1561662781
Derinlere Çıkmak

Advertise on podcast: Derinlere Çıkmak

This podcast has
75 episodes
Language
Turkish
Publisher
Salih Furkan
Explicit
No
Date created
2021/04/05
Latest episode
2023/11/13
Average duration
8 min.
Release period
11 days

Description

Hannah Arendt, 1958 yılında "İnsanlık Durumu"nu yazdı. Başına insanı koyan eserler özellikle iki dünya savaşıyle beraber artmıştır. Bu bitmekte ve kaybetmekte olan insanın durumudur. Arendt'in eseri "Vita Activa" kavramı ile açılır. Bir şekilde modern insan için üç önemli eylemin kavrama dökülmüş hali: emek, iş ve eylem. Şimdi biz insanlığın bu üç kavramda yeterince haddini aştığını söylüyoruz. Başa dönmeyi öneriyoruz. Derin düşünmeye, Vita contemplativaya.

Unlock Derinlere Çıkmak podcast Email contact info,
Listeners & Audience details

Email contact information

Direct podcast contact details

Listeners

Audience numbers & engagement insights

Audience details

Podcast Insights

Podcast episodes

Check latest episodes from Derinlere Çıkmak podcast


İsmet Özel: Üç Mesele "Sanat,Siyaset, vs."
2023/11/13
İkinci bölümü İsmet Özel’in sanat ve siyaset bağlamında ele aldığı fayda kavramı ile açıyoruz. Biz kendi izlenimlerimizi metinden yola çıkarak paylaşmaya devam edeceğiz. Şu var ki ortada sanatçı ya da siyasetçi diyebileceğimiz kişiler var mı? Bu nedenle de başlığa bir “vesaire” eklenmiş. Yani işin vesaire kısmına geldiysek bir şeylerin olmamasına dayanıyoruz demektir. Sanat, siyaset ve tefekkür alanı günümüzde artık vesaire kalibresine inen şeyler. Vesaire bir şeyler olduğuna işaret değil olmadığını imleyen bir şey daha çok.
Düşünen Kitaplar: 14.Bölüm "Nedir Bu Sinema?"
2023/10/28
Andreas Balint Kovacs, Modernizmi Seyretmek, çev. Ertan Yılmaz Andrey Tarkovsky, Mühürlenmiş Zaman, çev. Füsun Ant Roland Barthes,Camera Lucida: Fotoğraf Üzerine Düşünceler, çev. Reha Akçakaya Gilles Deleuze, Sinema I-II “Hareket İmge”, “Zaman İmge” Andre Bazin, Sinema Nedir?, çev. İbrahim Şener
İsmet Özel, Üç Zor Mesele: "Sahne Işıkları"
2023/10/14
Hayal, insanın istekleri, özlemleri yönünde kafasında meydana getirdiği bir suni ortam, bir zan, bir kuruntudur. Hayalden kuruntuya bir yol çıkar. Rüya ise insanüstü bir kuvvetin tesiri altında görülen ve benim gerçek kabul ettiğim bir istikamettir. Nedir rüya? İnanca bağlılığın insanüstü bir kuvvet tarafından insanda kavileşmesidir. Rüya hakikatin cüzüdür. Rüyanın yalan söyleme imkânı bulunmaz. Hayalse özü itibariyle hakikatten beslenen ama gerçeğin çölünden gelendir. Rüya düştür. O uykuya içkindir. Hayal ise uyanıkken uyumayı telkin eder çoğunlukla.
Düşünen Kitaplar, 13.Bölüm: "Marx Dede"
2023/10/01
* Pitirim Sorokin, Bir Bunalım Çağında Toplum Felsefeleri, çev. Mete Tunçay * Karl Marx, 1844 El Yazmaları * Alman İdeolojisi "Feuerbach" * Felsefe İncelemeleri, * Grundrisse
Spinoza'da "Affection" Kavramı
2023/09/22
Etika, Ortaçağ geleneğine göre yazılsa da anlaşılır bir kitaptır. Böyle şeylere yaklaşırken korkularımızı yenmeliyiz. Yine de çetrefilli bir kavramla karşı karşıyayız. Affect duygu olarak çevrilebilir, Latince kalıbıyla affectio duygulanış olarak karşılanıyor; Hilmi Ziya affection kavramına duygulanım demiş. Bunların aslında çok önemi yok. Eksik gibi tüm bu karşılamalar. Önemli olan bu kavramı tefekkür etmek. Kavramı bir şeyin üzerindeki her türlü tesir, etki alanı oluşturma hatta izler olarak karşılayabiliriz. Buna bir tanım getirmek çok güç. Üzerine düşünebiliriz ama. Çünkü Spinoza’da hayat, akış içerisinde üzerimizde etkisi olan ya da bize çarpan sayısız şeylerin etkisinin toplamıdır. Tüm bu etkiye affection diyoruz. Hala tanımın eksik olduğunu unutmayalım. Çünkü hayatımız tüm etkileri tanımlayacak çapın çok ötesindedir.  Kısacası kelimenin karşılığını, duygulanış ya da duygulanım ne kadar kaldırabiliyor bu şüpheli. Zira burada karşılaşmalarımızın üzerimizde bıraktığı etkiden söz ediyoruz. Bu, her an akış içinde olan bir şey. Buradaki net olmayış şu: Spinoza için beden ve ruh ayrımı tartışmalı bir mesele. Can, beden, ruh gibi kavramları bir kenara koyarak affectionu şöyle anlamaya çalışalım: bütün veçheleriyle bir etki altındayız. Spinoza için metafiziksel olan ile cismani olanın farkı yok. Zaten özü tözden ayıramıyoruz onda.
Düşünen Kitaplar 12. Bölüm: "Nedir Bu Sanat?"
2023/09/06
E.H. Gombrich, Sanatın Öyküsü, Remzi Kitabevi Larry Shiner, Sanatın İcadı, çev. İsmail Türkmen, İstanbul 2017, 4. Basım L.N. Tolstoy, Sanat Nedir?, çev. Mazlum Beyhan, İstanbul 2019 Hans Belting, Floransa ve Bağdat; Doğuda ve Batıda Bakışın Tarihi, çev. Zehra Akarsu Yılmazer Walter Benjamin, Son Bakışta Aşk, çev.Nurdan Gürbilek
Gündüz Vassaf, Cehenneme Övgü
2023/09/02
Neden cehenneme övgü? Ya da cehenneme övgü olur mu? Çünkü aslında her gün cennet ümidi içinde cehenneme giden yola taş döşüyoruz aslında. Cenneti yeryüzünde yaratmaya çalışıp sonra da başka cennetler ediniyoruz. En sonunda da cennet kavramına dahi yabancılaşıyoruz. Cehenneme gidebileceğini kimse düşünmüyor zaten. Cehennem fikrini ilginç kılan şey de orada hep başkalarının acı çekeceği fikri. Bu da tam modern insanın vakarına uygun bir tarz. Cehenneme övgü denilmesinin bir nedeni de hayatımızda her şeyin düzenli, konformist ve doğrularla örülü olması. Cennet fikri de böyle çünkü. Halbuki asıl mesele doğruların sorgulanmasıdır. Kapitalizm ve sınırsız üretim çağı ile birlikte etrafımızda çizilen duvarlardan başka bir şey tanımıyoruz. Hep bunları gerçeklik olarak da hayatımıza uyduruyoruz.
Düşünen Kitaplar: 11. Bölüm "Göz Ağrıları"
2023/08/19
Susan Sontag, Yoruma Karşı, çev. Osman Akınhay, İstanbul  2012 Bertrand Russell, Batı Felsefesi Tarihi, III Cilt Richard Sennett, Ten ve Taş; Batı Uygarlığında Beden ve Şehir, çev. Tuncay Birkan, İstanbul 2018 Slavoj Zizek, Ahir Zamanlarda Yaşarken, çev. Erkal Ünal, İstanbul 2014 Johan Huizinga, Homo Ludens; Oyunun Toplumsal İşlevi Üzerine Bir Deneme, çav. M. Ali Kılıçbay
İsmet Özel, Şiir Okuma Kılavuzu: "İnsanın Bu Dünyadaki Yeri"
2023/08/11
Dünyada bir yerimizin olduğu hakikatiyle şiir okumanın büyük bir ilişkisi vardır. Şiirokumak demek kimsenin oraya hücum edemeyeceği bir yurt edinmek demektir. Böyle bir yurt edinmiş kişinin aynı zamanda özü de gürleşecek kendinden emin olacaktır. Şiir okumak bizi ümmi kılar. Yani bir şekilde baştan almamıza müsait bir mecra oluşturur. Şiirin içinden çekip çıkarttığımız mesaj, şairin deyimiyle çığlık, homurtu, haykırış ya da inleme bizim ne olduğumuz ile alakalı olacaktır. Elbette içinde bulunulan zaman ve şartlar bu mesajın niteliğini de belirgin hale getirecektir.
Düşünen Kitaplar: 10. Bölüm "Ciddi Düş-ünce"
2023/08/07
Ludwig Wittgenstein, Tractatus Logico- Philosophicus, çev. Oruç Aruoba, İstanbul 2016 Platon, Diyaloglar, Ahmet Arslan, İlkçağ Felsefe Tarihi, 5 Cilt, Alfa Yayınları Walter Kranz, Antik Felsefe, çev. Suat Y. Baydur, İstanbul 1994 Wilhelm Capelle, Sokrates Öncesi Felsefe,
Eros'un Istırabı: Melankoli Notları
2023/08/02
Hiç de soğuk olmayan, sevgilisine yanıp tutaşan bir kız, İlk defa aşık olan bir oğlan okusun isterim yazdıklarımı, Arzunun anatomisini inceleyen benim gibi acı çeken biri Kendi tutkusunun yansımasını görüp, şaşkınlıkla haykırır: Gönül maceralarım hakkında yazan bu yazar bozuntusu da kimdir? Ovidius
Düşünen Kitaplar: 9. Bölüm "İnsan ve Toplum"
2023/07/23
Theodor W. Adorno, Minima Moralia, çev. Orhan Koçak, Ahmet Doğukan, İstanbul 2012 Julien Benda, Aydınların İhaneti, çev. Cem Soydemir, İstanbul 2011 Michel Foucault, Kelimeler ve Şeyler, çev. M. Ali Kılıçbay Niccolò Machiavelli, Hükümdar, çev. Ayşe Cavdar, Gaye Demircioğlu, Dergah Yayınları Giambattista Vico, Yeni Bilim, çev. Sema Önal Akkaş, Doğu Batı

Podcast reviews

Read Derinlere Çıkmak podcast reviews


0 out of 5
0 reviews

Podcast sponsorship advertising

Start advertising on Derinlere Çıkmak relevant audience podcasts


What do you want to promote?