
Advertise on podcast: Askıda Kitap
This podcast has
301 episodes
Language
TurkishPublisher
askidakitap.netExplicit
No
Date created
2020/08/26
Latest episode
2022/05/20
Average duration
2 min.
Release period
1 days
Description
Kanalımızda bulunan ses kayıtlarının hepsi büyük ehli sünnet alimlerinin orijinal kitaplarından veya tercümelerinden kesitleri içermektedir. Bu kitapların tamamına askidakitap.net sitesinden ulaşabilirsiniz. Arapça ve Farsça kitaplar bu büyük alimlerin çok kıymetli orijinal kitaplarıdır. Diğer dillerdeki kitaplar ise bu orijinal kitaplardan birebir tercüme edilerek hazırlanmıştır. Bütün bu kitapların hazırlanması ve diğer dillere tercümeleri hep büyük İslam alimi Hüseyin Hilmi Işık hazretlerinin 'Rahmetullahi Aleyh' yıllarca geceli gündüzlü çalışmaları neticesinde meydana gelmiştir.
Unlock Askıda Kitap podcast Email contact info,
Listeners & Audience details
Email contact information
Direct podcast contact details

Listeners
Audience numbers & engagement insights

Audience details
Podcast Insights

Podcast episodes
Check latest episodes from Askıda Kitap podcast
Kıssadan Hisse Sultana Cevap?
2022/05/20
Buhârâ âlimlerinden birisi, sultânın oğullarının sokakda abes oyun oynadıklarını gördü. Elindeki asâ ile bunları dövdü. Kaçdılar. Babalarına şikâyet etdiler. Sultân, bunu çağırıp, sultâna karşı çıkanın habs olacağını bilmiyor musun dedi.Âlim, cevâb olarak, Rahmâna karşı çıkanın Cehenneme gideceğini bilmiyor musun dedi. Sultân, emr-i ma’rûf yapmak vazîfesini sana kim verdi dedi. Âlim, seni kim sultân yapdı cevâbını verince, beni halîfe sultân yapdı dedi. Beni de, halîfenin Rabbi vazîfelendirdi dedi. Sultân, sana Semerkand şehrinde emr-i ma’rûf yapmak vazîfesini veriyorum dedikde, ben de kendimi bu vazîfeden azl etdim cevâbını verdi. Bu cevâbına hayret etdim, emr olunmadan, izn verilmeden vazîfe yapdığını söyledin. İzn verilince de, azl olunmanı istiyorsun dedi. Sen izn verince, sonra azl edersin. Rabbimin verdiği vazîfeden beni kimse azl edemez dedi. Bu söz üzerine sultân, dile benden istediğini vereyim dedi. Gençlik hâlimi bana getir dedi. Bu iş elimden gelmez deyince, bana bir fermân yaz da, Cehennemdeki meleklerin reîsi olan Mâlik, beni ateşde yakmasın dedi. Bunu da yapamam deyince, benim öyle bir sultânım var ki, herşeyimi Ondan istiyorum. Her dilediğimi ihsân etdi. Bunu yapamam hiç demedi, dedi. Sultân, beni düâdan unutma diyerek serbest bırakdı.
İslâm Ahlâkı | Sayfa : 39 - 40
Hayâ etmek!
2022/05/19
Günâh işleyecek kimsenin, bu günâhdan vaz geçmesi, Allahü teâlâdan korkduğu için veyâ insanlardan hayâ etdiği için, yâhud başkalarının yapmasına sebeb olmamak için olur. Allahü teâlâdan korkarak terk etmenin alâmeti, o günâhı gizli olarak da işlememekdir. İnsanlardan hayâ etmek, onların kötülemelerinden korkmak demekdir. Başkalarının günâh işlemelerine sebeb olmak, yalnız yapmakdan dahâ çok günâhdır. Başkalarının bu günâhı işlemelerinin günâhları da, kıyâmete kadar bunlara sebeb olana yazılır. Bir hadîs-i şerîfde, (İnsan günâhını dünyâda gizlerse, Allahü teâlâ da, kıyâmet günü, bu günâhı kullarından saklar) buyuruldu. (Hayâ îmândandır) hadîs-i şerîfinde hayâ, kötü, günâh şeyleri göstermekden utanmak demekdir. Mü’minin, önce Allahü teâlâdan hayâ etmesi lâzımdır. Bunun için, ibâdetlerini sıdk ile, ihlâs ile yapmalıdır.
İslâm Ahlâkı | Sayfa : 39
Güzel Ahlâk!
2022/05/18
1-(İbâdetleri az olan bir kul, iyi huyu ile, kıyâmetde yüksek derecelere kavuşur.)
2-(İbâdetlerin en kolayı ve çok fâidelisi, az konuşmak ve iyi huylu olmakdır.)
3-(Bir kulun ibâdetleri çok olsa da, kötü huyu, onu Cehennemin dibine götürür. Ba’zan küfre götürür.)
4 -Birinin gündüzleri oruc tutduğu, geceleri nemâz kıldığı, fekat kötü huylu olduğu, dili ile komşularına, arkadaşlarına eziyyet etdiği söylendikde, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” cevâbında, (Böyle olmak iyi değildir. Gideceği yer, Cehennem ateşidir) buyurdu.
5-(Güzel ahlâkı temâmlamak, yerleşdirmek için gönderildim). Semâvî dinlerin hepsinde iyi huylar vardı. Bu din, bunları temâmlamak için gönderildi. Bu din varken, iyi huy bildirecek başka kaynağa, başka kimseye lüzûm yokdur. Bunun için, Muhammed aleyhisselâmdan sonra, Peygamber gelmiyecekdir.
6-(İyi huylu olan, dünyâ ve âhıret se’âdetlerine kavuşur.) Çünki iyi huylu kimse, Allahü teâlâya ve kullara karşı olan hakları, vazîfeleri îfâ eder.
7-(Sûreti ve huyu güzel olanı Cehennem ateşi yakmaz.)
8-(Kendinden uzaklaşanlara yaklaşmak, zulm edenleri afv etmek, kendini mahrûm edenlere ihsân etmek, güzel huylu olmakdır). İyi huylu kimse, kendisine darılana iyilik yapar. İhsânda bulunur. Malına, haysiyyetine, bedenine zarar vereni afv eder.
9-(Kızdığı zemân, yumuşak davrananın kalbini Allahü teâlâ emniyyet ve îmân ile doldurur.) Korkusuz ve emîn olur. Kötülük edene iyilik yapmak, iyi huyların en üstünüdür. Kâmil insan olmanın alâmetidir. Düşmanları dost yapar.
İslâm Ahlâkı | Sayfa : 17
Aklı Kuvvetlendirmek?
2022/05/17
Aklı kuvvetlendirmek, islâm bilgilerini okuyup, öğrenmekle olduğu gibi, kalbin kuvvetlenmesi, ya’nî temizlenmesi de, ahkâm-ı islâmiyyeye uymakla olur. İslâmiyyete uymak için, ihlâs lâzımdır. (İhlâs), işleri, ibâdetleri, Allahü teâlâ emr etdiği için yapmak, başka hiçbir menfe’at düşünmemekdir. Kalbde ihlâs hâsıl olması, kalbin zikr etmesi ile, ya’nî Allah ismini çok söylemesi ile olur. Zikrin nasıl yapılacağını, Mürşid-i kâmilden öğrenmek ve aklda bulunan ve his organlarından gelen dünyâ düşüncelerini kalbden çıkarmak şartdır. Dünyâ düşüncesi hiçkalmazsa, kalb kendiliğinden zikr etmeğe başlar.Şişedeki su boşalınca, havânın şişeye kendiliğinden, hemen girmesi gibidir. Kalbi dünyâ düşüncelerinden korumak, kalbin Mürşid-i kâmilin kalbinden feyz [Nûr] alması ile olur. Kalbdenkalbe (feyz), muhabbet yolu ile akar. Mürşidin başka memleketde bulunması veyâ vefât etmiş olması, feyz gelmesine mâni’ olmaz. (Mürşid), islâm bilgilerini iyi bilen ve islâmiyyete tâm uyan, ihlâs sâhibi, Ehl-i sünnet âlimidir.
İslâm Ahlâkı | Sayfa : 10
Dualarımız Neden Kabul Olmuyor!
2022/05/16
İbrâhîm-i Edhemden “kuddise sirruh” sordular ki, Allahü teâlâ, (Ey kullarım! Benden isteyiniz! Kabûl ederim, veririm) buyuruyor. Hâlbuki, istiyoruz, vermiyor? Cevâb buyurdu ki, Allahü teâlâyı çağırırsınız, Ona itâ’at etmezsiniz. Peygamberini “sallallahü aleyhi ve sellem” tanırsınız, Ona uymazsınız. Kur’ân-ı kerîmi okursunuz, gösterdiği yolda gitmezsiniz. Cenâb-ı Hakkın ni’metlerinden fâidelenirsiniz, Ona şükr etmezsiniz. Cennetin, ibâdet edenler için olduğunu bilirsiniz, hâzırlıkda bulunmazsınız. Cehennemi, âsîler için yaratdığını bilirsiniz, Ondan sakınmazsınız. Babalarınızın, dedelerinizin ne olduklarını görür, ibret almazsınız. Aybınıza bakmayıp, başkalarının ayblarını araşdırırsınız. Böyle olan kimseler, üzerlerine taş yağmadığına, yere batmadıklarına, gökden ateş yağmadığına şükr etsin! Dahâ ne isterler? Düâlarının netîcesi, yalnız bu olursa, yetmez mi?
Tam İlmihal Se`âdet-i Ebediyye | Sayfa : 73
Her Gün Yapılacak Tövbe!
2022/05/15
Küfrün sebebi bilinmese dahî, hergün bir kerre istigfâr etse, ya’nî (Estagfirullah) dese, muhakkak afv olur, ya’nî, (Yâ Rabbî! Bilerek veyâ bilmiyerek küfre sebeb olan bir söz söyledim veyâ iş yapdım ise, nâdim oldum, pişmân oldum. Beni afv et) diyerek tevbe etse, Allahü teâlâya yalvarsa, muhakkak afv olur. Cehenneme gitmekden kurtulur. Cehennemde sonsuz yanmamak için, hergün muhakkak tevbe ve istigfâr etmelidir. Bu tevbeden dahâ mühim bir vazîfe yokdur. Kul hakkı bulunan günâhlara tevbe ederken, bu hakları ödemek ve terk edilmiş nemâzlara tevbe ederken, farzları kazâ etmek lâzımdır.
Tam İlmihal Se`âdet-i Ebediyye | Sayfa : 67
Yâ Rabbî!
2022/05/14
Yâ Rabbî! Sen, bize doğru yolu gösterdikden sonra, bizleri yanılmakdan, yoldan çıkmakdan koru! Bize kalırsa hâlimiz harâb! Sen sonsuz rahmet hazînenden bize merhamet et! Her iyiliği, herkese, karşılıksız veren, ihsân eden ancak sensin!
Eshâb-ı Kirâm | Sayfa : 33
Kelâm-ı ilâhî !
2022/05/13
Kelâm-ı ilâhî çeşidli şeyleri bildirir. Kıssaları, ya’nî olayları bildirirse (Haber) olur. Böyle olmazsa, (İnşâ) olur. Yapılması lâzım olan şeyleri bildirirse, (Emr) olur. Yasakları bildirirse, (Nehy) olur. Fekat, kelâm-ı ilâhîde hiç değişiklik ve çoğalmak olmaz. İnen kitâbların ve sahîfelerin hepsi, Allahü teâlânın kelâm sıfatındandırlar. Kelâm sıfatından, ya’nî kelâm-ı nefsîdendirler. Arabî olunca, Kur’ân-ı kerîmdir. Harfli olup, yazılan ve söylenen ve işitilen ve zihnde ezberlenen, nazm hâlinde indirilen vahye (Kelâm-ı lafzî) ve (Kur’ân-ı kerîm) denir. Bu kelâm-ı lafzî, kelâm-ı nefsîyi gösterdiği için, buna da, kelâm-ı ilâhî ve sıfât-ı ilâhî demek câizdir. Hepsine Kur’ân-ı kerîm denildiği gibi, parçalarına da Kur’ân denilir.
Herkese Lâzım Olan Îmân | Sayfa : 29
Tövbe Ederim!
2022/05/12
Estagfirullah ve etûbü ilellah min cemî’i mâ kerihallah, kavlen ve fi’len ve hâtıran ve nâzıran. [Ya’nî, Allahü teâlâdan magfiret dilerim ve Allahü teâlânın beğenmediği sözden, işden, düşünceden ve görüşden Allahü teâlâya tevbe ederim.]
Mektûbat Tercemesi | Sayfa : 24 - 25
Sevgi Cehennemden Kurtarır!
2022/05/11
İbni Hacer-i Mekkînin “rahime-hullahü teâlâ” (Savâık-ul-muhrika) kitâbının ikinci sahîfesinde, şu hadîs-i şerîf yazılıdır: (Allahü teâlâ bütün insanlar arasından beni seçdi. Bütün üstünlükleri ve iyilikleri ihsân eyledi ve benim için eshâb ayırdı, seçdi. Eshâbım arasından benim için akrabâ ve yardımcılar seçip ayırdı. Bir kimse, benim için, benim Peygamberliğim için, bunları sever ve sayarsa, Allahü teâlâ da, onu Cehennemden muhâfaza eder. Bir kimse, benim hâtırımı düşünmiyerek, Eshâbımı sevmez, onlara dil uzatır, incitirse, Allahü teâlâ da, onu Cehennem azâbı ile yakar, sızlatır).
Eshâb-ı Kirâm | Sayfa : 25
Meleklerin Büyükleri?
2022/05/10
Cennet melekleri, Cennetdedir. Bunların büyüklerinin adı (Rıdvân)dır. Cehennem meleklerine (Zebânî) denir. Bunlar, Cehennemde emr olunan vazîfelerini yapar. Cehennem ateşi bunlara zarar vermez. Denizin balığa zararlı olmaması gibidir. Cehennem zebânîlerinin büyükleri ondokuzdur. En büyüğünün ismi (Mâlik)dir. Her insanın hayr ve şer, bütün işlerini yazan, ikisi gece, ikisi gündüz gelen dört meleğe, (Kirâmen kâtibîn) veyâ (Hafaza melekleri) denir. Hafaza meleklerinin, bunlardan başka olduğu da, bildirilmişdir. Sağ tarafdaki melek, soldakinin âmiridir ve iyi işleri ve ibâdetleri yazar. Soldaki, kötülükleri yazar. Kabrlerde, kâfirlere ve âsî müslimânlara azâb edecek melekler ve kabrde süâl soracak melekler vardır. Süâl meleklerine (Münker ve Nekîr) denir. Mü’minlere soranlara (Mübeşşir ve Beşîr) de denir. Meleklerin birbirlerinden üstünlükleri vardır. En üstünleri dörtdür. Bunların birincisi (Cebrâîl) aleyhisselâmdır. Bunun vazîfesi, Peygamberlere (Vahy) getirmek, emr ve yasakları bildirmekdir. İkincisi (Sûr) denilen boruyu üfürecek olan (İsrâfîl) aleyhisselâmdır. Sûru iki def’a üfürecekdir. Birincisinde, Allahü teâlâdan başka her diri ölecekdir. İkincisinde, hepsi tekrâr dirilecekdir. Üçüncüsü, (Mikâîl) aleyhisselâmdır. Ucuzluk, pahalılık, kıtlık, bolluk, [İktisâdî nizâm] yapmak, [ferâhlık ve huzûr getirmek] ve her maddeyi hareket etdirmek, bunun vazîfesidir. Dördüncüsü, (Azrâîl) aleyhisselâmdır. İnsanların rûhunu alan budur. [Fârisî dilinde rûha, can denir.] Bu dört melekden sonra üstün olan melekler, dört sınıfdır: (Hamele-i Arş) denen melekler, dört dânedir. Kıyâmetde sekiz olacaklardır. Huzûr-i ilâhîde bulunan meleklere, (Mukarrebîn) denir. Azâb meleklerinin büyüklerine, (Kerûbiyân) denir. Rahmet meleklerine, (Rûhâniyân) denir. Bunların hepsi, meleklerin, havâssı, ya’nî üstünleridir. Bunlar, Peygamberlerden başka “aleyhimüssalevâtü vetteslîmât”, bütün insanlardan dahâ üstündür. Müslimânların sâlihleri ve velîleri, meleklerin avâmından, ya’nî, aşağılarından dahâ efdal, dahâ üstündür. Meleklerin avâmı, müslimânların avâmından, ya’nî âsî ve fâsıklardan efdaldir.
Herkese Lâzım Olan Îmân | Sayfa : 26
Allah için birşey verin!
2022/05/09
imâm-ı Hasen ve imâm-ı Hüseyn “radıyallahü anhümâ” küçük iken hastalanmışlardı. Pederleri ve vâlideleri Fâtımatüzzehrâ ve hizmetçileri Fıdda, çocuklar iyi olunca, üçü de adak orucu tutdu. Birinci gün, iftâr için hâzırladıkları yemeği, o esnâda kapılarına gelen yetîmlere vererek, iftâr etmeden, ikinci günün orucuna başladılar. O akşam iftârlığını da, yine o sâatde kapıya gelip, (Allah için birşey verin!) diyen fakîr ve miskînlere verdiler. O gece de, iftâr etmeden, üçüncü günün orucuna başladılar. O akşam dahî, kapılarına gelen esîrleri boş çevirmemek için iftârlıklarını bunlara verdiler. Bunun üzerine, âyet-i kerîme geldi. Âyet-i kerîmenin meâl-i âlîsi şöyledir: (Bunlar, adaklarını yerine getirdiler. Uzun ve sürekli olan kıyâmet gününden korkdukları için, çok sevdikleri ve canlarının istediği yemekleri miskîn, yetîm ve esîrlere verdiler. Biz bunları, Allahü teâlânın rızâsı için yidirdik. Sizden karşılık olarak bir teşekkür, birşey beklemedik, birşey istemeyiz dediler. Bunun için, cenâb-ı Hak, onlara şerâb-ı tahûr ihsân eyledi.)
Eshâb-ı Kirâm | Sayfa : 29
Podcast reviews
Read Askıda Kitap podcast reviews
Podcast sponsorship advertising
Start advertising on Askıda Kitap relevant audience podcasts
You may also like to advertise on these Podcasts

4.9247100
Passive Mobile Home Park Investing
Andrew Keel

4.6146225
Primal Diet - Modern Health
Beverly Meyer, Holistic Nutritionist

510753
Freedom Filled Life with Bucketlist Bombshells
Bucketlist Bombshells

4.37526
Sounds From Seaver Way
Audacy

4.73045
Crime World Presents: Groomed
Sunday World

4.4160186
More Than a Season
Ashley Cramer and Brittany Labbe

4.422171
Midnight Chats
iHeartPodcasts

523255
OVERMATCH - The Kevin Owens Podcast
Kevin Owens

4.748181
Weekend
The Guardian

4.7217136
Faith Improvised
Tim Gombis