1613578983
Evrim Sümer | Laylu ve Ben

Advertise on podcast: Evrim Sümer | Laylu ve Ben

Rating
★★★★★
5
from
1 reviews
This podcast has
57 episodes
Language
Turkish
Publisher
Evrim Sümer
Explicit
No
Date created
2022/03/09
Latest episode
2026/02/06
Average duration
52 min.
Release period
29 days

Description

Kızım Leyla'nın, nam-ı diğer Laylu'nun 2010'da hayatıma girmesiyle birlikte Radikal'deki köşe yazılarımla paylaşmaya başladığım ebeveynlik serüvenimi Laylu ve Ben'de  genişleterek anlatmaya devam ediyorum. Aklıma düşen soruların ve konukların peşinde daha iyi bir anne olmanın formülünü ararken, size de ilham olmayı diliyorum. Zaman zaman aklıma alternatif isim veya alt başlık olarak “Bu Canavarı Ben Yarattım”, “Biz Böyle Değildik”, "Anne Saçların Beyazlamış" gibi fikirler düşse de, ergen annesi çizgimi bozmadan yoluma devam ediyorum. 😂Künye: Mekan/ Kayıt Destekçisi: Postane İstanbul Fotoğraf: Gözde Kumru Uçak Logo/ Kapak Tasarım: Alper BalkanlıProje ve işbirlikleri için: [email protected] veya Instagram/evrimsumer

Unlock Evrim Sümer | Laylu ve Ben podcast Email contact info,
Listeners & Audience details

Email contact information

Direct podcast contact details

Listeners

Audience numbers & engagement insights

Audience details

Podcast Insights

Podcast episodes

Check latest episodes from Evrim Sümer | Laylu ve Ben podcast


Matematikten Korkmamayı Öğrenmek | Jale Kızılel
2026/02/06
Matematiği neden bazı çocuklar daha en baştan bırakıyor? Liseye 500 tam puanla gelen öğrenciler bile gerçekten anlayarak mı ilerliyor, yoksa ezberle mi? Matematik bir performans dersi mi, yoksa bir düşünme biçimi mi? Laylu ve Ben’in bu bölümünde, 30 yıllık matematik öğretmeni Jale Kızılel ile psikolog Füsun Aygölü’nün şu cümlesinin izini sürüyoruz: “Matematik zihinsel kapasitede düşünme ve muhakemeyle ilgilidir. Blokaj varsa kaldırmak gerekir.” Yani mesele formüller değil, düşünme biçimi. Ezberle gelen başarıyı, lisede sökülen ilmeklere benzetiyor Jale Hanım: İlk ilmek yanlışsa, bir yerde mutlaka hata verir. Anlamadan öğrenilen matematik, sözlerini bilmediğimiz bir yabancı şarkıyı taklit etmek gibidir, diyor. Bir başka başlık da ADHD (DEHB) ve beyin sisi. Jale Hanım’ın oğlu DEHB’li ve müthiş bir lisede okuyor. Kendisi de dikkat dağınıklığı ve “brain fog” yaşadığını söylüyor. Ama matematiksel düşünme bundan etkilenmiyor. Şahane değil mi? Erken yaşta matematik baskısı neye yol açar? Oyun neden vazgeçilmez?.. Sohbetimizde ebeveyn şartlamalarının, sağ beyin–sol beyin mitlerinin ve “yetenek mi, emek mi” tartışmasının ötesine geçtik. Çünkü belki de sorun matematikte değil, onunla kurduğumuz ilişkide! Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
LGS'nin Karanlığından Film Işıklarına | Füsun Aygölü Sordu, Laylu Cevapladı | Eğitim, Oyunculuk ve Ergenlik Üzerine Bir Sohbet.
2025/12/26
Bu bölüm, sadece bir sohbet değil… bir büyüme hikayesi! Kızım Leyla’yla yan yana otururken fark ettim: Bir küçük kız demişim, bir koskocaman genç kız demişim… Ergenlik tam da böyle bir yer… arada bir hal; hem çocuk hem yetişkin, hem çok uzakta hem de yanı başında. Bu bölümde, Bebek, Çocuk ve Ergen Psikoloğu, aynı zamanda aile dostumuz sevgili Füsun Aygölü sordu, kızım “Laylu” Leyla Smyrna Cabas cevapladı. Füsun Abla’nın sakin rehberliği, Leyla’nın samimi cevapları ve benim araya maydanoz olan anne hallerimle okuldan, IB programından, karanlık sabahlardan, LGS kabusundan, ilk gece gezmesinden, makyajdan, modadan, oyunculuktan ve büyümeye dair bilumum kalp sızılarından konuştuk. LGS'nin hala zaman zaman üzerimizden geçen gölgesini, sınav stresinin çocuklarda bıraktığı yaraları, adaletsiz bir sistemde ilerlemeye çalışan gençleri ve özel ders mecburiyetini de masaya yatırdık. Leyla’nın, “LGS’de travma sonrası stres yaşadım,” derken gözlerinin dolmasını, benim ise “bitti o günler” diye şükretmemi de duyacaksınız. Ve inanmazsınız ama; Leyla LGS’ye gireceklere, kendisinden asla beklenmeyecek bir tavsiye verdi! Ve sanat… Sohbetimizde Leyla’nın film yolculuğunun kamera arkasına da baktık. “Filmlerde oynuyorum ama oyuncu değilim,” derken sesine yansıyan samimi merakını ve kendini sorgulamasını, adaylıklar karşısında yaşadığı kalp çarpıntılarını, oyuncu olmak için gerçekten ne gerektiğini konuştuk. Oynadığı iki filmin çekimlerinde hissettiklerinden, bir anda “Okulu bırakıp terzinin yanında çalışsam mı acaba?” diyecek kadar da özgür ruhlu hayallerine tanıklık ettik. Dinlerken belki kendi çocuğunuzu duyacak, belki de kendi çocukluğunuzu, ergenliğinizi hatırlayacaksınız. Hazırsanız… Leyla, Füsun Abla ve ben samimi, yer yer kahkahalı, yer yer iç burkan bu sohbette sizi bekliyoruz.   Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
Şefkatle Çerçeve Oluşturmak | Psikolog Füsun Aygölü
2025/12/05
Bu bölümde, benim için çok özel bir isim olan bebek–çocuk–ergen psikoloğu Füsun Aygölü ile ebeveynliğin sıklıkla yanlış anlaşılan kavramlarından birini konuşuyoruz: Çerçeve. Çerçeve, çoğu zaman “kısıtlama” gibi algılansa da, aslında çocuğun güven duygusunun temelidir. Çerçevesiz bir çocuk yönsüz, fazla sıkı çerçeveli bir çocuk ise nefessiz kalır. Ebeveynlikte mesele, sevgi ve şefkatle birleşen esnek ama kararlı sınırlar koyabilmek. Bu bölümde:• Çocuğun neden sevgi + şefkat + çerçeveye aynı anda ihtiyaç duyduğunu,• Anne-baba arasındaki tutarlılığın neden kritik olduğunu,• Çerçevenin bebeklikten ergenliğe nasıl değiştiğini,• Ekran, uyku, yemek gibi günlük konularda sınırların nasıl çizilebileceğini,• Sınırsız ya da aşırı kontrollü büyüyen çocukların yetişkinlikte neler yaşadığını konuşuyoruz. Füsun Aygölü’nün söylediği gibi, tek bir doğru ebeveynlik yok; ama her çocuk, bireyliğine saygı duyan ve şefkatle rehberlik eden bir yetişkine ihtiyaç duyuyor. Ebeveynlikte sınır koymakta zorlanan, “hayır” derken suçluluk hisseden ya da çerçevenin ne olduğunu anlamaya çalışan herkes için rehber niteliğinde bir bölüm. Laylu ve Ben’e hoş geldiniz! Keyifli dinlemeler. Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
Çocuğun İlk Öğretmeni: Doğa
2025/11/19
Doğanın Kalbinde Ebeveynlik Eski bölümlerimizin birinde, Kokopelli Şehirde’de ile, “doğayla çocukların arasına girmeyin” demiştik… Bu bölümde o cümlenin peşine düşüp, doğayı, ebeveynliği ve umudu aynı potada eriten bir sohbet için peyzaj mimarı Sibel Senna’yla buluştuk. Bana sorarsanız, meslek seçimi bile doğaya olan sevgisiyle şekillenmiş biri o. Sohbetimizde Doğanın romantizm değil; akış, mücadele ve sezgi olduğunu… Çocuklarımızın telefondan önce gökyüzüne bakmayı öğrenmesi gerektiğini… Ebeveynliğin tıpkı doğa gibi koruduğunu ama bizim yerimize yaşayamadığını ve çok daha fazlasını konuştuk. Sibel’in, bir ağaca sarılmadan önce bile, “O nasıl hisseder?” diye düşünen o inceliğiyle; doğanın bize nasıl umut verdiğini, çocuğun merakını nasıl canlı tuttuğunu konuştuk. Ve belki de en önemlisi: toprağı çocuklarımızın eline değil, kalbine vermekten bahsettik. Bu bölümün eşlikçisi olarak belki bir yaprağa bakmak, belki de bir sonraki yağmurda gök gürültüsüne kulak kabartmak isteyeceksiniz… İyi dinlemeler.    Ve işte, sohbette bahsi geçen kitap önerileri: Rainer Maria Rilke: Genç Şaire Mektuplar ve Duino Ağıtları ile başlanabilir. Rilke, bütün yazım ve varoluşunu doğa ile kuran bir yazar. Shakespeare, Shakespeare in Flower: Shakespeare birçok şiirinde bitki metaforu kullanır. Yaşar Kemal, özellikle de İnce Memed; Çukurova doğasını çok iyi betimler. Botanikçi Robin Wall Kimmerer, Serviceberry: Bitkilerin nesne değil öğreten varliklar olduğunu işler. Yabani yemiş ağacı bunun metaforudur: Meyvesini herkese sunar — kuşlara, toprağa, insanlara — ve herkes kazanır. Zenginlik gerçekten nedir? Sahip olmak mı, yoksa paylaşmak mı çokluğu yaratır? Doğa bize nasıl öğretir? Biz doğaya nasıl karşılık verebiliriz? Ekonomi nasıl daha şefkatli olabilir? Kimmerer, doğayı sadece gözlemlemez: onunla konuşur. Ve okuru da bu ilişkiye davet eder. Doğayı “kaynak” olarak değil, ortak bir akraba olarak ele alır. Stefano Mancuso (Floransa Ünv. Nörobiyolog Profesör), Bitki Zekası, Bitki Ulusu, Bitki Devrimi: İnsan - doğa ilişkisine bitki bakışıyla eleştrel yaklaşımlar sunar. Bitkilerin dünyayı kavrama şekillerini aktarır. Zekaları ve çevreleriyle ilişkilerini bilimsel verilerle akışkan bir şekilde ortaya koyar. Michael Pollan (Newsweek’in 2009’da seçtiği yeni düşünce liderinden), Arzunun Botaniği: İnsan - bitki arasındaki ilişkiyi ters açıdan ele alır. Biz bitkileri kendi isteğimizle yetiştirdiğimizi düşünüyoruz fakat Pollan’a göre aslında bitkiler bizi yönlendirir. Okuru; Bitkiler bizim arzularımızı kullanarak kendilerini dünyaya mı yaydılar? Sorusuyla bırakırJ Deniz Gezgin, Bitki Mitoslari: Bitkilere ait mitoslardan çok şey öğrenebiliriz. Onların bilgeliklerine ve çağlar arası deneyimlerine dair güzel bir birikim. Bu kitapta farklı coğrafya ve kültürlerde, bitkilerin kültür dünyasında yer buluş biçimleri aktarılıyor. Bebekler ve küçük çocuklar için:   Küçük Prens (Antoine de Saint-Exupery) Çocuk, Köstebek, Tilki ve At (Charlie Mackesy)   Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
Okul, akran zorbalığının kalesi! | Başak Abdula
2025/11/07
Okula giden her 4 çocuktan 3’ü akran zorbalığıyla iç içe yaşıyor. Üstelik zorbalığın %95’i, çocuklarımızın güvende olduğunu sandığımız yerde, yani okulda gerçekleşiyor. Zorbalık ilkokul, ortaokul, lise ayırt etmiyor, üstelik hem devlette hem de özel okullarda tablo aynı. Bu bölümde konuğum Başak Abdula ile Türkiye’de yapılan en kapsamlı çalışmalardan biri olan FutureBright Group’un “Türkiye’de Akran Zorbalığı Araştırması” raporunu konuşuyoruz. Bu araştırma, Başak ve Akan Abdula'nın 12 yaşındaki kızlarının İstanbul’da özel bir okulda yaşadığı ciddi akran zorbalığı deneyimi üzerine açığa çıkan içsel dinamikler ve toplumsal yankılarla başlıyor. Araştırmaya ilham veren tatsız deneyim, Haziran 2024’te Akan Abdula’nın X (eski Twitter) platformundaki 24 Haziran 2024 tarihli paylaşımlarıyla kamusal farkındalığa taşınmıştı. Sosyolog ve FutureBright Group’un kurucu ortağı Başak Abdula ile çok kere sesimiz titreyerek gerçekleştirdiğimiz bu sohbette, Fiziksel, sözel, ilişkisel ve dijital zorbalığın çocuklar üzerindeki etkilerini, Sessiz kalan tanıkları, çözüm üretmekte zorlanan okulları ve “benim çocuğum yapmaz” diyen ebeveynlerin inkarını, Ve bu çemberi kırmak için hepimizin harekete geçmesi gereken adımlarısamimi ve derinlemesine tartışıyoruz. Ben gerçekten merak ediyorum; neden akran zorbalığı konusunda standart bir yönerge yok?  Neden, her sene marifetle bir araya gelip zamlara karar veren özel okul yöneticileri bu konuda da birleşmekten aciz? Araştırmaya katılan bir çocuk şöyle demiş: “Zorbalık ancak bu dünya baştan yaratılırsa biter.” Bu kabulleniş, bu çaresizlik korkunç değil mi? Ama unutmayalım; o dünyayı yeniden kurmak da bizim elimizde! Laylu ve Ben’in yeni bölümü, “Akran Zorbalığı” şimdi yayında! Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
Asperger: Bir Tanının Ötesi | Klinik Pedagog Zeynep Aydoğmuş
2025/10/24
Asperger sendromu nedir, otizm spektrumunda nereye oturur, bir çocuğun ya da yetişkinin yaşamında nasıl görünür? Bu bölümde Çapa Çocuk Psikiyatrisi Kliniği’nde 40 yıl görev yapmış deneyimli Klinik Pedagog Zeynep Aydoğmuş ile nöroçeşitlilik kavramından yola çıkarak Aspergerli bireylerin dünyasına yakından bakıyoruz. Zeynep Aydoğmuş’un yıllara dayanan klinik deneyimiyle tanının anlamını, ailelerin fark ettiği ilk belirtileri, eğitim sürecinde izlenebilecek yolları, yetişkinlikte tanı almayı ve Aspergerli bireylerin güçlü yönlerini konuşuyoruz.Sohbetimizde Dr. Temple Grandin’in bakışına, Sherlock Holmes ve Sheldon Cooper gibi popüler karakterlerin toplumun Asperger algısına etkisine de değiniyoruz. Bu bölüm, Asperger’e sadece bir “tanı”dan değil, anlayıştan ve empatiyle yaklaşmaktan bakmak isteyen herkes için. Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
Her Anne Menopozu Tadacaktır* | Melis Alphan
2025/10/10
*Her anne menopozu tadacaktır dediğime bakmayın; bu bir ebeveynlik podcasti diye öyle yazdım… yoksa bu sohbet sadece annelere değil, tüm kadınlara ve çevresindeki erkeklere de önemli bir içerik sunuyor!  Postane İstanbul’da kaydettiğim bu bölümde, gazeteci, yazar ve hak savunucusu Melis Alphan ile menopozu konuşuyoruz. Menopoz Rehberi- Kendini Yeniden Keşfetme ve Güçlenme Yolculuğu kitabı, Melis Alphan’ın bir gecede cerrahi menopoza girmesiyle başlayan kişisel deneyimi ve 10 doktorla yapılan görüşmelerle ortaya çıktı. Kitabı bir cümleyle özetle, derseniz, “menopoz bir son değil, bir dönüşüm ve yeniden yapılanma fırsatı” derdim size... Neden peki? Çünkü Türkiye'de kadınların yaş ortalaması 80. Bir kadın ortalama 50 yaşında menopoza girse, 30 sene eder! Anlamamız, öğrenmemiz gerekiyor! Menopoz, Türkiye’de belki hala tabu ama dünyada, başta da İngiltere ve Amerika’da fırtınalar koparıyor. Melis’e göre menopozun artık bu kadar konuşulmasının iki sebebi var: “Longevity” kavramının hayatımıza girmesiyle çok daha görünür olması ve östrojenin aslında ne kadar önemli olduğunun anlaşılması. Sohbetimize menopozun toplumsal ve politik boyutundan girdik; iş hayatında, ailede ve erkeklerin menopoz algısında nelerin değişmesi gerektiğine baktık, menopozun biyolojik, psikolojik ve duygusal boyutlarını, hormonların rolünü ve vücudun verdiği işaretleri de konuştuk. Menopozal Hormon Tedavisinin önemi, meme kanseri ve hormon kullanımı hakkında yanlış bilinen, kafa karıştıran WHI araştırması, cerrahi ve doğal menopoz, semptomlar, başa çıkma yolları, yaşam tarzı değişiklikleri ve alternatif yöntemler… hepsini konuştuk. Ben daha gencim, bana çoook uzak, diyenler vardır mutlaka. Siz de bir şans verin bu bölüme (aslında kendinize)! Hem şimdiden neler yapabileceğinizi öğrenmek hem de empati sahibi olmak için... İyi dinlemeler! Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
Feminizm Evde Başlar! | Avukat Beste Demir Keki
2025/06/20
Laylu ve Ben’in bu bölümünde Postane Istanbul’da konuğum, avukat, feminist ve podcast komşum Beste Demir Keki. Anneannesi, Atatürk “kızlar okusun” dediği için evden kaçıp öğretmen olan bir kadın. “Tatlı Su Feministi” podcast’iyle feminizmi hayatın içinden, anlaşılır ve samimi bir dille anlatan Beste ile; feminizm nedir, ne değildir, Türkiye’de kadın olmak ne demektir, tüm bunları konuştuk. Kız çocukları neden susturuluyor? Yapılan araştırmalara göre 6 yaşındaki kızlar bile, erkek öğrencilerin daha zeki olduğunu düşünüyor! Buyurun, buradan başlayalım konuşmaya! Evde başlayan eşitsizliklerden, sesini yükselten kadınlardan duyulan rahatsızlığa; hakların varlığına rağmen teamüllerin önümüze nasıl duvar ördüğüne; kadının “ihtimam yükümlüsü” olarak görülmesinden, özgürleşmenin sorumluluk almakla ilişkisine kadar pek çok konuya değindik. Beste'nin önerileri arasında belki en önemlisi şu: Kız çocuklarını susturmayın! Ve unutmayın, ev içi dengede iktidar sadece bir kişinin elindeyse, orada eşitlikten söz edemeyiz. Size bir sorum var: Feminizm gerçekten pratikte de evde başlasaydı?.. Belki o zaman meydanları doldurmak zorunda kalmazdık. Ne dersiniz? Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
Beden Sesleri ile Müzik | Gökçe Gürçay
2025/04/11
Müzik sadece kulakta mı başlar, yoksa tüm bedende mi hissedilir? Bu bölümde, bedenini enstrümana, hareketini nota defterine dönüştüren bir müzisyeni ağırlıyorum: Gökçe Gürçay, nam-ı diğer, “CheChe.” Gevende’nin davulcusu, KeKeÇa (Kendin Kendini Çal) topluluğunun parçası, soundpainting ustası ve, “Kendi çocukluğum için yaptım,” dediği MANG Akademi’nin kurucusu Gökçe ile “beden müziği”ni, “soundpainting”i, çocukların (ve büyüklerin!) müzikle gelişen potansiyelini ve yaratıcı eğitimin sınırlarını konuşuyoruz. İyi-kötü müzik nedir, sorusunu da masaya yatırdığımız; Hatay’dan Paris’e, işitme engelli gençlerden mülteci çocuklara kadar uzanan ilham verici bu sohbete kulak verin. Ve unutmayın: Müzik sadece duyulmaz, hissedilir!   Gökçe Gürçay’ı takip etmek isterseniz: https://www.instagram.com/cece.gurcay/ https://www.youtube.com/user/gokcegurcay Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
Önce Çocuklar ve Kadınlar! Avukat Müjde Tozbey ile Aile İçi Şiddet
2025/03/28
Laylu ve Ben’de bu bölümde, toplumumuzun en büyük yaralarından biri olan aile içi şiddeti konuşuyoruz. 7 Mart’ta, Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nden bir gün önce yaptığımız kayıtta, “Siz bunu dinlerken Kadınlar Günü çoktan unutulmuş ve muhtemelen yerini başka şiddet haberlerine bırakmış olacak” derken hiç de yanılmamışım maalesef. Yeni bölüm paylaşmayı dahi zorlaştıran bu gündemde, ülkemizi ciddi şekilde etkileyen aile içi şiddet başlığı ile yerimi alıyorum. Aile içi şiddetin farklı türlerini, mağdurların yaşadığı zorlukları, hukuki süreçleri ve çözüm yollarını anlatan konuğum Müjde Tozbey, Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’nin kurucusu ve başkanı. Kendisi sadece bir avukat değil, aynı zamanda güçlü bir feminist, aktivist, hak savunucusu, anne. Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, 200 avukatlık ağıyla, Türkiye genelindeki kadın ve çocuk cinayeti, tecavüz ve istismar davalarına gönüllü avukatlık desteği sunuyor. Mağdurlara sadece hukuki değil, eğitim, burs ve sosyal destek alanlarında da yardım ediyor. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, ÇYDD ile özel bir protokolleri var. Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, kurulduğundan beri 400’ün üzerinde kadın cinayeti ve yüzlerce tecavüz-istismar davasını üstlendi. "Her davanın sonucunda 3 ay yatıp çıkılmıyor, onlar basına yansıyan kötü örnekler" diyor Tozbey. Yalnızca hukuki değil, kadınların ve çocukların yoksulluktan kaynaklanan zorluklarına da çözüm arayan Dernek, aynı zamanda HPV aşısı gibi hayati öneme sahip sağlık haklarının savunulmasına da öncülük ediyor. Türkiye'de, kadın cinayetleri ve şiddet olayları her geçen gün artarken, devletin yeterli tedbirleri almakta zorlanması, şiddet mağduru kadınları yalnızlaştırıyor. Ve kadınlar, özellikle yoksul olanlar, hem toplumsal hem de ekonomik açıdan giderek daha büyük zorluklarla karşılaşıyor. 6284 sayılı kanun, aileyi, kadınları ve çocukları korumak için bir adım olsa da, uygulamada eksiklikler ve zayıf yaptırımlar sürecin etkinliğini engelliyor. Müjde Tozbey, İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılmasının hem kadınları hem de erkekleri nasıl olumsuz etkilediğine dair de çarpıcı açıklamalarda bulunuyor. Kadına ve çocuğa yönelik şiddet sadece fiziksel değil, toplumsal bir sorun. Bu mücadele, ancak birlikte yürüdüğümüzde anlam kazanır. O yüzden bu sohbete kulak vermeniz, paylaşmanız çok kıymetli.   Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’ni daha yakından takip edebilir ve destek olmak için şu bağlantılardan ulaşabilirsiniz: Instagram: Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Web sitesi: Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Fonzip bağış: Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Bağış Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
Dr. Suat Erus ile Hamilelikten Çocukluğa Vegan Rehber
2025/03/07
Laylu ve Ben’in yeni bölümünde, mutfağımıza, soframıza ve çocuklarımızın beslenmesine farklı bir pencereden bakıyoruz! Hamilelikten yetişkinliğe giden uzun yolculukta bitkisel bazlı beslenmeyle çocuk büyütmek mümkün mü? Peki ya sağlık, büyüme, zihinsel gelişim? Bugüne kadar kanıksadığımız bazı bilgileri, ana akımı sorgulama vakti gelmiş olabilir mi? "Neyi yemediğiniz değil, ne yediğiniz önemli," diyen konuğum Dr. Suat Erus ile vegan beslenmenin yalnızca bir diyet değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi ve felsefe olduğunu konuşuyoruz. Kendisi, profesyonel hayatında göğüs cerrahisi uzmanı, ancak bir yandan da vegan beslenme konusunda uzun yıllardır çalışmalar yapıyor ve doktor olan eşiyle iki çocuklarını da bu prensiple büyütüyor. Sohbetimizde şunları masaya yatırıyoruz:🥦 Vegan beslenme gerçekten sağlıklı mı?🥚 Hayvansal protein ile bitkisel protein arasında nasıl bir fark var?🍯 Bal, balık, süt… Bunlara gerçekten ihtiyacımız var mı?🍼 Vegan bebek anne sütü alabilir mi?💡 “Benim çocuğum vegan” demek doğru mu? Çocuk ne zaman kendi seçimini yapmalı?👩‍⚕️ “Vegan beslenme pahalıdır” ya da “Eksik besin alırsın” gibi yaygın inanışların arkasındaki gerçekler neler? Bu bölüm, vegan beslenmeye merakı olanlar için de, “Ben asla yapamam,” diyenler için de bolca ilham ve bilgi içeriyor!    Ve önemli bir not: Laylu ve Ben podcast’te amacım, tarafsızca bilgi sunmak, farkındalık yaratmak ve ilham vermek. Burada konuşulanlar, kimseye ne yapması gerektiğini söylemek için değil; sizi düşündürmek, araştırmaya teşvik etmek ve kendi yolunuzu bulmanıza yardımcı olmak için. Bugünkü konumuz bazı zihinlerde soru işaretleri ya da önyargılar uyandırabilir, ancak unutmayın: Ben yalnızca bir aktarıcıyım. Bu sohbet, dünyada var olan bir konuyu masaya yatırıyor. Son kararı her zaman siz verirsiniz! Keyifli dinlemeler!      Künye: Mekan/ Kayıt Destekçisi: Postane İstanbul Fotoğraf: Gözde Kumru Uçak Logo/ Kapak Tasarım: Alper BalkanlıProje ve işbirlikleri için: [email protected] veya Instagram/evrimsumer Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
Prof. Dr. Erhan Erkut ile Geleceğe Bakış: Yapay Zeka, Meslekler ve Yetkinlikler
2025/02/20
* Beyaz yaka işsizliği mi geliyor?* Ofisler tarihe mi karışacak?* Bağımsızlık çağında gençleri ne bekliyor?* Sınavlar gerçekten adil mi? Eşitlikçi olmak adil midir?* Başarı mı, mutluluk mu?* Nasıl lider olunur?.. Prof. Dr. Erhan Erkut ile sohbetimizin ikinci bölümünde, yapay zekanın meslekleri nasıl dönüştüreceğinden, iş dünyasının değişen taleplerine ve gençlerin yeni dünya düzenine nasıl hazırlanması gerektiğine kadar birçok konuyu ele aldık. “Yetenek mi yetkinlik mi?” sorusunu masaya yatırdık ve üniversitelerin neden “diplomalı işsizler” yetiştirdiğini konuştuk. Ama Erhan Erkut sadece sorunları dile getirmekle kalmadı, çözüm önerilerini de paylaştı. Çünkü o, şikâyet etmekten değil, çözüm üretmekten yana. Ve tabii ki, harika eğitim programı YetGen’i de konuştuk. Üniversitelerin yapmadığını yapan, gençlere iş dünyasının gerçeklerini öğreten, 21. yüzyılın yetkinliklerini kazandıran program… Hani yukarıda dedim ya, şikâyet yerine çözüm üretmek diye; işte YetGen bunun somut bir örneği! Hayata ve ülkeye katkı olarak her sene 2 bin mezun veren, öğrenci ve yöneticilerinin üçte ikisi kadın olan YetGen! Ben diyeyim geleceğin eğitimi, Erhan Bey desin korsan üniversite… Peki ya başarı mı, mutluluk mu? “Mutluluk, size anlam katan münasebetlerin sonucudur. Hayatta bunu benimserseniz, toplum sizi ödüllendirmenin yolunu illa ki bulur.” diyor Erhan Erkut. Sadece bu cümle bile, geleceği planlarken sadece kariyere odaklanmanın yeterli olmayacağını gösteriyor. Hem çocuklarını hem de kendinizi geleceğe hazırlamak istiyorsanız, Laylu ve Ben’in bu bölümünü kaçırmayın! 🎧   Künye: Mekan/ Kayıt Destekçisi: Postane İstanbul Fotoğraf: Gözde Kumru Uçak Logo/ Kapak Tasarım: Alper BalkanlıProje ve işbirlikleri için: [email protected] veya Instagram/evrimsumer Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
Prof. Dr. Erhan Erkut: Eğitimi ters yüz etme zamanı!
2025/02/07
Laylu ve Ben’de konuğum, eğitim dünyasının cesur muhalif sesi, Prof. Dr. Erhan Erkut.  Eğitimci, akademisyen, eğitimde reform savunucusu, YetGen’in fikir babası ve kurucularından… Uzun lafın kısası, gençlerin geleceğine dokunan bir isim. Sohbetimiz, Erhan Hoca’nın içtenlikle paylaştığı, baba olmak ve kızları üzerine anlattıkları ile başladı, eğitim sistemine attığımız neşterle devam etti. Hatta, bana verilmeyen yetkiyle Milli Eğitim ve YÖK’ü Erhan Hoca’ya bağladım, bakın neler oldu! Okullar öğrencileri hayata ne kadar hazırlıyor? Müfredatı optimize ederek mi, yoksa sistemi kökten değiştirerek mi ilerlemeliyiz? IB programı neden dünyanın milli eğitim bakanlığı gibi görülmeli, flipped learning (ters yüz edilmiş öğrenme) neden etkili?..  Erkut, üniversite eğitiminin ne gerekli ne de yeteri olduğunu düşünüyor, ancak sağladığı sosyalleşme ve büyüme ortamının, ders dışı etkinliklerin değerine dikkat çekiyor. Sohbetimizde, eğitimin neden sadece içerik nakli olmaması gerektiğini ve beynin öğrenme sürecine uygun hale getirilmesi için ders-teneffüs dengesinin dönüşme ihtiyacını; yapay zekânın eğitime entegrasyonundan, öğrencilerin nasıl daha bağımsız düşünebileceğine kadar birçok farklı konuyu masaya yatırdık. Haliyle bir bölüme sığmadı, tamamını iki bölümde paylaşacağım.    Künye: Mekan/ Kayıt Destekçisi: Postane İstanbul Fotoğraf: Gözde Kumru Uçak Logo/ Kapak Tasarım: Alper BalkanlıProje ve işbirlikleri için: [email protected] veya Instagram/evrimsumer Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
Otorite Nedir, Ne Değildir? | Psikolog Füsun Aygölü
2025/01/17
  Laylu ve Ben’in bu bölümünde konuğum, uzun zamandır tekrar ağırlamayı beklediğim bir isim: Bebek, Çocuk ve Ergen Psikoloğu Füsun Aygölü.  Aygölü ile bu bölümde otorite üzerine konuştuk. Ne de olsa kendisi bu konuda bir otorite! (Bu kelime oyununu yapmak zorundaydım, affedin.) Emekli olduktan sonra daha da çok çalışmaya başlayan Füsun Abla ile bu kaydı yapabildildiğim için çok şanslıyım.  Peki, nedir otorite? Resmi güç mü? Yoksa bilgi ve uzmanlık mı? Disiplin ile otorite arasında nasıl bir fark var? Otoriter olmak başka, otorite olmak başka mı? Ve en kritik soru: İşin başı karizma mı, yoksa bilgi ve iletişim mi gerekiyor? Bu sorular eşliğinde aileden okula otoritenin sınırlarını keşfettik. Füsun Aygölü, “Hiyerarşinin olduğu yerde otorite vardır. Ama okul, otorite değil, disiplin yeri olmalı,” diyerek çok önemli bir noktaya dikkat çekiyor. Ayrıca, otorite ve disiplin arasındaki çizgide iletişim dilinin hayati rol oynadığını vurguluyor ve başlıkları şöyle özetliyor: disiplin → otorite → zorbalık → şiddet. Evet, çizgi ince ve dengede kalmak şart!   Künye: Mekan/ Kayıt Destekçisi: Postane İstanbul Fotoğraf: Gözde Kumru Uçak Logo/ Kapak Tasarım: Alper BalkanlıProje ve işbirlikleri için: [email protected] veya Instagram/evrimsumer Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
Mizaç Temelli Eğitim: Hem Eski Hem de Yeni Bir Model
2025/01/03
  Postane İstanbul'da kaydettiğimiz Laylu ve Ben’de bu hafta, sevdiğim konulardan, eğitimden devam ediyoruz: Bir eğitim modelini değerlendirirken, başarıyı nasıl tanımlıyoruz? Akademik performans mı, yoksa mutluluk ve bireysel potansiyelin keşfi mi?  Konuğum, yıllardır öğrencilerle birebir çalışan Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen Ece Eyüpoğlu Kargı. Onunla Mizaç Temelli Eğitim Modelini konuşurken, yukarıdaki soruların cevaplarını hem bilimsel hem de deneyimsel perspektiften ele alıyoruz. Ece Hanım, mizaç, kişilik ve karakter arasındaki farkları ve mizaç temelli eğitimin nasıl uygulandığını bizimle paylaşıyor. Ayrıca Enneagram sistemine dayanan 9 farklı mizaç tipine yönelik temel bilgiler ile kendinizi ve çocuğunuzu daha iyi anlamak için ipuçları veriyor. Bu bölümde konuştuklarımız arasında:* Mizaç testi ve Enneagram sistemiyle bireyselleştirilmiş eğitim nasıl mümkün olabilir?* Çocukların doğal yeteneklerini desteklemek ve güçlü yönlerini geliştirmek neden önemli?* Akademik başarı mı, mutluluk mu: Eğitimde asıl hedef ne olmalı? Çocuğunuzun mizacını ve dolayısıyla potansiyelini daha iyi anlamak ve onu desteklemek istiyorsanız, bu bölümü kaçırmayın! Çünkü sadece bir eğitim modeli değil, aynı zamanda yaşam boyu bir rehberliği konuşuyoruz.   Künye: Mekan/ Kayıt Destekçisi: Postane İstanbul Fotoğraf: Gözde Kumru Uçak Logo/ Kapak Tasarım: Alper BalkanlıProje ve işbirlikleri için: [email protected] veya Instagram/evrimsumer Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer

Podcast reviews

Read Evrim Sümer | Laylu ve Ben podcast reviews


5 out of 5
1 reviews

Podcast sponsorship advertising

Start advertising on Evrim Sümer | Laylu ve Ben relevant audience podcasts


What do you want to promote?