek.com'u inceleyebilirsiniz. Tüm video podcastlerimiz için platformlarda "filtresizdijital" aratın, Instagram @faruktoprakx hesabımdan yorumlarınızı iletin. 0:00 - 1:18 - Yaz rehaveti yalanı ve organik trafik düşüşü1:19 - 2:19 - Google Yapay Zeka Duvarı (SGE) nedir?2:20 - 3:10 - Sıfır Tıklama (Zero-Click) cehennemi3:11 - 5:11 - Nöropazarlama: Bilişsel Kolaylık ve Anında Tatmin5:12 - 6:05 - CEO'lara acı reçete: Sıfırıncı sıradaki AI6:06 - 7:01 - Strateji 1: Marka Arama Hacmi Yaratmak7:02 - 7:46 - Strateji 2: Zero-Party Data ve CRM7:47 - 8:31 - Strateji 3: Deneyim satmak ve EEAT8:32 - 9:34 - Kendi kalesini kuranlar9:35 - 10:41 - Joykek ile ortaklık ve kapanış
Spotify'ın Hayalet Sanatçıları Kimler? Dinlediğiniz O Hit Şarkıyı Aslında Kim Söylüyor?
2026/06/03
Spotify'ın karanlık odaları, hayalet sanatçılar ve yapay zeka (AI) ile üretilen sentetik müziklerin ürkütücü yükselişi. Müzik zevkimiz ve en derin duygularımız algoritmalar tarafından nasıl hackleniyor? Geçen cuma akşamı İstanbul trafiğinde, Spotify "Haftalık Keşif" listemde inanılmaz bir altyapıya sahip, 90'lar Türkçe pop ve günümüz trap ritimlerini harmanlayan kusursuz bir şarkıya denk geldim. Nakaratı o kadar vurucuydu ki hemen sanatçının profiline girdim. Ancak karşılaştığım manzara şok ediciydi: Fotoğraf yok, biyografi yok, sosyal medya hesabı yok ama dinlenme sayısı 4 milyonu geçmiş! O an anladım ki, ruhuma dokunan ve bana anılarımı hatırlatan o şarkıyı söyleyen kişi aslında hiç yaşamamıştı. Amerika'daki soğuk bir sunucu odasında, birkaç satır kod ve yapay zeka komutuyla saniyeler içinde üretilmiş sentetik bir "hayalet sanatçı"ydı. Bugün Spotify'a günde 100 binin üzerinde yeni şarkı yükleniyor. Chill, lo-fi, odaklanma ve özellikle "Spotify Türkiye Viral 50" listelerinde dinlediğiniz o "gizli hit" olmuş şarkıların çok ciddi bir kısmı tamamen insan eli değmeden, algoritmalar tarafından üretiliyor. Peki ama nasıl oluyor da bir makine bize "Vay be, adam ne acı çekmiş" dedirtebiliyor? İşin sırrı nöropazarlama ve tüketici psikolojisinde yatıyor. İnsanlık tarihindeki milyarlarca saatlik müzik verisiyle eğitilen yeni nesil yapay zeka modelleri, beynimizin hangi frekanslara, hangi bas vuruşlarına ve BPM'lere dopamin salgıladığını bizden çok daha iyi biliyor. Yapay zeka sanat yapmıyor, tam bir mühendislik yapıyor! Duygularımızı matematiksel bir formüle döküyor. Sizin duymak istediğiniz acıyı, beyninizin onaylayacağı frekansta size geri satıyor. Bizler Sezen Aksu'yu veya Müslüm Gürses'i dinlerken sadece ses dalgalarını değil; onların yaşanmışlıklarını, travmalarını ve kırılganlıklarını dinleriz. Bir sanatçının sesi titrediğinde veya detone olduğunda o kusur bizi ona bağlar. Çünkü insan kusurludur ve gerçek sanat bu kusurlardan beslenir. Oysa müzik endüstrisinin "demokratikleşmesi" adı altında sunulan bu yeni dünyada, sanatçılar stüdyoya girmekten korkuyor. Çünkü karşılarında hiç yorulmayan, kapris yapmayan, 10 saniyede bir hit parça üreten ve telif istemeyen sentetik bir rakip var. Tıpkı sosyal medyadaki o güzellik filtrelerine ve estetik operasyonlara alışıp gerçek, doğal ve "kusurlu" insan yüzünü yadırgamaya başladığımız gibi; müzikte de aynı tehlikeyle karşı karşıyayız. Zihnimiz bu "aşırı lezzetli ama besin değeri sıfır" sentetik pop şarkılarına alıştıkça, gerçek bir insanın ufak pürüzlerle söylediği gerçek şarkılar bize "hatalı" veya "sıkıcı" gelmeye başlayacak. Filtreler artık sadece fotoğraflarımızda değil; kulaklarımızda, hislerimizde ve ruhumuzda. Siz de bu podcast bölümünü dinledikten sonra Spotify çalma listelerinizi yeniden gözden geçirin. Kulaklığınızda çınlayan o sesin bir hikayesi, bir yaşanmışlığı var mı? Yoksa o sadece sizin dopamin reseptörlerinizi gıdıklamak için tasarlanmış bir kod parçası mı? Tüm video podcast bölümlerimiz, dijital pazarlama sektörü analizlerimiz ve e-ticaret stratejilerimiz için YouTube, Instagram, TikTok platformlarında arama çubuğuna "filtresizdijital" yazarak bize ulaşabilirsiniz. Tüm kaynaklara ve detaylı sektör okumalarına filtresizdijital.com web sitemizden erişebilirsiniz. İyi dinlemeler! 00:00 - 01:52 - 4 milyon dinlenen hayalet sanatçı 01:53 - 03:12 - Metrikleri bırakıp ruhumuza dönüyoruz: Spotify'a günde yüklenen 100 bin şarkı 03:13 - 04:14 - Viral listelerdeki gizli tehlike ve yapay zekanın 15. saniye kancası 04:15 - 05:36 - Nöropazarlama ve Müzik: Algoritmalar beynimizin dopamin sistemini nasıl hackliyor? 05:37 - 06:49 - Sezen Aksu ve Müslüm Gürses gerçeği: İnsan kusurludur, yapay zeka ise mühendisliktir 06:50 - 08:00 - Stüdyoların sentetik rakibi ve müzikteki "Güzellik Filtresi" sendromu 08:01 - 09:42 - Çalma listenizdeki kod parçaları: Gerçek bağlara dönme çağrısı ve kapanış
“Dijital Giyotin” Meta'nın Yapay Zekası Instagram Hesabınızı Neden Bir Gecede Kapatıyor?
2026/05/27
Filtresiz Dijital'in 92. Bölümünde e-ticaret sitelerinin, dijital pazarlama ajanslarının ve girişimcilerin en büyük kabusuyla yüzleşiyoruz: Instagram ve Facebook hesaplarının bir gecede, haksız yere kapatılması! "Hesabınız topluluk kurallarımızı ihlal ettiği için askıya alınmıştır" uyarısıyla karşılaştığınızda ne yapmalısınız? Meta'nın muhatapsız dünyasında kendi dijital imparatorluğunuzu nasıl korursunuz? Instagram hesabı kapatılanlar ve Meta Business Manager erişim sorunu yaşayanlar için altın değerinde, rehber niteliğinde bir bölüm. Bu bölümde, yıllarca emek verip milyonlarca lira harcadığınız sosyal medya hesaplarınızın, Meta'nın kontrolden çıkan yapay zekası (AI) tarafından saniyeler içinde nasıl silindiğini, yani "Dijital Giyotin" gerçeğini anlatıyorum. Kişisel hesabımın ve Joykek Business Manager erişimimin kapatılması sonrası Meta İstanbul'a noter aracılığıyla çektiğim ihtarname sürecini, ödediğim masrafı ve Meta'nın hukuk bürosundan aldığım şok edici resmi yanıtı paylaşıyorum. Piyasada "1000 dolara, 2000 dolara hesap açıyoruz" diyen dolandırıcı çetelerine karşı da çok kritik uyarılarda bulunuyorum. Özellikle Türkiye e-ticaret pazarında; kadın giyim, kozmetik ve mücevherat sektörlerinde dönen "karaborsa şikayet çetelerini" deşifre ediyoruz. Telegram gruplarında sadece 300 dolara başarılı rakiplerin hesaplarını kapattıran bu karanlık sistemi ve yapay zekanın binlerce bot şikayet karşısında nasıl "Yanlış Pozitif" (False Positive) hatasına düşüp işletmenizin fişini çektiğini tüm filtresizliğiyle konuşuyoruz. Nöropazarlama tarafında ise "Sahiplik Etkisi"ni (Endowment Effect) ele alıyoruz. Yüz binlerce takipçiniz olsa bile o kitlenin aslında size ait olmadığını, sadece Mark Zuckerberg'in arazisinde tapusuz bir gökdelen inşa ettiğinizi acı bir şekilde fark edeceksiniz. Sosyal medya sizin mülkünüz değildir! Peki, şirketinizin dijital varlıklarını tek bir platformun insafına bırakmamak için ne yapmalıyız? Profesyonellerle amatörleri ayıran o 3 altın kural: Birinci Parti Veri (First-Party Data): Sosyal medya platformları kiralık bir vitrindir. Müşteriyi acilen kendi web sitenize çekip, CRM datanızı, e-posta ve izinli telefon listelerinizi inşa etmelisiniz. Omnichannel (Çoklu Kanal) Stratejisi: Şirket cironuzun %80'i Meta'dan geliyorsa risk altındasınız. Reklam bütçenizi vakit kaybetmeden Google Ads, YouTube, TikTok ve organik SEO çalışmalarına yaymalısınız. Dijital Riskleri Sıfırlamak: Güvenli sandığınız agresif DM otomasyonlarının, telifli müziklerin ve organik olmayan büyüme yazılımlarının yapay zekanın radarına nasıl yakalandığını açıklıyorum. Eğer dijital reklamlarınızda veriye dayalı ve banka hesabınıza yansıyan kârlılık odaklı bir strateji arıyorsanız, "öğrenme süreci" masalları dinlemek istemiyorsanız joykek.com üzerinden profesyonel ekibimizle tanışabilirsiniz. Podcast yayınlarımız, video analizlerimiz ve stratejilerimiz için tüm platformlarda (YouTube, Instagram, TikTok, Web) arama çubuğuna "filtresizdijital" yazarak büyük kütüphanemize dahil olun! Kendi tecrübelerinizi kişisel Instagram hesabım @faruktoprakx üzerinden DM atarak benimle paylaşmayı unutmayın. Keyifli dinlemeler! 00:00 - 01:38 - Sabah uyanıp hesabınızın kapandığını görmek: Büyük kabus başlıyor 01:39 - 03:18 - Kişisel Facebook hesabımın kapatılması ve Meta'ya çektiğim ihtarname 03:19 - 04:46 - Dijital Giyotin: Meta yapay zekası hesapları neden haksız yere siliyor? 04:47 - 05:58 - Türkiye'deki karanlık gerçek: Telegram şikayet çeteleri ve kirli rekabet 05:59 - 07:36 - Nöropazarlama: Sahiplik Etkisi (Endowment Effect) ve Zuckerberg'in arazisi 07:37 - 10:16 - Çözüm Planı: Birinci parti veri, Omnichannel ve otomasyon riskleri 10:17 - 10:59 - Joykek ile kârlılık odaklı strateji ve bölüm kapanışı
Reklam Bütçesi Ölçekleme Nasıl Yapılır? Bütçeyi Artırdığınızda Satışlar Neden Çakılır?
2026/05/20
Günde 2.000 TL harcayıp 10.000 TL kazanırken, her şeyin harika gittiğini düşünürsünüz. E-ticaret panelinizde yeşil bildirimler arka arkaya düşer. Sonra o ölümcül kararı verirsiniz: "Madem 2.000 TL'ye 10.000 TL kazanıyoruz, bütçeyi 10.000 TL yapalım da günde 50.000 TL kazanalım!" O butona basarsınız ve ertesi sabah acı gerçekle yüzleşirsiniz: Satışlar çakılmış, o çok güvendiğiniz ROAS yerle bir olmuştur. Ajansınızdan veya danışmanınızdan ise o klasik savunma gelir: "Algoritma öğrenme sürecine girdi, 15 gün dokunmayalım..." Peki, işin aslı gerçekten bu mu? 20 Mayıs 2026 tarihli 91. bölümümüzde, dijital pazarlamanın en kanayan yarası olan Reklam Bütçesi Ölçekleme (Scaling) konusunu masaya yatırıyoruz. CEO'ların, CMO'ların ve e-ticaret sahiplerinin bütçe artırırken düştüğü büyük tuzağı, algoritma matematiği ve tüketici psikolojisiyle filtresizce deşifre ediyoruz. Bu bölümde neler konuşuyoruz? Google ve Meta algoritmalarında "bakkal hesabı" neden çalışmaz? Yapay zekanın "açgözlülük kapanı" ve PMax (Performance Max) öğrenme süreci Nöropazarlama: Bütçeyi artırdığınızda tüketicinin beyninde oluşan "Reklam Körlüğü" (Ad Fatigue) Türkiye e-ticaret pazarındaki artan tıklama maliyetleri (TBM) ve dikey ölçeklemenin (Vertical Scaling) zararları Makineyi bozmadan büyümek için 3 Altın Kural (%20 Kuralı, Yatay Ölçekleme ve UX Optimizasyonu) Ayrıca bu bölümde radikal bir kişisel kararımı paylaşıyor ve Anadolu Yakası'ndan Avrupa Yakası'na (Levent) taşınma serüvenimi de araya sıkıştırıyorum. Yeni ofis, yeni vizyon ve tabii ki yaklaşan bayramın coşkusu bu bölümde sizlerle! E-ticaret reklamlarınızda "öğrenme süreci" masalları yerine gerçek kârlılıkla ilgilenen bir partner arıyorsanız, markanızın matematiğine odaklanan ekibimizle tanışmak için joykek.com'u inceleyebilirsiniz. Eğitimlerimiz için ise joyakademi.com üzerinden Google Ads ve Meta Ads programlarımıza katılabilirsiniz. Videolu podcastlerimiz, sektör analizlerimiz ve tüm içeriklerimiz için platformlarda arama çubuğuna filtresizdijital yazarak ekosistemimize dahil olabilirsiniz. Eleştirilerinizi ve düşüncelerinizi paylaşmak için beni Instagram'da faruktoprakx hesabından takip etmeyi unutmayın. Şimdiden herkese iyi bayramlar, keyifli dinlemeler! 0:00 - 1:24 - "Madem kazanıyoruz, bütçeyi artıralım" tuzağı ve çakılan satışlar1:25 - 3:18 - Yeni döneme hazırlık: Avrupa yakasına (Levent) taşınma kararı3:19 - 4:32 - Podcast'in yeni adı: Filtresiz Dijital ve SEO geçiş stratejisi4:33 - 6:21 - Algoritmanın "Açgözlülük Kapanı" ve Google PMax güncellemesi6:22 - 7:42 - Nöropazarlama: Reklam yorgunluğu (Ad Fatigue) ve amigdala7:43 - 9:16 - Türkiye pazarındaki acı gerçekler: ROAS illüzyonu ve artan TBM'ler9:17 - 11:24 - Filtresiz Strateji: Makineyi bozmadan bütçe nasıl ölçeklenir?11:25 - 12:41 - Büyümek kumar değildir: Veriyi okumak ve yeni iletişim kanallarımız12:42 - 14:02 - Joykek ile gerçek partnerlik, yaklaşan bayram kutlaması ve kapanış
89 Haftalık Ezberi Bozduk: Adımızı "Filtresiz Dijital" Yaptık!
2026/05/13
Geçen ay, gece saat 3'te ofiste tek başıma otururken ekranda bugüne kadar yayınladığım 89 bölümün listesine bakıyordum. Yüz binlerce dinlenme, gelen binlerce mesaj ve büyüyen kocaman bir aile... Ancak içimde anlam veremediğim tuhaf bir sıkıntı vardı. "Türkiye'de Dijital Pazarlama" ismini bugüne kadar gururla taşıdık ama artık omuzlarıma dar gelmeye başlamıştı. Çünkü biz aslında çok uzun zamandır sadece dijital pazarlamanın "kitabını" değil; gece yarısı yapılan dürtüsel alışverişlerin psikolojisini, ajansların şatafatlı yalanlarını ve %50 indirim tabelalarının arkasındaki o manipülasyonları, yani dijitalin "sokağını" konuşuyorduk. İşte o gece, 90. bölüm itibarıyla büyük bir karar aldım. Bu sıradan bir isim değişikliği değil; bu bir kabuk değiştirme, bir isyan ve tamamen özüne dönme manifestosudur. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Sektörün en şeffaf, en sarsıcı arenasına, Filtresiz Dijital dünyasına hoş geldiniz! Neden "Filtresiz" biliyor musunuz? Sosyal medyayı açtığınızda herkesin cildi kusursuz, herkes CEO, ajanslar harikalar yaratıyor, e-ticaret panelleri yemyeşil. Ancak sahnede dönen bu "sahte başarı tiyatrosunun" perde arkasında, kârsızlıktan kan ağlayan markalar ve yaktığı yüz binlerce liralık reklam bütçesi yüzünden uyuyamayan işletme sahipleri var. Biz bu tiyatronun bir parçası olmayı reddediyoruz! Sektörün üzerine çekilmiş o pespembe filtreyi yırtıp atıyoruz. Artık o süslü yalanları değil; tutmayan kampanyaları, çöpe giden milyonları ve can yakan gerçekleri konuşacağız. Artık kral çıplak! Bu dijital yolculuk aslında 2007 yılında PHP Nuke ve Flash Player altyapılarıyla kurduğum ilk web sitemle başladı. Podcast serüvenimiz ise 2019'da Amerika'da bir trende, insanların müzik yerine kulaklıklarıyla harıl harıl bir şeyler öğrendiğini fark etmemle ateşlendi. 89 hafta boyunca metroda, ofiste, gece kargo paketi yaparken beni dinlediniz. Bana attığınız "Sayende markamı kurtardım" mesajları benim bu hayattaki en büyük madalyam oldu. Şimdi bu madalyayı devasa bir ekosisteme taşıyoruz. Sadece bir ses değil; YouTube, Instagram ve TikTok'ta görsel bir güç olarak geliyoruz. Tüm bu dönüşümün kalbi, yeni dijital karargahımız filtresizdijital.com olacak. Hayatımız Matrix'e dönüşürken, artık sadece dijital pazarlamayı değil, tüm dijital dünyayı filtresiz konuşacağız. Ayrıca aylardır beklediğiniz Joy Akademi eğitim platformumuz nihayet açıldı! Google ve Meta panellerinin sırlarını paylaştığım bu platformda, 90. bölümün şerefine son kez %50 indirim yapıyorum. Sepet sayfasında PODCAST kodunu kullanarak fiyatı anında yarı yarıya düşürebilirsiniz. Bir daha bu kadar büyük bir fırsat olmayacak. Yeni döneme ve yeni adımıza destek olmak için bizi Spotify ve Apple Podcasts üzerinden 5 yıldızla oylamayı, zili açmayı unutmayın! 00:00 - 01:28 - Gece Yarısı Gelen Uyanış: Neden İsim Değiştiriyoruz?01:28 - 02:44 - Yeni İsmimiz Belli Oldu: Filtresiz Dijital Manifestosu02:44 - 03:44 - Sahte Başarı Tiyatrosu ve Ajans Yalanlarına İsyan03:44 - 05:10 - Dinleyicilerle Kurulan Bağ ve Hayatımdaki En Büyük Madalya05:10 - 06:47 - Yeni Ekosistem: filtresizdijital.com ve Video Formatı06:47 - 08:37 - 2019 Amerika Tren Yolculuğu ve Podcast'in Doğuş Hikayesi08:37 - 10:32 - 2007 Yılından Bugüne Dijital Serüvenim ve İşitsel/Görsel Ayrımı10:32 - 11:16 - Joy Akademi Açıldı: Son Hafta Özel %50 İndirim Kodu11:16 - 11:51 - Matrix'e Dönüşen Dijital Dünya ve Kapanış
Mayıs Ayında İndirim Değil, "Panik" Satın
2026/05/05
E-ticaret ekosisteminde herkesin aynı ezberlerle hareket ettiği, reklam bütçelerinin adeta kan gölüne döndüğü Mayıs ayına hoş geldiniz. Filtresiz Dijital'in bu sarsıcı bölümünde, ajansların size her toplantıda sunduğu o süslü Excel tablolarının arkasındaki acı gerçeği konuşuyoruz. Sadece geçen yıl Mayıs ayında Türkiye'de e-ticaret hacmi tam 210 Milyar TL seviyesine ulaştı. Peki bu devasa pastadaki en büyük dilimleri kimler yedi dersiniz? Sürekli yüzde 50 indirim diye bağıran ve ekranı kırmızı etiketlerle dolduran o klasik markalar mı? Hayır. Veriler yalan söylemez. Parayı kazananlar, indirimi değil "duyguyu ve paniği" satanlar oldu. Eğer şu an ofiste kara kara bu ay ne satacağız diye düşünüyorsanız, aradığınız o uyanış tam olarak bu bölümde gizli. Mayıs sıradan bir takvim yaprağı değildir. İnsanların kışlık depresyon hırkasını çıkarıp yaza, umuda ve dışa dönüklüğe hazırlandığı o büyük spiritüel geçiş kapısıdır. Tüketici psikolojisini hacklemek için önce bu ruh halini anlamanız gerekiyor. Hıdırellez haftasında insanların içindeki o "yeni bir ben" arzusuna nasıl dokunacağınızı, sıradan bir indirimi nasıl büyük bir dönüşüm hikayesine çevireceğinizi adım adım anlatıyorum. Müşterileriniz sizden sadece bir kargo kutusu beklemiyor, onlar yeni versiyonlarını satın almak istiyor. Hemen ardından o büyük kaosa, yani Anneler Günü rekabetine giriyoruz. Facebook ve Instagram panellerinin milyonlarca liralık pembe kalpli "Canım Annem" reklamlarıyla dolup taştığı o günlerde, tüketicinin beyni bu sıradanlığı saniyeler içinde silip atıyor. Buna nöropazarlama dilinde reklam körlüğü diyoruz. Bu körlüğü aşmanın yolu ise kusursuz stüdyo çekimlerinden değil, gerçeklikten ve insanın o ince vicdan azabından geçiyor. Davranışsal pazarlama kurallarını kullanarak, ürünü değil "hayırlı evlat olma" hissini nasıl satacağınızı, o yoğun beyaz yakalı müşterinin kalbini nasıl fethedeceğinizi sahadan örneklerle paylaşıyorum. Ezber bozan metinlerle rakiplerinizi nasıl geride bırakacağınızı göreceksiniz. Mayıs ayının asıl gizli silahı ise ay sonuna doğru başlayan o büyük yaza hazırlık paniğidir. Havalar ısındıkça, düğün sezonu yaklaştıkça insanların içine düşen o "eyvah hazır değilim" korkusu, dijital pazarlama dünyasında FOMO, yani fırsatı kaçırma korkusu olarak bilinir. Yeni sezon koleksiyonunuzu dümdüz duyurmak yerine, müşterinin bu panik duygusunu nasıl yöneteceğinizi ve o sepete ekle butonunu onlar için nasıl tek kurtuluş yolu haline getireceğinizi detaylarıyla masaya yatırıyoruz. İndirim çığlıkları atmadan, sadece zamanın daraldığını hissettirerek satışları nasıl patlatabileceğinizin matematiğini veriyorum. Eğer siz de e-ticaret satrancında sürekli piyon olup reklam bütçesi yakan taraftan çıkmak, oyunu kuran ve algoritmaları dize getiren tarafa geçmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. Dijitalin sahte filtrelerini kaldırdığımız bu yeni dönemde, sıfırdan marka yaratmanın ve tüketici zihnine girmenin tüm sırlarını joyakademi.com adresinde uygulamalı olarak gösteriyorum. Sadece bu ailenin vizyoner üyelerine özel, sepet sayfasında kullanabileceğiniz PODCAST kodu ile anında yüzde 50 indirimi yakalayabilirsiniz. Rakipleriniz ezberden giderken siz sistemi kurun. Bölümü dinledikten sonra o sürekli indirim yapıp batan arkadaşınıza göndermeyi, Spotify ve Apple Podcasts üzerinden bizi 5 yıldızla desteklemeyi unutmayın. Filtresiz Dijital ailesi büyümeye devam ediyor, haftaya yepyeni bir gerçekle görüşmek üzere! Bu bölüm sana başka hangi taktikleri düşündürdü? Müşterilerinin hangi paniğini satışa çevirebilirsin? 01:53 - E-ticaret satrancında indirim değil duygu satma psikolojisine giriş 03:19 - Tüketici psikolojisinde Hıdırellez etkisi 06:19 - Anneler Gününde artan reklam maliyetleri (CPM) gerçeği 08:20 - NLP teknikleriyle vicdan rahatlaması hissi satmak 10:16 - Yaza hazırlık paniği ve FOMO sendromunu 11:45 - E-ticarette oyun kurucu olmak isteyenler için Joy Akademi 13:19 - İnsan mühendisliği olarak e-ticaret felsefesi 14:31 - 90. bölüm büyük sürpriz duyurusu

Podcast reviews

Read Türkiye'de Dijital Pazarlama podcast reviews


5 out of 5
1 reviews

Podcast sponsorship advertising

Start advertising on Türkiye'de Dijital Pazarlama relevant audience podcasts


What do you want to promote?