1851925168
ben olsam

Advertise on podcast: ben olsam

This podcast has
29 episodes
Language
Turkish
Publisher
ben olsam
Explicit
No
Date created
2025/11/10
Latest episode
2026/08/26
Average duration
34 min.
Release period
14 days

Description

Dünyanın ilk ve tek, sadece kendine odaklanmana yardımcı olan podcast'i. Her hafta, farklı bakış açıları ve hayatın içinden örneklerle kendimize dönmenin yollarını konuşacağız. Çünkü bana göre insan kendine odaklandığında bir çok sorunu çözülür.

Unlock ben olsam podcast Email contact info,
Listeners & Audience details

Email contact information

Direct podcast contact details

Listeners

Audience numbers & engagement insights

Audience details

Podcast Insights

Podcast episodes

Check latest episodes from ben olsam podcast


DUYGULAR DUYGULARIMIZ - Ben olsam çok çaresizim diye üzülmek yerine acaba biraz da heyecanlı mıyım diye sorardım
2026/08/26
Tek bir duygu bazen bütün hayatımızı kaplıyor. Endişeliysek her yerde endişe, üzgünsek her yerde çaresizlik görüyoruz. Peki o duyguyu bastırmadan, inkar etmeden ve kendimizi “pozitif düşünmeye” zorlamadan gerçekliğimizi nasıl genişletebiliriz? Referanslar • Larsen, J. T., McGraw, A. P. & Cacioppo, J. T. (2001). “Can People Feel Happy and Sad at the Same Time?” Journal of Personality and Social Psychology, 81(4), 684–696.https://doi.org/10.1037/0022-3514.81.4.684 • Barrett, L. F., Gross, J., Christensen, T. C. & Benvenuto, M. (2001). “Knowing What You’re Feeling and Knowing What to Do About It: Mapping the Relation Between Emotion Differentiation and Emotion Regulation.” Cognition and Emotion, 15(6), 713–724.https://doi.org/10.1080/02699930143000239 • Beck, A. T. (1976). Cognitive Therapy and the Emotional Disorders. International Universities Press. • Wilson, T. D. & Gilbert, D. T. (2005). “Affective Forecasting: Knowing What to Want.” Current Directions in Psychological Science, 14(3), 131–134.https://doi.org/10.1111/j.0963-7214.2005.00355.x • Wegner, D. M., Schneider, D. J., Carter, S. R. & White, T. L. (1987). “Paradoxical Effects of Thought Suppression.” Journal of Personality and Social Psychology, 53(1), 5–13.https://doi.org/10.1037/0022-3514.53.1.5 • Kierkegaard, S. (1844). The Concept of Anxiety. • Hochschild, A. R. (1979). “Emotion Work, Feeling Rules, and Social Structure.” American Journal of Sociology, 85(3), 551–575.https://doi.org/10.1086/227049
ben olsam "arada kalmış" hissettiğimde dışarıdaki seçenekler yerine içimdeki sesleri dinlerdim
2026/07/12
Bu bölümde ne istediğimizi neden kolayca bilemediğimizi, seçenekler arttıkça karar vermenin neden zorlaştığını, pişmanlık korkusunun bizi nasıl aynı yerde tuttuğunu ve ortada seçilecek hiçbir şey yokken bile neden sıkışmış hissedebildiğimizi konuşuyorum. Bölümde yararlanılan kaynaklar ve kavramlar Friedrich Nietzsche — “Yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her nasıla dayanabilir.” Viktor E. Frankl — İnsanın Anlam Arayışı Edward L. Deci & Richard M. Ryan — Öz Belirleme Kuramı Barry Schwartz — The Paradox of Choice David A. Kolb — Deneyimsel Öğrenme Kuramı Donald A. Schön — The Reflective Practitioner Søren Kierkegaard — Kaygı Kavramı Arnold van Gennep & Victor Turner — Geçiş dönemleri ve eşik hâli Martin E. P. Seligman — Öğrenilmiş çaresizlik çalışmaları Erik H. Erikson — Kimlik gelişimi kuramı Epiktetos ve Marcus Aurelius — Kontrol ayrımı ve Stoacı yaklaşım
ben olsam ne yapıyorsam daha azını yapardım
2026/06/12
Bundan sonra ne yapıyorsak daha az yapıyoruz. Bir konuyu fazla düşününce çözmüş olmuyoruz. Bir duyguyu fazla büyütünce daha sahici yaşamış olmuyoruz. Bir işi sürekli kurcalayınca daha iyi hale getirmiş olmuyoruz. Bu bölümde daha az üretmeyi, daha az açıklamayı, daha az kontrol etmeyi, daha az tepki vermeyi, zorlamadan çalışmayı, kendini kaybetmeden sevmeyi, bütün varlığını bağlamadan istemeyi ve hayatı anlamak için bazen biraz durmayı konuşuyorum. Bu bölümde geçen referanslar:Herbert Simon – dikkat kıtlığı ve bilgi bolluğu“Eğer her şey önemliyse, hiçbir şey önemli değildir” yaklaşımıLess is more / Az çokturBlaise Pascal – “Vaktim olsaydı daha kısa yazardım” sözüMax Weber – çalışma ahlakı ve modern kültürAristoteles – iyi yaşam fikriTaoizm – Wu Wei kavramıViktor Frankl – uyaranla tepki arasındaki boşlukBudizm – Orta Yol öğretisiVirginia Woolf – moments of being / varoluş anlarıSøren Kierkegaard – “Hayat ileri doğru yaşanır ama geriye doğru anlaşılır”
ben olsam bir şeyi yapamıyorum demek yerine görülmekten mi korkuyorum diye sorardım
2026/05/10
Bu bölümde “Ben neden bu kadar basit bir şeyi yapamıyorum?” dediğimiz anların aslında içimizdeki büyük korkulara işaret edebildiğinden bahsediyoruz. Mesaj atamamak, dosyayı gönderememek, yardım isteyememek, bir ilişkiye yaklaşamamak, yazdığın şeyi birine okutamamak… Bu bölümde görülme korkusunu, aydınlanmaktan neden kaçtığımızı, aşırı farkındalık sandığımız şeyin nasıl tetikte yaşama haline dönüşebildiğini ve kendini bilmenin bazen neden bu kadar rahatsız edici olduğunu konuşuyoruz. Çünkü bazen en çok ertelediğimiz şey, en çok görünür olacağımız şeydir. Referanslar:Rasyonalizasyon, toplumsal cinsiyet rolleri, spotlight effect, ruminasyon, içsel motivasyon, Carol Dweck’in öğrenme odağı / performans odağı yaklaşımı, Delphi Tapınağı’ndaki “Kendini bil” sözü.
ben olsam sorunlarımı çözmek için terapiye gitmeden önce spinoza okumaya başlardım
2026/05/03
Bu bölümde “Felsefe bir terapi midir, insan felsefeyle iyileşebilir mi?” sorusunun peşine düşüyorum. Kendi iyileşme sürecimde felsefenin bana nasıl alan açtığını anlatıyorum. Spinoza’nın haklılık ve nedenler üzerine düşündüren bakışından, Stoacıların kontrol ve sorumluluk ayrımına, Nietzsche’nin acıdan güç çıkarma fikrinden Viktor Frankl’ın anlam arayışına, Budizm ve Hinduizm’in teslimiyet ve akış anlayışına uzanan kişisel bir bölüm bu. Benim için felsefe klasik anlamda “rahatlatan” bir terapi değil, insanı kendisiyle yüzleştiren, hikayesine başka bir yerden bakmayı öğreten bir alan. Referanslar:Pelin Dilara Çolak – Varoluşun Halleri https://podcasts.apple.com/tr/podcast/felsefeyle-terapinin-savunusu/id1876606994?i=1000749286262 Baruch Spinoza – EthicaStoacılık – Epiktetos, Seneca, Marcus AureliusFriedrich Nietzsche – Putların Alacakaranlığı / “Beni öldürmeyen şey beni güçlendirir”Viktor Frankl – İnsanın Anlam ArayışıBudizm – acı, tutunma, geçicilik, farkındalıkHinduizm – teslimiyet, akış, meditasyon, mantra ve ritüellerDr. Ahmet Arslan – Spinoza anlatımları
ben olsam bir şeyi çözmek istiyorsam çözüme değil soruya odaklanırdım
2026/04/26
Bazen bizi asıl yoran şey yaşadığımız olay değil, o olayın içimizde dokunduğu duygudur. Bir kavga, geç gelen bir mesaj, işsizlik, reddedilme ya da belirsizlik, yüzeyde tek bir problem gibi görünür ama derinde değersizlik, görülmeme, yetersizlik ya da terk edilme korkusunu tetikleyebilir. Bu bölümde sorunları hemen çözmeye çalışmadan önce doğru teşhis koymanın, duygunun kaynağına inmenin ve kendimize daha iyi sorular sormanın önemini konuşuyoruz. Referanslar:Mucizeler KursuSokratik yöntemCarl Gustav JungDuygu regülasyonu / “name it to tame it”
ben olsam kaygılı bağlanmamak için insanlarla arama mesafe azıcık mesafe koyardım
2026/04/12
Podcast’in 23. bölümünde, mesafeyi insanları gerçekten tanımamızı sağlayan bir açıklık alanı olarak ele alıyorum. Mesafe koymadığımızda neden insanları yanlış okuduğumuzu, yakınlıkla güveni neden karıştırdığımızı, duygularımızın içinden hareket ettiğimizde nasıl hem ilişkiyi hem de kendimizi bulandırdığımızı konuşuyorum. Fazla samimiyetin neden bazen maraz doğurduğunu; sınır, zaman ve gözlem olmadan kurulan yakınlığın neden bulanıklık yaratabildiğini tartışıyorum. Bölümde ayrıca mesafenin, sadece karşımızdakini anlamamıza değil, kendi iç pusulamızı güçlendirmemize, duygularımızı regüle etmemize ve ani kararlar vermememize nasıl yardım ettiğini anlatıyorum. Referanslar:John Bowlby, Attachment and LossDonald W. Winnicott, “The Capacity to Be Alone”Erich Fromm, The Art of LovingBaruch Spinoza, EthicsIrwin Altman & Dalmas Taylor, Social Penetration: The Development of Interpersonal Relationships
ben olsam birilerine bir şey anlatmadan önce haklı mıyım haksız mıyım diye sorardım
2026/04/05
Bu bölümde neden her şeyi herkese anlatmak zorunda hissettiğimizi, paylaşmanın ne zaman samimiyet değil refleks haline geldiğini konuşuyorum. Bazen anlatmak rahatlatmıyor; aksine yaşadığımız şeyi erken sabitleyip bizi kendi hikayemize hapsediyor. Çünkü bir duyguyu daha biz anlamadan dışarı açtığımızda, onun anlamını içimizde kurmak yerine başkalarının yorumlarına bırakabiliyoruz.Bölüm; mahremiyet, duyguların içeride olgunlaşması, anlaşılma ihtiyacı, sosyal medyanın “anlatı ekonomisi” ve neyi ne zaman, kime anlatacağımızı seçmenin psikolojik ağırlığı üzerine düşünüyor. Referanslar Viktor E. Frankl – İnsanın Anlam Arayışı Marcus Aurelius – Kendime Düşünceler David D. Burns – bilişsel çerçeveleme ve düşünceleri yeniden değerlendirme yaklaşımı Sosyal karşılaştırma kuramı – Leon Festinger Duygu düzenleme ve içsel işlemleme üzerine modern psikoloji literatürü
ben olsam düşünmeden duramıyorum demek yerine bu düşünceye sıkı sıkı tutunuyorum derdim
2026/03/29
Birini unutamamak gerçekten mümkün mü?Yoksa biz aslında unutamıyor değil… bırakmıyor muyuz? Bu bölümde, zihnimizden çıkmayan insanların neden hala bizimle olduğunu konuşuyoruz.Bir düşüncenin aslında saniyeler içinde gelip geçtiğini… ama bizim onu nasıl büyüttüğümüzü fark ediyoruz. Referanslar Şimdinin Gücü– Eckhart Tolle Zeigarnik Effect Dopamine ve ödül sistemi Status Quo Bias Loss Aversion Stoacılık öğretileri Rainer Maria Rilke – “Sorularını yaşa” yaklaşımı Budizm’de Anicca (geçicilik) Hinduizm ve Kabbalah’da dönüşüm ve olasılık kavramları
ben olsam kendimi sevmek için bu beş maddeyi uygulardım
2026/03/22
Kendini sevmek bir anda gelen bir duygu değil, bir süreçtir. Bu bölümde özdeğer, özsaygı ve özsevginin nasıl birbirini beslediğini anlatırken, kendinle gerçek bir bağ kurmanın 6 temel yolunu paylaşıyorum.Kendine yalan söylemeyi bırakmaktan, tembelliği aşmaya; verdiğin sözleri tutmaktan, zorluklardan kaçmamaya… Başkalarıyla kıyaslamayı bırakıp haz yerine anlamı seçmeye kadar uzanan bu yolculukta, özsevginin aslında günlük seçimlerle inşa edilen bir karakter olduğunu konuşuyoruz. Eğer gerçekten kendini sevmek istiyorsanız, bu bölüm size nereden başlayacağını net bir şekilde gösterecek.
ben olsam hayatım bitti demek yerine farkındalığım arttı derdim
2026/03/15
İnsan hayatının bir noktasında bu cümleyi mutlaka kuruyor. Bir ayrılık yaşadığımızda, bir sınavı kazanamadığımızda, bir hayalimiz gerçekleşmediğinde… o an yaşadığımız şey sadece bir olay olmaktan çıkıp hayatımızın tamamıymış gibi hissettirebiliyor. Bu bölümde tam olarak bunun neden olduğunu konuşuyoruz. Referanslar Epiktetos — Stoacı felsefe (Olaylar ve yargılar ayrımı) Aaron Beck — Bilişsel terapi kuramı Albert Ellis — Bilişsel davranışçı yaklaşım / REBT Viktor Frankl — Man’s Search for Meaning Eckhart Tolle — The Power of Now Jon Kabat-Zinn — Mindfulness tanımı ve çalışmaları Nietzsche — Varoluşçu düşünceye katkıları Bilişsel psikoloji kavramları: Aşırı genelleme (Overgeneralization) Felaketleştirme (Catastrophizing) Duygusal akıl yürütme (Emotional reasoning) Spotlight effect
ben olsam daha hırslı olmak için elimde telefonla mesaj beklediğim anları düşünürdüm
2026/03/08
Bu bölümde hırsın gerçekten ne olduğunu ve neden kadınlarda çoğu zaman tehdit gibi algılandığını konuşuyoruz. Toplum erkeklerin hırsını “vizyon”, “liderlik” ve “karizma” olarak överken, kadınların hırsını çoğu zaman “fazla iddialı”, “kibirli” ya da “dikkat çekmeye çalışıyor” olarak etiketleyebiliyor. Oysa hırs başkalarını ezmek değil bir şeyi gerçekten istemek ve onun için emek vermektir. Bu bölümde hırsın neden bastırıldığını, kadınların enerjisini çoğu zaman neden kendi hedefleri yerine kabul görmek için harcadığını ve bu enerjiyi yeniden kendimize nasıl yönlendirebileceğimizi konuşuyoruz. Çünkü hırs sadece başarıyla ilgili değildir.Kendi hayatının direksiyonuna geçmekle ilgilidir. Referanslar • Eileen Gu – 2022 Kış Olimpiyatları röportajları ve medya tartışmaları• Alysa Liu – Olimpik buz pateni sporcusu• Timothée Chalamet – başarı ve hırs üzerine röportajları• Kanye West – hırs ve özgüven üzerine kamuya açık söylemleri
ben olsam haklı olduğum bir konuda karşımdakiyle tartışmak yerine ondan durumu çözmesi için yardım isterdim
2026/03/01
Haklı olduğumuz halde neden haksız konumuna düşüyoruz? Sorun gerçekten biz miyiz, anlatma şeklimiz mi, yoksa içinde yaşadığımız kültürel sistem mi? Kendini doğru ifade etmek aslında karşı tarafı değiştirmek değil, önce kendi duygunu netleştirmekle başlıyor. Haklı olmak yetmiyor; duyulmak ayrı bir beceri, anlaşılmak ayrı bir sistem. Reaktif olmak yerine zaman ve zemin yaratmak, yazmak, meseleyi suçlama değil ortak problem olarak koymak iletişimin tonunu değiştiriyor. Geert Hofstede – Kültürel Boyutlar Teorisi (Collectivism vs. Individualism) Marshall Rosenberg – Nonviolent Communication (Ben dili ve ihtiyaç temelli iletişim) Daniel Goleman – Emotional Intelligence (Duygu regülasyonu) Chris Voss – Never Split the Difference (Zaman ve zemin yaratma yaklaşımı) Warren Buffett – Uzun vadeli fayda ve rasyonel karar perspektifi
ben olsam hayatımın değişmesini istiyorsam hayatımdaki belirsizlikleri çözmeye çalışmayı bırakırdım
2026/02/22
Gerçekten değişimden mi korkuyoruz, yoksa değiştikten sonra kim olacağımızı bilmemekten mi? Bu bölümde; kıskançlık, değersizlik, dışlanmışlık gibi duyguların aslında zayıflık değil, ilişkilerdeki yerimizin belirsizleşmesine verilen doğal tepkiler olduğunu konuşuyoruz. Hayatın akışkan doğasını, değişime direndiğimizde neden yorulduğumuzu ve belirsizlikle kalabilme kapasitesinin zihinsel esneklikle nasıl bağlantılı olduğunu ele alıyoruz. Peki çözüm ne?Teslimiyet (direnmeyi bırakmak), kabullenmek (gerçeği görmek), merakla yaklaşmak ve radikal açıklık. Belki de mesele kontrol etmek değil, kontrol edemediğinle yaşayabilmektir. Çünkü hayat tutulacak bir şey değil. Referanslar: Herakleitos – “Aynı nehre iki kez girilmez.” Carl Jung – “Kabul etmediğin şey seni arkadan yönetir.” Martin Buber – I and Thou (Ben ve Sen) Rainer Maria Rilke – Radikal açıklık yaklaşımı Tame Impala – Let It Happen
ben olsam bu bana yeter demek yerine bu söylediğim koca bir yalan derdim
2026/02/15
Bu bölümde, insanın hayatta kalabilmek için kendine anlattığı hikayelerin zamanla kimliğini, ilişkilerini ve hayatla temasını nasıl değiştirdiğini konuşuyoruz. Bazen “Bu bana yeter.” deriz.Bazen “Ben zaten istemiyordum.”Bazen “Ben haklıyım.”Bazen de “Benim kimseye ihtiyacım yok.” Bu cümleler o an bizi korur.Ama uzun süre tekrar edildiğinde, bir süre sonra gerçeğin yerini almaya başlar. Oysa insanın hayatı, kendine yalan söylemeyi bıraktığı yerde değişmeye başlar. Referanslar • Leon Festinger — Bilişsel Uyumsuzluk Kuramı• Sigmund Freud — Savunma Mekanizmaları• Viktor Frankl — İnsanın Anlam Arayışı• John Bowlby — Bağlanma Kuramı• Mary Ainsworth — Bağlanma Stilleri• Fyodor Dostoyevski — Suç ve Ceza• Joshua Oppenheimer — Öldürme Eylemi (The Act of Killing, 2012)• Kristin Neff — Öz-Şefkat• Carl Jung — Gölge ve Kendini Aldatma

Podcast reviews

Read ben olsam podcast reviews


0 out of 5
0 reviews

Podcast sponsorship advertising

Start advertising on ben olsam relevant audience podcasts


What do you want to promote?