1553485588
@ismail1can

Advertise on podcast: @ismail1can

Categories
Country
United States
This podcast has
18 episodes
Language
Turkish
Publisher
ismail1can
Explicit
No
Date created
2021/02/12
Latest episode
2025/12/28
Average duration
15 min.
Release period
127 days

Description

Lemaat مِنْ بَيْنِ هِلاَلِ الصَّوْمِ وَ هِلاَلِ الْعِيدِ Çekirdekler Çiçekleri Risale-i Nur şakirdlerine küçük bir mesnevî ve imanî bir divandır. Müellifi: Bedîüzzaman Said Nursî

Unlock @ismail1can podcast Email contact info,
Listeners & Audience details

Email contact information

Direct podcast contact details

Listeners

Audience numbers & engagement insights

Audience details

Podcast Insights

Podcast episodes

Check latest episodes from @ismail1can podcast


KENDİNE YETME
2025/12/28
YEDİNCİ NÜKTE: İsraf, hırsı intac eder. Hırs, üç neticeyi verir. Birincisi: Kanaatsızlıktır. Kanaatsızlık ise sa'ye, çalışmaya şevki kırar. Şükür yerine şekva ettirir, tenbelliğe atar. Ve meşru, helâl, az malı terk edip; gayr-ı meşru, külfetsiz bir malı arar. Ve o yolda izzetini, belki haysiyetini feda eder. Hırsın ikinci neticesi: Haybet ve hasarettir. Maksudunu kaçırmak ve istiskale maruz kalıp, teshilât ve muavenetten mahrum kalmaktır. Hattâ اَلْحَرِيصُ خَائِبٌ خَاسِرٌ yani "Hırs, hasaret ve muvaffakıyetsizliğin sebebidir." olan darb-ı mesele mâsadak olur. Hırs ve kanaatın tesiratı, zîhayat âleminde gayet geniş bir düstur ile cereyan ediyor. Said NURSİ
DELİL-İ AHMEDİYE
2025/12/27
YEDİNCİ REŞHA: İşte bak: Şu cezire-i vasiada vahşi ve âdetlerine mutaassıb ve inadçı muhtelif akvamı, ne çabuk âdât ve ahlâk-ı seyyie-i vahşiyanelerini def'aten kal' u ref' ederek bütün ahlâk-ı hasene ile techiz edip bütün âleme muallim ve medenî ümeme üstad eyledi. Bak! Değil zahirî bir tasallut, belki akılları, ruhları, kalbleri, nefisleri fetih ve teshir ediyor. Mahbub-u kulûb, muallim-i ukûl, mürebbi-i nüfus, sultan-ı ervah oldu. BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ Sözler ( 237 )
BULGULAR_1
2025/12/22
Tarihsel analiz sonucunda, Türk askerî teknolojisinin evrimine dair elde edilen temel bulgular aşağıda kronolojik sırayla sunulmuştur.
BARUTTAN_BAYRAKTARA
2025/12/22
Türk Askerî Teknolojisinin Stratejik Evrimi: Kapsamlı Brifing Belgesi Yönetici Özeti Bu brifing, Türk askerî teknolojisinin tarihsel evrimini, Osmanlı İmparatorluğu'nun "Barut" üretimiyle başlayan erken dönemlerinden günümüzün "Bayraktar" insansız sistemleri başarısına uzanan süreçte analiz etmektedir. Temel argüman, teknolojik yeterliliğin, ulusal egemenliğin ve stratejik bağımsızlığın tesisinde vazgeçilmez bir rol oynadığıdır. Analiz, tarihsel olarak dört ana dönemi incelemektedir: 1. Osmanlı Dönemi (15-19. yy): Erken üretim yetkinliğine rağmen, kritik hammaddelere ve dış finansmana dayalı yapısal bağımlılık, teknolojik ilerlemeyi engellemiş ve siyasi zafiyeti derinleştirmiştir. 2. Erken Cumhuriyet Dönemi (1923-1950): Osmanlı'dan dersler çıkarılarak radikal bir öz yeterlilik hedefi benimsenmiş, Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) merkezli dikey entegrasyon çabalarıyla kamusal bir sanayi altyapısı kurulmuştur. Ancak özel sektörün öncü girişimlerinin (Nuri Demirağ, Şakir Zümre) desteklenememesi, ekosistemin tekelleşmesine ve inovasyon kapasitesinin zayıflamasına yol açan kritik bir hata olmuştur. 3. Soğuk Savaş Dönemi (1950-2000): NATO'ya entegrasyon, stratejiyi özgün Ar-Ge'den lisans altı üretime kaydırmış, bu durum MKE'de on yıllar süren bir "Teknolojik Atrofi" yaratmıştır. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrası uygulanan ABD ambargosu, bu bağımlılığın risklerini ortaya çıkarmış ve ASELSAN ile TUSAŞ gibi yeni nesil firmaların kurulmasını tetiklemiştir. 4. Millî Teknoloji Hamlesi Dönemi (2000-Günümüz): Bu dönem, "satın alma" yerine "üretme" felsefesini merkeze alan bir paradigma değişimini temsil etmektedir. Fikrî mülkiyet (IP) sahipliğine, özel sektör dinamizmine ve insan kaynağı gelişimine (Teknofest) odaklanan bu strateji, Türkiye'yi pasif bir teknoloji tüketicisinden aktif bir üretici ve küresel güç çarpanına dönüştürmüştür. İHA/SİHA başarısı bu dönüşümün en somut kanıtıdır. Nihayetinde, belge, teknolojik bağımsızlığın salt bütçe meselesi değil, fikrî mülkiyete sahip olma ve sürdürülebilir bir teknoloji ekosistemi yaratma meselesi olduğunu vurgulamaktadır.
FATİHE MEKTUP
2025/02/12
Düşündüren şiir...
Uyan Mehmet Akif Ersoy
2025/02/12
 Uyan! Şiiri - Mehmet Akif Ersoy Baksana kim boynu bükük ağlayan? Hakk-ı hayâtın senin ey müslüman! Kurtar o bîçâreyi Allâh için, Artık ölüm uykularından uyan!
EZAN-I MUHAMMEDİ
2023/06/11
Ruhumun senden İlahi şudur ancak emeli: Değmesin ma'bedimin göğsüne na-mahrem eli; Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli Ebedi, yurdumun üstünde benim inlemeli. Mehmed Akif ERSOY
MESNEVİ-İ NURİYE REŞHALAR
2022/05/23
Reşhalar بِسْمِ اللّهِ الرّحْمنِ الرّحِيمِ TENBİH Hâlık-ı Âlem'i bize tarif ve ilân eden deliller ve bürhanlar, lâyüadd ve lâyuhsadır. O delillerin en büyükleri üçtür: Birincisi: Bazı âyetlerini gördüğün, işittiğin şu “kitab-ı kebir-i kâinat”tır. İkincisi: Bu kitabın âyet-ül kübrası ve divan-ı nübüvvetin hâtemi ve künuz-u mahfiyenin miftahı olan Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'dır. Üçüncüsü: Kitab-ı âlemin tefsiri ve mahlukata karşı Allah'ın hücceti olan Kur'an'dır. Şimdi, birkaç reşha zımnında ikinci bürhanı tariften sonra sözlerini dinleyeceğiz. BİRİNCİ REŞHA: Arkadaş! Hâlıkımızı tarif eden, pek büyük bir şahsiyet-i maneviyeye mâlik, bürhan-ı nâtık dediğimiz “Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm kimdir?” diye yapılan suale cevaben deriz ki: Hazret-i Muhammed (A.S.M.) öyle bir zâttır ki, azamet-i maneviyesinden dolayı sath-ı arz, o zâtın Mescid-i Aksa'sıdır. Mekke-i Mükerreme onun mihrabı, Medine-i Münevvere onun minber-i fazl-ı kemalidir. Cemaat-ı mü'minîne en son ve en âlî imam ve nev'-i beşerin hatib-i şehîridir; saadet düsturlarını beyan ediyor. Ve bütün enbiyanın reisidir; onları tezkiye ve tasdik ediyor. Çünki dini bütün dinlerin esasatına câmi'dir. Ve bütün evliyanın başıdır. Şems-i risaletiyle onları terbiye ve tenvir ediyor. O zât (A.S.M.) öyle bir kutub ve nokta-i merkeziyedir ki, onun halka-i zikrinde bulunan bütün enbiya u ahyar, ebrar u sadıkîn onun gelmesine müttefik ve kelâm-ı nutkuyla nâtıktırlar. Ve öyle bir şecere-i nuraniyedir ki, damar ve kökleri, enbiyanın esasat-ı semaviyesidir. Dal ve budakları, evliyanın maarif-i ilhamiyesidir. Bu itibarla, herhangi bir davayı iddia etmiş ise, bütün enbiya mu'cizelerine istinaden ve bütün evliya kerametlerine müsteniden ona şehadet etmişlerdir. Evet bütün davalarının tasdiklerini iş'ar eden, bütün kâmillerin hâtem ve mühürleri vardır. Ezcümle: O zâtın (A.S.M.) davalarından biri “Tevhid”dir. Bu davayı tasrih ve ifade eden لاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ kelime-i mübarekesidir. O zâtın halka-i din ve zikrine giren bütün geçmiş ve gelecek insanlar o kelime-i mukaddeseyi rükn-ü iman ve vird-i zeban etmişlerdir. Demek, o davanın hak ve hakikat olduğuna kanaat ve itminan ve iz'anları hasıl olmuş ki, zaman ve mekâna şamil bir tarzda, o kelime-i mübareke, meşrebleri, meslekleri, an'aneleri mütehalif, mütebayin insanların ağızlarında Mevlevîler gibi semavî deveran ve cevelan ediyor. Binaenaleyh gayr-ı mütenahî şahidlerin tasdikiyle hak ve hakkaniyeti tahakkuk eden bir davaya, hiç bir vehmin haddi değildir ki, ona dest-i itirazı uzatabilsin! İKİNCİ REŞHA: Arkadaş! Tevhidi isbat ve nev'-i beşeri irşad eden o nuranî bürhan; biri sağında, diğeri solunda, biri mütevatir, diğeri mecma-i aleyh bulunan nübüvvet ve velayetle mücehhezdir. Ve aynı zamanda, irhasat denilen kabl-en nübüvvet kendisinden zuhur eden hârika hallerin rumuzatıyla ve kütüb-ü semaviyenin beşaratıyla ve hevatif denilen -gaybdan verilen- tebşirat-ı müteaddide ile musaddaktır. Ve keza o bürhan-ı nuranîden zuhur eden inşikak-ı Kamer, parmaklarından fışkıran sular, ağaçların onun davetine icabetleri, duasının akabinde yağmurun nüzulü, pek az bir yemekten çokların yiyip doymaları ve kurt, ceylân, deve, taş ve sairenin konuşmaları gibi mu'cizelerinin delalet ve şehadetiyle tasdik edilmiş bir zâttır. (A.S.M.) Ve keza dünya ve âhiret saadetlerini temine kâfil ve kâfi olan şeriatı, nübüvvetini tasdik ve isbata kâfidir. Geçen derslerde, şems-i şeriatından bazı şuaları gördük. Tatvil-i kelâmı mûcib tekrarları lâzım değildir. ÜÇÜNCÜ REŞHA: Arkadaş! O zât (A.S.M.), delail-i âfâkıye denilen haricî deliller ile musaddak olduğu gibi, delail-i enfüsiye denilen zâtında ve nefsinde sabit delil ve işaretler ile dahi musaddaktır. Çünki O zât şems gibidir; zâtını zâtı ile ziyalandırarak gösterir. Meselâ: Bü
MESNEVİ-İ NURİYE LEM'ALAR
2022/05/17
kısım tevhid sahipleri, her şeyin üstünde Cenab-ı Hakk'ın sikkesini görür ve her şeyin cephesinde bulunan mührünü, damgasını okur. Ve bu sayede huzurî bir tevhid melekesi mâliki olurlar ki dalalet ve evhamın taarruzundan kurtulurlar. Kur'an-ı Hakîm'den istifade ettiğimiz ikinci kısım tevhidin birkaç mertebelerini birkaç lem'a zımnında izah edeceğiz. Risale-i Nur-Mesnevi-i Nuriye/9
MESNEVİ-İ NURİYE MUKADDEME
2022/05/11
MESNEVÎ-İ NURİYE بِسْمِ اللّهِ الرّحْمنِ الرّحِيمِ İ’TİZAR Risale-i Nur Külliyatı'ndan “El-Mesneviyy-ül Arabî” ile muanven büyük Üstad'ın cihanbaha pek kıymetdar şu eserini de Allah'ın avn ve inayetiyle Arabîden Türkçeye çevirmeye muvaffak olmakla kendimi bahtiyar addediyorum. Yalnız, aslındaki ulviyet, kuvvet ve cezaleti tercümede muhafaza edemedim. Evet o cevher-baha hakikatlara zarf olacak ne bir harf ve ne bir lâfız bulamadım. Tercüme lisanı da, fikrim gibi nâkıs ve kasır olduğundan, o azîm imanî ve cesîm Kur'anî hakikatlere ancak böyle dar ve kısa bir kisveyi tedarik edebildim. Ne hakkın ve ne hakikatın hatırı kalmış. Fabrika-i dimağiyemin bozukluğundan bu kadarını da müellif-i muhterem Bediüzzaman'ın manevî yardımları ile dokuyabildim. Evet bir tavuk kendi uçuşuyla, şahinin veya kartalın uçuşlarını taklid ve tercüme edemez. Bu, hakikaten aslına uygun ve lâyık bir tercüme değildir. (Pek kısa bir meal, bazan da tayyedilmiş, tercüme edememiş.) Çok yerlerde yalnız mealini aldım. Bazı yerlerde de tayyettim. Ancak aslındaki hakaikı, evlâd-ı vatana gösteren küçük bir âyinedir... Risale-i Nur müellifinin neseben küçük kardeşi ve onbeş sene ondan ders alan Abdülmecid Nursî
HULUSİ AĞABEY DUA
2022/04/28
Nûrun Birinci Talebesi Hacı Hulûsi Beyin KADİR GECESİ DUASI🌹 بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَا ْلعَاقِبَةُ لِلْمُتَّق۪ينَ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلٰى سَيِدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى اَلِهِ وَصَحْبِهِ وَبَارِكْ وَسَلِّمْ عَلَيْهِمْ اَجْمَع۪ينَ YÂ RABB-ÜL ÂLEMİN! Ramazan-ı Şerifin, Leyle-i Kadr’in, Kur’an’ı Hâkimin, İsm-i a’zamın, Habib-i Ekremin ve âl ve ashab ve ümmehat-ı müminin olan ezvac-ı tahiratın rıdvanullahi aleyhim ve aleyhinne ecmain ve sair enbiya-yı izam selavatullahi ala nebiyyina ve aleyhim hazerâtının, melaike-i mukarrebinin, sıddıkîn, şüheda, salihin, müctehidin, evliya-yı arifin, meşayih-i kâmilin, ağniya-i şakirin ve fukara-i sabirinin hürmetine, âcizane kıldığımız namazlarımızı, tuttuğumuz oruçları ve sair ibadetlerimizi lütfunla, kereminle ve fadlınla kabule karin eyle. Bu mübarek ayda kalplerimizde uyandırdığın ibadet ve taat iştiyakını Ramazan’dan sonrada eksiltmeden devam ettir. YÂ İLAH-EL ÂLEMİN! Hadd-i büluğumuzdan bu ana kadar büyük, küçük, şahsi ve içtimai bütün günahlarımızdan ciddi pişmanlık duyarak ve bir daha işlememeye tevfik ve medet senden dileyerek huzur-u izzetine geldik, el açtık yalvarıyoruz. Bizleri akraba ve taallukatımızı ve bütün müminleri mağrifetine mazhar eyle, tövbelerinde sabit eyle, nefse, şeytana uymaktan hıfz eyle, hallerimizi hayr ile islah ve işlerimizi razı olacağın şekilde güzel eyle. YÂ EKREM ÜL EKREMİN VE YÂ ERHAMERRÂHİMÎN! Af edicisin, afvı seversin. Hepimizin geçmiş büyük, küçük bütün günahlarımızı afv-ı mağfiret eyle.Kötülüklerimizi يُبَدِّلُ اللّٰهُ سَيِّئَاتِهِمْ حَسَنَاتٍ sırrına mazhar eyle Harici ve dâhili din düşmanlarının Müslümanlığa ve İslam âlemine, aziz vatanımıza müteveccih ve mütecaviz niyetlerini kendi aleyhlerine tahvil eyle. Dünyayı saran dinsizlik afetinden İslam âlemini ve yurdumuzu halâs eyle. Bu afeti memleketimizde, içimizde, bilhassa gençlerimizde yaymaya çalışanları, şeytandan ders alarak ehl-i imana saldıran zalimleri حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ diyerek izzet ve azametine havale edip, senin kudretin her şeye yettiğine ve yeteceğine kat’i suretle inandığımız halde diyoruz ki: YÂ RABBENA, YÂ İLAHENA, YÂ NASİRENA! Bu zalimlerin şerlerini, zulümlerini izzetine layık bir surette def’ ü ref’ eyle. YÂ ERHAMERRAHİMİN! Bizleri ve bütün ehl-i imanı fakirlik, hakirlik ve borçluluk eleminden ve diğer güç yetmez, tahammül olunmaz, görünür, görünmez her türlü musibetlerden nefis, cin ve ins ve cinni insi şeytanların şerlerinden muhafaza eyle. Hastalarımıza ve bütün müminlerin hastalarına acil şifalar, borçlularına kolaylıkla borçlarından kurtulmalar. Bizlere ve evlad-ü ahfadımıza ve bütün taallukatımıza ve ehibbamıza saat-i kıyamete kadar Kur’anın sönmeyen nuru altında tarîk-i müstakimde hidayeti tevfik eyle, azıp sapanlardan eyleme. Yolcularımıza selametler, alelhusus fariza-i haccı ifaya niyet eyleyen müminlere kolaylıklar halk eyle. İsrail adı altında mukaddes İslam yurduna yerleştirilen ve Mescid-i Aksa gibi Müslümanların mukaddes yerini işgal eden kavm-i Yahudu ve hâmilerini târumâr eyle. Bu zelil kavme mukavemet edemeyecek derecede Kur’an ahkâmına yabancı kalıp dinsizlik rejiminin merhametine sığınacak derekeye düşen Müslüman devlet ve milletlerinin kalplerini iman ve Kur’an Nuru ile tahkim ve düştükleri bu günkü halden tahlis eyle. Esaret hayatı yaşayan din kardeşlerimize feci ve şeni’ tecavüzlerde bulunan ehl-i küfrü müşevvikleriyle beraber kahreyle. Ecnebi memleketlerdeki din kardeşlerimizin ve bizlerin kalplerini muhabbetullah, muhabbet-i Resulullah ve muhabbet-i Kelamullah ile takviye ve teshir eyle. Şu meclisimizden RUH-U SEYYİDİL MÜRSELİNİ haberdar eyle. Bu hayatta ziyaretler ve sünnet-i seniyyesine tebaiyetler ve ol kelime-i mübareke-i münciye olan: اَشْهَدُ اَنْ لآَاِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ وَاَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَ رَسُولُهُ diyerek لاَ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلاَهُمْ يَحْزَنُونَ tebşiratına layık gördüklerin zümresine ve yevmi haşirde liva-yı Muhamm
MÜSTAKİM DİJİTAL DÜNYA (SAFRANBOLU NUR )
2021/03/21
Müspet manada hayırlı hizmetlerde istimali ile alakalı bu çalışmayı istifadelerinize arz ediyoruz.                                                                                                                                           (SAFRANBOLU NUR)  
LEMAAT6
2021/03/08
 Büyük görünme küçülürsün Ey enesi çifteli, kafası da kibirli! Şu mizanı bilmeli: Her adam için elbet cem'iyet-i beşerde, içtimaî binada, Görmek görünmek için şu mertebe denilen bir penceresi var. Ger pencere, kamet-i kıymetinden yüksekse, tekebbürle tetavül edecek, Uzanacak. Ger pencere, kamet-i himmetinden alçaksa, tevazu'la tekavvüs edecek, eğilecek. Kâmillerde, büyüklük mikyasıdır küçüklük. Nâkıslarda, küçüklük mizanıdır büyüklük...                                                                                                                                          Bediüzzaman Said NURSİ Sözler 
LEMAAT5
2021/02/26
Meziyetin varsa hafa türabında kalsın; tâ neşvünema bulsun Ey zîhâssa-i meşhure! Taayyünle zulmetme, ger perde-i hafanın altında sen kalırsan, ihvanına verirsin ihsan ve bereketi. Herbir ihvanın altında sen çıkması, hem de o sen olması imkân ve ihtimali, herbirine celbeder bir nazar-ı hürmeti. Eğer taayyün edip perde altından çıksan, mükrim iken altında; üstünde zalim olursun. Güneş iken orada; burada gölge edersin. İhvanını düşürttürüp hem nazar-ı hürmetten. Demek taayyün ve teşahhus, zalim birer emirdir, sahih doğru böyle ise, hem de böyle görürsün. Nerede kaldı yalancı tasannu' ve riya ile kesb-i teşahhus-u şöhret? İşte bir sırr-ı azîm ki hikmet-i İlahî, hem o nizam-ı ahsen Bir ferd-i fevkalâde, kendi nev'i içinde setr ile perde çeker, bununla kıymet verdirir, hem de eder müstahsen. İşte sana misali: İnsan içinde veli, ömür içinde ecel, olmuş meçhul ve mühmel. Cum'ada müstetirdir bir saat, kabul olur dua edersen. Ramazanda münteşir bir leyle-i zû-kadir, esma-ül hüsnada muzmer iksir-i ism-i a'zam. Bu misallerin haşmeti, hem de o sırr-ı hasen İbhamda izhar eder, ihfada isbat eder. Meselâ: Ecelin ibhamında bir müvazene vardır; her dakikada tutar ne vaziyet alırsan. Kefeteyn-i havf u reca, hizmet-i ukba, dünya; tevehhüm-ü bekaî, lezzet-i ömrü verir. Yirmi sene mübhem bir ömür olsa ahsen Nihayeti muayyen bin senelik bir ömre. Zira nısfı geçerse, her saati geldikçe güya adım atarak dar ağacına gidersin Şey'en şey'en üzülmek.. vehm de teselli vermez, sen de rahat etmezsin...  SAİD NURSÎ Sözler ( 720 - 721 )
LEMAAT4
2021/02/19
İslâmiyet, selm ve müsalemettir; dâhilde niza ve husumet istemez Ey Âlem-i İslâmî! Hayatın ittihadda. Ger ittihad istersen düsturun bu olmalı: "Hüvel Hakku" yerine "Hüve Hakkun" olmalı. "Hüvel Hasen" yerine "Hüvel Ahsen" olmalı... Her müslim kendi meslek, mezhebine demeli: "İşte bu haktır, başkasına ilişmem. Başkaları güzelse, benim en güzelidir." Dememeli: "Budur hak, başkaları battaldır." Ya "Yalnız benimkidir güzeli; başkaları yanlıştır, hem çirkindir." Zihniyet-i inhisar, hubb-u nefisten geliyor, sonra maraz oluyor, niza ondan çıkıyor. Derd ile dermanlar Taaddüdü hak olur, hak da taaddüd eder. Hacat ve ağdiyenin tenevvüü hak olur, hak da tenevvü eder. İstidad, terbiyeler, tekessürü hak olur, hak da tekessür eder. Bir madde-i vâhide, hem zehir ve hem panzehir. İki mizaca göre mesail-i fer'îde hakikat sabit değil, izafî ve mürekkeb, mükellefîn mizaclar Ona bir hisse verip, ona göre ederek tahakkuk ve terekküb, her mezhebin sahibi mühmel mutlak hükmeder. Mezhebinin hududu tayinini bırakır temayül-ü mizaca; taassub-u mezhebî tamime sebeb olur. Tamimin iltizamı sebeb olur nizaa. İslâmiyet'ten evvel tabakat-ı beşerde derin uçurumlar, Hem tebaüd-ü acibi istedi bir vakitte taaddüd-ü enbiya, tenevvü-ü şerâyi', müteaddid mezhebler. Beşerde bir inkılab İslâmiyet yaptırdı, beşer tekarüb etti, Şer' etti ittihad, vâhid oldu Peygamber. Seviye bir olmadı; mezheb taaddüd etti. Terbiye-i vâhide kâfi geldiği zaman, ittihad eder mezhebler... * * *                                                                                                                                                                         SAİD NURSİ

Podcast reviews

Read @ismail1can podcast reviews


0 out of 5
0 reviews

Podcast sponsorship advertising

Start advertising on @ismail1can relevant audience podcasts


What do you want to promote?