
Advertise on podcast: Kendime Kulak Verdim
This podcast has
46 episodes
Language
TurkishPublisher
Klinik Psikolog Buket KaradaşExplicit
No
Date created
2025/07/22
Latest episode
2026/09/28
Average duration
16 min.
Release period
19 days
Description
Bazen bir ses içeriden konuşur: “Yeterli değilim.” “Sevilmeye layık mıyım?” “Neden hep aynı döngüdeyim?” Hep bir şeyler anlatıyordum… ama sanırım en çok kendimi dinlemeyi unutmuşum. Ben bir klinik psikoloğum. Bu podcast’te geçmişin seslerine, içimizdeki çocuklara ve o hiç susmayan iç eleştirmene kulak veriyoruz. Şema terapi ışığında, kendimizi duymaya, anlamaya ve yumuşak bir gözle bakmaya çalışıyoruz. Çünkü bazen en iyileştirici şey, sadece biraz durmak ve kendine kulak vermek. Klinik Psikolog Buket Karadaş
Unlock Kendime Kulak Verdim podcast Email contact info,
Listeners & Audience details
Email contact information
Direct podcast contact details

Listeners
Audience numbers & engagement insights

Audience details
Podcast Insights

Podcast episodes
Check latest episodes from Kendime Kulak Verdim podcast
Bölüm 46 : "Ben Hep Böyle Miydim?"
2026/09/28
“Ben böyleyim.”
“Ben kimseye ihtiyaç duymam.”
“Ben biraz kontrolcü biriyim.”
“Ben insanları kırmayı sevmem.”
“Ben duygularımı çok belli etmem.”
“Ben zaten hep güçlüydüm.”
Peki…
Gerçekten hep böyle miydin?
Belki bugün karakterin olarak gördüğün bazı tarafların, bir zamanlar hayatla baş etmek için öğrendiğin yollar.
Belki güçlü olmak, kimseye ihtiyaç duymamayı öğrenmekti.
Belki kontrol etmek, ne olacağını bilmediğinde hissettiğin güvensizlikle baş etmenin yoluydu.
Belki herkesi düşünmek, birinin senden memnun olmamasına katlanmak zor geldiği için başladı.
Ve belki bunları o kadar uzun zamandır yapıyorsun ki artık nerede senin başladığını, nerede öğrendiğin yolların devreye girdiğini ayırmak zor.
Bu bölümde kendimiz sandığımız bazı taraflarımıza biraz daha yakından bakıyoruz.
Onlardan kurtulmak için değil.
Bir zamanlar bizi neden koruduklarını ve bugün hâlâ onlara aynı şekilde ihtiyacımız olup olmadığını anlamak için.
🎙️ Yeni bölüm: Ben Hep Böyle Miydim?
Çünkü bir şeyi yıllardır yapıyor olman, onu sonsuza kadar yapmak zorunda olduğun anlamına gelmiyor.
“Ben böyleyim… ama başka türlü de olabilirim.”
Bölüm 45 : "Ben Olsaydım..."
2026/09/13
“Ben olsaydım arardım.”
“Ben olsaydım bunu unutmazdım.”
“Ben olsaydım o gün onu yalnız bırakmazdım.”
“Ben olsaydım söyletmeden düşünürdüm.”
Bu cümleleri bazen karşımızdaki insanın yapmadığı bir şey karşısında kuruyoruz.
Ve bazen haklıyız.
Çünkü “Ben olsaydım…” derken aslında şunu söylüyoruz:
“Ben de merak edilmek istiyorum.”
“Ben de düşünülmek istiyorum.”
“Ben de zorlandığımda yanımda birini istiyorum.”
Ama bazen aynı cümlenin altında başka bir ses var:
“Ben böyle yapıyorsam sen de yapmalısın.”
“Beni seviyorsan böyle davranmalısın.”
“Doğrusu bu.”
Peki ikisini nasıl ayıracağız?
Karşımdaki insandan gerçekten ihtiyacım olan bir şeyi mi istiyorum, yoksa benim gibi olmasını mı bekliyorum?
Ve belki daha zor olanı:
Bir insanın benden farklı olduğunu kabul etmekle, kendi ihtiyaçlarımdan vazgeçmek arasındaki sınır nerede?
🎙️ Yeni bölüm: Ben Olsaydım…
Bu bölümde ilişkilerdeki duygusal ihtiyaçlarımızla, içimizdeki talepkâr ebeveynin “böyle olmalı” diyen beklentilerini birbirinden ayırmaya çalışıyoruz.
Çünkü karşımızdaki insan bizim gibi olmak zorunda değil.
Ama ihtiyaçlarımız da sırf o bizden farklı diye ortadan kaybolmuyor.
Bölüm 44 : "Geri Dönmek İçin Geç mi Kaldım?"
2026/08/31
Bir süredir burada yoktum.
İlk zamanlarda geri dönmek kolaydı.“Haftaya kaydederim.” diyordum.
Ama zaman geçtikçe geri dönmek kolaylaşmadı. Aksine, daha da zorlaştı.
Çünkü bazen bir şeye ara verdiğimizde yalnızca düzenimizi kaybetmiyoruz. Geçen zamanla birlikte kendimize anlatmaya başladığımız hikâyeler de araya giriyor:
“Artık çok geç.”“Çok geride kaldım.”“Eskisi gibi yapamam.”“Döneceksem bu sefer kusursuz olmalı.”
Peki gerçekten geç mi kaldık?
Yoksa geç kaldığımızı düşündüğümüz için mi hâlâ başlamıyoruz?
🎙️ Uzun bir aradan sonra yeni bölüm:
Geri Dönmek İçin Geç mi Kaldım?
Bu kez kaldığım yerden değil, bugün olduğum yerden devam ediyorum.
Buradayım. 🤍
Bölüm 43 : Ebeveynlerimle İlişkim: Yer Kaplamamayı Öğrenmek
2026/07/05
Çocukken kimse sana "fazlasın" dememiş olabilir. Ama yine de daha az yer kaplamayı öğrenmiş olabilirsin.
Belki üzüldüğünde "abartıyorsun" dendi.Belki ihtiyaçlarını dile getirmek yerine içine attın.Belki kimse seni susturmadı ama duygularına da yeterince yer açılmadı.
Bu bölümde, çocukken duygularımızın ne kadar görüldüğünün yetişkinlikte kurduğumuz ilişkileri nasıl etkileyebileceğini konuşuyoruz.
Neden yardım istemekte zorlanıyoruz?Neden hep idare eden taraf oluyoruz?Neden ihtiyaçlarımızı dile getirirken suçluluk hissediyoruz?
Belki de sorun fazla yer kaplaman değildi.
Belki sadece çocukken, daha az yer kaplamanın daha güvenli olduğuna inandın.
Bölüm 42 : Sırtını Yaslayabileceğin Biri
2026/06/10
Bazen insanın en çok ihtiyacı olan şey, birine gerçekten ne hissettiğini anlatabilmek oluyor. Kırıldığını, yorulduğunu, etkilendiğini söyleyebilmek… Ve bunu yaparken fazla bulunmayacağını hissetmek. Bu bölümde, birilerine ihtiyaç duymanın neden çok temel bir şey olduğunu, duyguları paylaşmanın neden zayıflık olmadığını ve kendi içimizde kurduğumuz daha güvenli yerin ilişkileri nasıl daha mümkün hale getirebildiğini konuşuyorum.
Bölüm 41 : Tam Toparlanıyorum Derken
2026/05/11
Bazen her şey biraz daha iyiye gidiyor gibi gelir. Daha az düşünür, daha az zorlanır, artık geçti sanırız. Sonra beklenmedik bir anda eski bir duygu yeniden gelir ve çoğumuz başa döndüğümüzü düşünür ve hayal kırıklığı hissederiz. Bu bölümde, toparlanmanın neden her zaman düz bir çizgide ilerlemediğini, yeniden zorlanmanın neden her şeyi silmediğini ve bazen en çok da “ben bunu geçmiştim sanıyordum” düşüncesinin can yaktığını konuşuyorum.
Bölüm 40 : Ardımda Bıraktığım İhtimaller
2026/05/04
Bazen bir insanı değil, onunla kurduğumuz ihtimali bırakmak daha zor gelir. Bu bölümde, uzun vadesini göremediğimiz romantik ilişkileri, eskisi gibi iyi gelmeyen arkadaşlıkları ve bazen geride bıraktığımız şeyin bir kişi değil, onunla ilgili umudumuz olduğunu konuşuyorum. Çünkü bazı bağlar büyük bir kopuşla değil, yavaş yavaş içimizde yer değiştirerek bitiyor. Ve bazen büyümek, tam da artık bize iyi gelmeyen ilişkilere dürüstçe bakabildiğimiz yerde başlıyor.
Bölüm 39 : "Anlatsam Anlar Mısın ?"
2026/04/12
Hiç kendini defalarca anlatıp yine de duyulmamış hissettin mi? Bu bölümde, anlaşılmama yarasını, çocuklukta duyulmayan taraflarımızı ve ilişkilerde tekrar eden “söyledim ama duyulmadı” deneyimini ele alıyorum. Ama sadece kırgınlıktan değil, umuttan da konuşuyoruz: Çünkü bazen duygusal derinlikleri farklı iki insan, birbirini anlamaya gerçekten emek verdiğinde ilişki onarıcı bir yere dönüşebiliyor. Ve eğer sen de kendini anlamaya istekliysen, en önemli değişim burada başlıyor.
Bölüm 38 : Motivasyonumu Kaybettim !
2026/04/05
Bazen insan hiçbir şey yapmak istemez.
Eskiden keyif aldığı şeyler bile ağır gelmeye başlar.
Ve çoğu zaman kendimize şu soruyu sorarız:
“Motivasyonumu mu kaybettim, yoksa başka bir şey mi oluyor?”
Bu bölümde motivasyonun gerçekten kaybolup kaybolmadığını,
içimizdeki eleştirel sesi, yorgunluğu ve bazen durmanın neden gerekli olabileceğini konuşuyoruz.
Belki motivasyon dediğimiz şey tamamen kaybolmaz…
sadece başka duyguların altında kalır.
Bölüm 37 : Seçemediğimiz İlişkiler: Zor İnsanlarla Kurulan İlişkilerde Kendini Korumak Mümkün mü?
2026/02/23
Hayatımızdaki bazı ilişkileri seçmeyiz.Aynı aileye doğarız, aynı ortamda çalışırız, aynı insanlarla karşılaşmaya devam ederiz.
Peki uzaklaşamadığımız bir ilişkide kendimizi nasıl koruruz?Her eleştiriyi, her sert cümleyi, her küçümsemeyi neden bu kadar kişisel algılarız?
Bu bölümde zor insanları değiştirmeyi değil, zor ilişkilerin içinde kendimizi kaybetmeden kalmanın mümkün olup olmadığını konuşuyoruz.
Çünkü her davranış bizimle ilgili değildir.Ve bazen kendini korumak, karşı tarafı değiştirmekten değil, içindeki sesi dönüştürmekten geçer.
Bölüm 36 : "Duygularımla Başım Belada !"
2026/02/15
Bazen sorun yaşadıklarımız değil, hissettiklerimiz olur.
Çok etkilenmek, çok düşünmek, çabuk kırılmak…
Ve bir noktadan sonra şu soru gelir:
“Ben neden böyleyim?”
Bu bölümde duyguların neden bazen bu kadar yorucu olabildiğini,
çok hissetmenin gerçekten bir sorun olup olmadığını
ve duygularımızla savaşmadan onlarla kalmanın mümkün olup olmadığını konuşuyoruz.
Belki de mesele daha az hissetmek değildir.
Belki mesele, hissettiklerimizi anlamayı öğrenmektir.
🌿
Bölüm 35 : “Bunu İstemeye Hakkım Var Mı?”
2026/02/02
Bazı insanlar duygularını ve ihtiyaçlarını kimseye anlatmaz.
Yük olmamak için susarlar.
İhtiyaçlarını küçültürler.
Çok erken zamanlarda “Ben hallederim” demeyi öğrenirler.
Bu bölümde,
istemekten vazgeçmeyi öğrenmiş bir tarafı,
duygusal olarak yalnız kalmış bir çocuğun yetişkinliğe taşıdığı yükleri
ve istemekle aşırı talep arasındaki ince çizgiyi konuşuyoruz.
Az istemek de, çok ister gibi hissetmek de
bazen aynı yoksunluktan beslenebilir.
Bu bölüm bir reçete sunmuyor.
Ama içinden geçen o soruya eşlik ediyor:
“Bunu istemeye hakkım var mı?”
🌿
Bölüm 34 : Yoruluyorum ama Dinlenemiyorum.
2026/01/25
Gün içinde durmadan bir şeyler yapıyoruz.Ama akşam durduğumuzda…bedenimiz yorgun, zihnimiz hâlâ tetikte.
Dinlenmek istiyoruz ama içimiz rahat etmiyor.Boş kaldığımızda huzursuz oluyoruz.Sanki durmak yasakmış gibi.
Bu bölümde,dinlenememenin çoğu zaman öğrenilmiş bir hâl olduğunu konuşuyoruz.
Boşlukla, suçlulukla, “bir şey yapmalıyım” sesiyle nasıl baş etmeye çalıştığımızı; neden durmanın bazılarımız için zor olduğunu birlikte anlamaya çalışıyoruz.
Bu bir reçete bölümü değil.Bu bölüm, durup kendine şunu sormak için:
Ben neden dinlenirken bile yoruluyorum?
🌿
Bölüm 33 : Her Şey Kontrolüm Altında… mı?
2026/01/20
Kontrol etme arzusu insanı kötü yapmaz.Çoğu zaman sadece emin olmak isteriz.Bazen de zor bir duyguyla yalnız kalmamak.
Ama kontrol arttıkça rahatlamıyorsak,belki de mesele kontrol değil…içimizde yükselen o duygudur.
Bugün bu bölümden tek bir şey kalsın istiyorum:
Kontrol ihtiyacını fark ettiğinde kendine kızmak değil.Bir an durup şunu diyebilmek:
“Şu an zor bir duygu var.Ve ben onu kontrol ederek yönetmeye çalışıyorum.”
Bu farkındalık,bazen ilk gerçek rahatlama olabilir.
Dinlediğin için teşekkür ederim. 🌿
Bölüm 32 : Modern İlişkiler Serisi - “Heyecan mı Bitti, İlişki mi?”
2026/01/10
Bir gün durup düşünüyorsun:Eskisi gibi heyecanlanmıyorum… peki bu ne demek?
Bu bölümde “heyecan bitti” hissinin her zaman sevginin bittiği anlamına gelmediğini konuşuyoruz.Bazen mesele heyecan değil; görülmek, duyulmak, temas edebilmek.Bazen de tam tersi: ilişki sakinleşmiştir ama bedenimiz huzura alışık değildir.
İki hikâye üzerinden;heyecanın azalmasının normal bir geçiş mi, yoksa ilişkide teması kaybettiğimiz bir yer mi olduğunu ayırt etmeye çalışıyoruz.Suçlamadan, etiketlemeden, kendimize daha dürüst ama daha şefkatli bir yerden.
Hazırsan başlayalım. 🌿
Podcast reviews
Read Kendime Kulak Verdim podcast reviews
Podcast sponsorship advertising
Start advertising on Kendime Kulak Verdim relevant audience podcasts
You may also like to advertise on these Podcasts

4.7906254
Everything is Fine
Jennifer Romolini and Kim France

4.610848573
Serialously with Annie Elise
Annie Elise & Audioboom Studios

4.41171483
The Outlier Health Podcast
Matt Frazier, Matt Tullman, Isabelle Caputo, and Doug Hay

4.616155359
Giggly Squad
Hannah Berner & Paige DeSorbo

4.8219787
Imperfect Action
Steph Taylor

4.727557588
This Past Weekend w/ Theo Von
Theo Von

4.713020376
The Tim Dillon Show
The Tim Dillon Show

4.115984460
The Tucker Carlson Show
Tucker Carlson Network

4.828057452
Huberman Lab
Scicomm Media

4.240683
To Be The Man
Podcast Heat | Cumulus Podcast Network