1540714273
Ceylan Ulusoy ile Alışkanlıkların Ötesinde

Advertise on podcast: Ceylan Ulusoy ile Alışkanlıkların Ötesinde

This podcast has
96 episodes
Language
Turkish
Publisher
Ceylan Ulusoy
Explicit
Yes
Date created
2020/11/17
Latest episode
2026/09/24
Average duration
23 min.
Release period
11 days

Description

Yaşamla dönüşüyor, evrimleşiyoruz. 5 yıl önce başlayan bu yolculukta, ben de yaşamla evrildim. Aristoteles’in yaşamda denge anlayışından ilhamla, her bölümde farkındalık, öz şefkat, alışkanlık değiştirme ve anlam ekseninde dört bacaklı masayı inşa ediyoruz. Sadece yeme alışkanlıkları değil, motivasyon, zihinsel sağlık, beden algısı, haz, mutluluk ve sürdürülebilir yaşam tarzı değişimi için birlikte inşaata başlıyoruz. Bana eşlik eder misiniz?

Unlock Ceylan Ulusoy ile Alışkanlıkların Ötesinde podcast Email contact info,
Listeners & Audience details

Email contact information

Direct podcast contact details

Listeners

Audience numbers & engagement insights

Audience details

Podcast Insights

Podcast episodes

Check latest episodes from Ceylan Ulusoy ile Alışkanlıkların Ötesinde podcast


Neden Sürekli Yeniden Başlıyoruz?
2026/09/24
Kaç kez yeniden başladın? Yeni yıl, yeni ay, pazartesi, yeni bir diyet, yeni bir karar… Her seferinde aynı cümle:“Bu kez farklı olacak.” Peki ya sorun yeniden başlamak değilse? Belki her seferinde yalnızca davranışı değiştirmeye çalışıyor, ama o davranışın arkasındaki aynı iç sesleri, aynı ihtiyaçları ve aynı alışkanlık sistemini değiştirmeden yeni bir başlangıç yapıyoruz. Bu bölümde şunları konuşuyoruz: Neden yeni bir kararın ilk günlerde çok iyi hissettirdiğini?Motivasyonun neden tek başına sürdürülebilir değişim yaratmadığını?“Ne yapacağımı biliyorum ama uygulayamıyorum” cümlesinin arkasında ne olduğunu?Neden sürekli yeniden başlamak yerine davranışın arkasındaki sistemi görmek gerektiğini?Ve güçlü, hayatının birçok alanında aksiyon alan biri olarak neden bu konuda destek almak zorunda olmadığını değil, destek almanın neden değişimin bir parçası olabileceğini. Çünkü senin ihtiyacın bir kez daha yeni bir diyet ya da yeni bir başlangıç değil. Eski sistemi yeni bir kararla tekrar başlatmak yerine, sistemi değiştirmeyi öğrenmek.
Ne Yemem gerektiğini Biliyorum, Peki Neden Sürekli Aynı Yere Dönüyorum?
2026/09/16
“Bu kez gerçekten yapacağım.” Bunu kaç kez söyledin? Başlıyorsun.Bir süre çok iyi gidiyor.Sonra hayatın temposu değişiyor, motivasyon azalıyor ve bir bakıyorsun eski düzen yeniden ortaya çıkmış. Sonra da kendine şu cümleyi söylüyorsun: “Ben yine sürdüremedim.” Peki ya sorun sende değilse? Belki yeterince istemediğin için değil.Belki iraden zayıf olduğu için değil.Belki de değişmeye çalışırken yalnızca motivasyonuna ve bilgine güveniyorsun. Çünkü ne yapacağını bilmekle, zorlandığın anda bildiğini uygulayabilmek aynı şey değil. Bu bölümde motivasyonun değişim sürecindeki yerini, alışkanlıkların neden yalnızca kararla değişmediğini ve bir davranışı sürdürülebilir hale getirmek için neden tekrar, çevre, destek ve geri bildirime ihtiyaç duyduğumuzu konuşuyoruz. Ve belki de en önemli soruya bakıyoruz: “Tek başıma yapamıyorsam, gerçekten bende bir sorun mu var?” Belki bu kez yeniden başlamanın anlamı kendine daha fazla yüklenmek değil. Kendini yalnız bırakmadan değişmeyi öğrenmek.
Ben Aslında Nasıl Bir hayat Yaşamak İstiyorum?
2026/09/10
“Daha az yemek istiyorum.” “Kilo vermek istiyorum.” “Akşamları kendimi kontrol etmek istiyorum.” “Yemek hakkında bu kadar düşünmek istemiyorum.” Peki bütün bunların altında aslında ne istiyorsun? Belki kilo vermek, daha az yemek ya da tatlıyı bırakmak senin asıl hedefin değil. Belki bunların arkasında kendine yeniden güvenmek, zihninde daha fazla alan açmak, bedeninin içinde daha iyi hissetmek ve kendinle sürekli mücadele etmeden yaşamak var. Bu bölümde hedef ile ihtiyaç arasındaki farkı konuşuyoruz. “Ben bunu neden istiyorum?” sorusunu birkaç katman aşağıya taşıdığında, yeme davranışınla ilgili hedefinin altında nasıl bir hayat arzusu olduğunu keşfetmeye başlıyoruz. Ayrıca çok önemli bir ayrımı ele alıyoruz: Kendini kontrol etmek mi istiyorsun, yoksa kendine güvenmek mi? Çünkü; “Bunu yememeliyim.” ile “Ne yapacağımı seçebilirim.” aynı şey değil. Bu bölümde kendine şu soruları sorabilirsin: • Yemekle ilgili değiştirmek istediğim şey ne?• Bunu değiştirebilseydim hayatımda ne farklı olurdu?• Kilo verdiğimde ya da yeme davranışımı değiştirdiğimde aslında nasıl hissetmek istiyorum?• Yemekle ilgili düşünceler hayatımda daha az yer kaplasaydı açılan zihinsel alanı neyle doldururdum?• Ben aslında nasıl bir hayat yaşamak istiyorum?• Kendimle nasıl bir ilişki kurmak istiyorum? Çünkü bazen gerçek hedefimiz bir yiyeceği bırakmak değildir. Hayatımızı yeniden genişletmektir. Ve yeniden başlamak, kendine bir kez daha “Bu sefer kesin yapacağım.” demek yerine, nereye gitmek istediğini yeniden hatırlamak olabilir. 🎧 Yeniden Başlamak | Eylül Serisi — Bölüm 2 Bu bölüm, yeme davranışını değiştirmek isteyen ama hedefinin arkasındaki gerçek ihtiyacı ve arzuyu daha net görmek isteyenler için.
Neden Sürekli Yeniden Başlıyoruz? Seni İçeriden Durduran Şey Ne?
2026/09/03
Eylül geldiğinde hepimiz biraz “yeniden başlama” moduna giriyoruz. “Bu dönem artık…” Daha düzenli besleneceğim.Spora başlayacağım.Ertelemeyeceğim.Kendime daha iyi bakacağım.Bu kez gerçekten devam edeceğim. Peki sonra neden yine bırakıyoruz? Belki sorun yeterince istememek, iradesizlik ya da disiplin eksikliği değildir. Belki sen bir şeyi değiştirmeye çalışırken, içeride başka bir şey sürekli eski düzeni korumaya çalışıyordur. “Ben böyleyim.” “Yine beceremeyeceksin.” “Daha disiplinli olmalısın.” “Nasıl olsa bozacağım.” “Önce tamamen hazır olmalıyım.” Bu bölümde, yeniden başlama döngüsünün arkasındaki yıkıcı iç seslere bakıyoruz. İç ses nedir?Her düşündüğümüz şey gerçekten bizim seçimimiz midir?Kendimize baskı yapmakla sorumluluk almak arasındaki fark nedir?Ve belki de en önemlisi: Değişmeye çalışırken zihnimiz bize ne söylüyor? Bu bölüm senden yeni bir hedef koymanı istemiyor. Tam tersine, bir süreliğine hedef koymayı bırakıp içeride olup biteni fark etmeye davet ediyor. Çünkü bazen değişimin ilk adımı daha çok çabalamak değil; kafamızın içinde zaten uzun zamandır konuşan şeyi ilk kez gerçekten duymaktır. Bir sonraki bölümde ise bir adım daha aşağıya ineceğiz: “Daha az yemek, daha disiplinli olmak, kontrolü kaybetmemek…” Bunlar gerçekten istediğimiz şeyler mi? Yoksa bunların altında başka bir ihtiyaç mı var? 🎧 Dinle ve bu kez yeniden başlamadan önce kendine başka bir soru sor.
Duygularımıza Neden Söz Geçiremiyoruz?
2026/08/27
Bir ilişkinin bitmesi gerektiğini biliriz.Bir kararın doğru olduğunu biliriz.Ne yapmamız gerektiğini aklımızla biliriz. Ama yine de özleriz, öfkeleniriz, korkarız, üzülürüz. Çünkü duygular mantığın dilini anlamaz. İlişkiler Üzerine Diyaloglar’ın bu bölümünde Mehmet Altuğ Ersoy ile kitabındaki “Söz Geçmeyen Duygular” yazısından yola çıkarak, neden duygularımıza söz geçirmek istediğimizi ve neden bunun çoğu zaman mümkün olmadığını konuşuyoruz. Duygular kendiliğinden ortaya çıkıyor. Onlara “şimdi kork”, “şimdi ağla”, “şimdi kıskan” dediğimizde bunu yapamıyoruz. Peki o zaman duygularımızla ne yapacağız? Sohbet ilerledikçe konu duygusal yemeye geliyor. Akşam kendimizi yine yemek yerken bulduğumuzda ilk sorumuz çoğu zaman: “Ne yedin?” Oysa belki daha önemli soru: “O gün ne oldu? Ne hissettin?” Çünkü bazen yemek açlığı gidermekten çok, hissetmek istemediğimiz bir duygudan uzaklaşmanın yolu haline gelebiliyor. Peki duyguyu bastırmak yerine onunla kalmayı öğrenebilir miyiz? Bir duygunun hemen geçmesini beklemek yerine, onu aceleye getirmeden dinlemek neyi değiştirir? Ve belki en önemlisi: Duygularımıza söz geçirmek zorunda mıyız, yoksa önce onlara kulak vermeyi mi öğrenmeliyiz? Bu bölümde duygular, ilişkiler, ayrılık, bilinçdışı süreçler ve duygusal yeme arasındaki bağlantıya birlikte bakıyoruz.
Kendimizi gerçekten tanıyor muyuz, yoksa yıllardır kendimiz hakkında anlattığımız eski hikâyeyi mi yaşıyoruz?
2026/08/23
İlişkiler Üzerine Diyaloglar’ın bu bölümünde Mehmet Altuğ Ersoy ile Kendilik Bilgisi üzerine konuşuyoruz. Kendilik bilgisi nedir? Kendimiz hakkında bildiklerimiz gerçekten bilgi mi, yoksa zaman içinde değişebilen varsayımlar ve inançlar mı? Peki arzularımız değiştiğinde neden kendimizi tutarsız hissediyoruz? On yıl önce istediğimiz bir şeyi bugün artık istemememiz, değiştiğimiz anlamına mı geliyor? Sohbetimizde ayrıca gerçek ihtiyaçlarımızla başkalarının bize sunduğu arzuları nasıl ayırt edebileceğimizi, kendimizle barışmanın ve hatalarımıza tolerans gösterebilmenin neden önemli olduğunu konuşuyoruz. Çünkü belki de kendini bilmek, “Ben buyum” deyip kendimize bir etiket yapıştırmak değil. Bugünkü kendimizi ve neye dönüşmek istediğimizi merak etmeye devam etmek.
Prangalar | Bizi Koruyan Davranışlar Ne Zaman Bizi Hapsetmeye Başlar?
2026/08/20
Bizi koruyan davranışlar ne zaman bizi sınırlayan prangalara dönüşür? İlişkiler Üzerine Diyaloglar’ın bu bölümünde Mehmet Altuğ Ersoy ile “Prangalar” yazısından yola çıkarak, geçmişte işe yarayan savunmaların bugün ilişkilerimizi, kararlarımızı ve davranışlarımızı nasıl etkileyebileceğini konuşuyoruz. “Ben zaten böyleyim” dediğimiz bazı davranışlar gerçekten kişiliğimiz mi, yoksa yıllardır kullandığımız otomatik savunmalar mı? Ve yeme davranışını değiştirmeye çalışırkende kafamızın içinde konuşan, vazgeçiren, erteleyen, mükemmeliyetçi ya da kendimizi suçlayan sesler prangaalrınız olabilir mi? Bölümü bu gözle dinlemenizi öneririm. Mehmet Altuğ Ersoy ile ilişkilerden yola çıkıyor, Ceylan Ulusoy olarak sohbeti davranış değişikliği meselesine taşıyoruz.
Düzeyli Bir İlişki
2026/08/13
Bir ilişkiyi "düzeyli" yapan nedir? Düzeyli bir ilişki kurmak, sadece karşımızdaki insanın davranışlarıyla mı ilgilidir? Yoksa önce bizim nasıl bir insan olduğumuzla mı başlar? İlişkiler Üzerine Diyaloglar'ın bu bölümünde Mehmet Altuğ Ersoy ile "Düzeyli Bir İlişki" yazısından yola çıkarak, düzeyli insan olmanın ne anlama geldiğini ve ilişkilerimizi hangi davranışlarımızın daha nitelikli hâle getirdiğini konuşuyoruz. Düzeyli olmak ne demektir? Bir insan ilişkide kendi düzeyini nasıl yükseltir? İlişkiyi düzeyli hâle getirmek için karşı taraftan ne beklemeli, kendimizden ne beklemeliyiz? Olgunluk, nezaket, sınır, sorumluluk ve kendilik bilgisi bir ilişkinin niteliğini nasıl değiştirir? Ve belki de en önemli soru: Bir ilişkiden daha fazlasını beklemeden önce, biz o ilişkinin içinde nasıl bir insan oluyoruz? Mehmet Altuğ Ersoy ile ilişkileri yalnızca romantik ilişkiler üzerinden değil; insanın kendisiyle ve hayatıyla kurduğu bağ üzerinden konuşmaya devam ediyoruz.
Onaylanmak - Sürekli Onay Bekliyorsan Bunun Yemekle Bir İlgisi Olabilir Mi?
2026/08/01
Bir karar verdikten sonra başkalarının ne düşüneceğini düşünüyor musun? Yaptığın şeylerin doğru olup olmadığını sürekli kontrol ediyor musun? Bu bölümde Mehmet Altuğ Ersoy ile birlikte onay ihtiyacının kökenlerini konuşuyoruz. Çocuklukta sürekli eleştirilmek ya da değerlendirilmek yetişkinlikte nasıl bir iç sese dönüşüyor? Onay ihtiyacı neden ilişkilerimizi etkiliyor? Sevilmek ile onaylanmak arasındaki fark ne? Ve sürekli kendini değerlendiren bir zihin neden yemekle rahatlamaya çalışabiliyor? Bu bölüm; onay ihtiyacı, özdeğer, eleştirel iç ses ve duygusal yeme arasındaki ilişkiyi ele alıyor.
Kırmızı Kartlar - Sürekli Eleştiriliyorsan Neden Daha Çok Yemek İstiyorsun?
2026/08/01
Bir ilişkiyi gerçekten bitiren şey sevginin tükenmesi midir? Yoksa görülmemek, duyulmamak ve sürekli düzeltilmek mi? Bu bölümde Mehmet Altuğ Ersoy'un "Kırmızı Kartlar" yazısından yola çıkarak ilişkilerde eleştiri, onay eksikliği, suskunluk ve geri çekilme üzerine konuşuyoruz. İnsan neden anlatmayı bırakır? Sürekli eleştirilen biri zamanla ne hisseder? Anlaşılmamak sinir sistemimizi nasıl etkiler? Ve gün boyunca kendini tutan insanlar neden akşam saatlerinde yemekle rahatlamaya çalışır? Bu bölüm; ilişkiler, iletişim, eleştiri, duygusal regülasyon ve duygusal yeme arasındaki görünmeyen bağlantıları keşfetmeye davet ediyor.
Neden Hayal Kurmayı Bıraktık?
2026/08/01
Çocukken hayal kurmak daha kolaydı. Peki büyüdükçe ne değişti? Bu bölümde Mehmet Altuğ Ersoy ile birlikte hayal kurmanın yalnızca bir motivasyon meselesi olmadığını, umut, yaşam enerjisi ve gelecekle kurduğumuz ilişkiyle bağlantılı olduğunu konuşuyoruz. Neden hayal kurmayı bırakıyoruz? Hayal kuramamak umudun kaybı anlamına mı geliyor? Mutlu olmak için gerçekten daha fazla paraya mı ihtiyacımız var? Ve gelecekle bağımız zayıfladığında yeme davranışlarımız nasıl etkileniyor? Bu bölüm; umut, hayal kurma, yaşam enerjisi, duygusal yeme ve gelecekle kurduğumuz psikolojik ilişki üzerine bir diyalog.
“Ne Yapacağımı Biliyorum… Ama Sürdüremiyorum”
2026/05/28
👉 “Biliyorum ama yapamıyorum.”👉 “Tek başımayken sürdüremiyorum.”👉 “Bir süre yapıyorum sonra bırakıyorum.”👉 “Akşam olunca dağılıyorum.” Son 4 bölüm boyunca;otomatik yeme döngüsünü,dürtü anını,90 saniyelik boşluğuve kontrol hissini konuştuk. Peki neden bazen her şeyi anlamamıza rağmen aynı döngüye geri dönüyoruz? Çünkü çoğu zaman problem bilgi eksikliği değil. 👉 yalnızken sürdürememek. Bu bölümde şunları konuşuyoruz: • Neden içerikler tek başına davranış değiştirmiyor?• “Tek başına uygulama yorgunluğu” ne demek?• Dürtü anlarında neden destek ihtiyacı hissediyoruz?• Neden grup çalışmaları bazen değişimi kolaylaştırıyor?• Ve neden “otomatik yeme döngüsü” sadece irade meselesi değil? Ayrıca bu bölümde,8 Haziran’da başlayacak 3 haftalık grup çalışmasının neden ortaya çıktığını ve birlikte nasıl ilerleyeceğimizi de anlatıyorum.
İlk Kez Durabildiğin o An
2026/05/21
Şimdiye kadar şunu yaptın: • Yeme isteğini fark ettin• O anı yakalamayı öğrendin• Dürtü ile davranış arasına alan koydun Ama gerçek değişim burada başlar: 👉 durabildiğin anlarda Çünkü değişim: 👉 bilgiyle değil👉 deneyimle olur Bu bölümde: • Neden “küçük başarılar” aslında en büyük kırılmadır• Beynin “ben yapabiliyorum” inancını nasıl kurar• Tek bir durma anının neden kritik olduğu• Ve bu anları nasıl büyüteceğin Bu bölümün sonunda: 👉 “kontrol edemiyorum” algısı kırılmaya başlayacak👉 ve yerine şu gelecek:👉 “Bazen durabiliyorum… demek ki öğrenebilirim”
Durmak Zorunda Değilsin (Ama Seçebilirsin)
2026/05/15
Bu bölümde üçüncü bir alan kuruyoruz. Ne bastırmak.Ne teslim olmak. 👉 Araya mesafe koymak. Bu bölümde: • “ya yerim ya yemem” ikiliğini kıracağız• otomatik davranışın nasıl çalıştığını netleştireceğiz• 90 saniyelik alanla dürtüye müdahale etmeyi öğreneceksin• ve ilk kez “seçim anını” deneyimleyeceksin Bu bir irade geliştirme bölümü değil.Bu, otomatikliği kırma bölümü. Çünkü kontrol dediğin şey…yasakla değil, araya giren küçük bir boşlukla başlar.
Yemeden Önceki O 10 Saniye (Her Şeyin Başladığı Yer)
2026/05/07
Yeme isteği “bir anda” gelmiyor. Ama çoğu insan onu sadece yedikten sonra fark ediyor. Bu bölümde odağımız:👉 yemeden hemen önceki o kritik an Şunu birlikte göreceğiz: • Yeme dürtüsü aslında nasıl çalışır• “Canım çekti ve yedim” algısı neden yanıltıcıdır• Otomatik yeme davranışının giriş noktası neresi• Ve o anı fark etmeye başladığında ne değişir Bölümün sonunda tek bir şey yapmanı isteyeceğim:👉 yemeyi durdurmak değil👉 sadece o anı yakalamak Çünkü değişim…👉 yediğin anda değil👉 yemeden birkaç saniye önce başlar

Podcast reviews

Read Ceylan Ulusoy ile Alışkanlıkların Ötesinde podcast reviews


0 out of 5
0 reviews

Podcast sponsorship advertising

Start advertising on Ceylan Ulusoy ile Alışkanlıkların Ötesinde relevant audience podcasts


What do you want to promote?