
Advertise on podcast: Psikolog Barış Gürkaş ile İyi Hisset
This podcast has
258 episodes
Language
TurkishPublisher
Barış GürkaşExplicit
No
Date created
2025/12/24
Latest episode
2026/02/02
Average duration
13 min.
Release period
8 days
Description
Merhaba dostlar, ben Klinik Psikolog Barış Gürkaş. Psikolojik desteğin herkes için ulaşılabilir olması gerektiğine inananlardanım. Bu inançla, podcast yayınlarımda iyi hissetmek için kendi kendinize uygulayabileceğiniz tekniklerden bahsediyorum. Düzenli olarak yüklediğim psikolojiye dair bilgi içerikleri paylaşıyorum. Sesimle rehberlik ettiğim çeşitli Öz Şefkat ve Mindfulness meditasyonları ile birlikte anda kalmayı pratik ediyoruz.
Unlock Psikolog Barış Gürkaş ile İyi Hisset podcast Email contact info,
Listeners & Audience details
Email contact information
Direct podcast contact details

Listeners
Audience numbers & engagement insights

Audience details
Podcast Insights

Podcast episodes
Check latest episodes from Psikolog Barış Gürkaş ile İyi Hisset podcast
Aç Değilken Neden Yiyoruz? Stres, Duygular ve Yeme Davranışı
2026/02/02
Bu bölümde Klinik Psikolog Barış Gürkaş, stresle yeme davranışı arasındaki ilişkiyi psikolojik açıdan ele alıyor. Fiziksel olarak tok olmamıza rağmen neden yeme isteği duyduğumuzu, duygusal yemenin sinir sistemini sakinleştirme çabasıyla nasıl ortaya çıktığını ve stres altındayken yeme davranışının hangi psikolojik mekanizmalarla devreye girdiğini konuşuyoruz. Duygusal açlık ile fiziksel açlık arasındaki farkları ayırt etmeyi, stresliyken yeme isteğini fark etmeyi ve bu döngüyü daha sağlıklı yollarla nasıl yönetebileceğimizi ele alıyoruz. Ayrıca duygusal yemenin hangi noktada yeme bozukluğu sınırına yaklaşabileceğini, ne zaman profesyonel destek almanın önemli hale geldiğini ve kişinin kendi hayatında uygulayabileceği farkındalık temelli adımları detaylandırıyoruz. Bu podcast bölümü;
– Aç olmadığı halde yemek yediğini fark edenler
– Stresliyken yemeğe yöneldiğini düşünenler
– Duygusal yeme döngüsünü anlamak ve yönetmek isteyen herkes için rehber niteliğindedir. 🧠 Bu Bölümde Neleri Konuşuyoruz?Tokken yeme isteği neden ortaya çıkar?Stres ve yeme davranışı arasındaki psikolojik bağDuygusal yeme nedir ve nasıl gelişir?Sinir sistemini yatıştırmak için neden yemeğe yöneliriz?Stresliyken gelen yeme dürtüsünü fark etmek ve durdurmakYeme davranışı ne zaman sorunlu bir hale gelir?Hangi noktada psikolog desteği almak önemlidir?Günlük hayatta uygulanabilecek farkındalık ve düzenleme önerileri📌 Bilgi ve randevu için:
👉 barisgurkas.com
Alarmda Kalan Zihinler Böyle Deneyimler Yaşıyor (Uygulamalı Egzersizler)
2026/01/26
Beyin sürekli savaş, kaç ya da don tepkisi verdiğinde; üretkenlik azalır, yaratıcılık körelir ve günlük yaşamdan alınan tat giderek düşer. Uzun süreli tetikte olma hali, kişinin zihinsel ve duygusal enerjisini tüketir ve zamanla hayata karşı kopukluk hissi yaratabilir. Bu durum, sinir sisteminin tehdit algısının aktif kalmasından kaynaklanır. Tehdit modu uzun süre devrede olduğunda kaygı, huzursuzluk, içsel gerginlik ve tükenmişlik daha yoğun hissedilir. Bu noktada ihtiyaç duyulan şey, sinir sistemini yatıştırmayı ve bedeni yeniden güven durumuna taşımayı öğrenmektir. Bu podcast bölümünde, beynin tehdit yanıtını sakinleştirmeye yardımcı olan yöntemler ayrıntılı ve uygulanabilir şekilde ele alınıyor. Meditasyon pratikleri, farkındalık temelli hareketler ve vagus sinirini destekleyen egzersizler, dinlerken eş zamanlı olarak uygulanabilecek biçimde paylaşılıyor. Klinik Psikolog Barış Gürkaş, konuyu bilimsel bir çerçevede ele alırken aynı zamanda günlük hayatta kullanılabilecek pratiklerle bu sürecin düzenlenmesine rehberlik ediyor. Paylaşılan çalışmalar, kaygı ve endişeyi azaltmaya, sinir sistemini dengelemeye ve bedensel-zihinsel sakinliği yeniden kazanmaya yardımcı olmayı amaçlıyor. Eğer sık sık gergin hissediyor, gevşemekte zorlanıyor ve zihninin sürekli alarmda olduğunu fark ediyorsan, bu bölüm senin için hazırlandı.
Zihni Yavaşlat: Aşırı Düşünceler İçin 10 Dakikalık Rehberli Meditasyon
2026/01/20
Zihniniz sürekli konuşuyor, düşünceler birbiri ardına geliyor ve durmak bilmiyorsa, bu bölüm tam size göre. Aşırı düşünme; zihinsel yorgunluk, stres, kaygı ve huzursuzluk hissini beraberinde getirebilir. Bu rehberli mindfulness meditasyonu, zihni sakinleştirmek, düşünce akışını yumuşatmak ve anda kalma becerisini güçlendirmek için hazırlandı. Klinik Psikolog Barış Gürkaş’ın rehberliğinde, sadece 10 dakika ayırarak zihninize bir mola verebilir, bedeninizin gevşediğini ve nefesinizin yavaşladığını fark edebilirsiniz. Düşüncelerle savaşmak yerine onları izlemeyi, yargılamadan serbest bırakmayı ve içsel dinginliğe alan açmayı deneyimleyeceksiniz. Bu bölümü özellikle şu anlarda dinleyebilirsiniz:
• Zihniniz susmak bilmiyorsa
• Kaygı ve stres yoğunlaştığında
• Gevşemekte zorlandığınızda
• Uyku öncesinde rahatlamak istediğinizde
• Gün içinde kısa bir mola aradığınızda Kulaklığınızı takın, gözlerinizi kapatın ve zihninize yumuşak bir başlangıç yapın.
Depresyon Sandığınız Şey Günlük Alışkanlıklarınız Olabilir
2026/01/12
Depresyon her zaman büyük travmalarla ya da sarsıcı olaylarla başlamaz. Çoğu zaman, farkında bile olmadan sürdürdüğümüz küçük günlük alışkanlıklar ruh halimizi yavaş yavaş şekillendirir. Bu bölümde Klinik Psikolog Barış Gürkaş ile birlikte; uyku düzeni, ekran kullanımı, beslenme, sosyal medya, hareketsizlik ve zihinsel alışkanlıkların ruh sağlığımız üzerindeki etkilerini bilimsel araştırmalar ışığında ele alıyoruz. Depresyonu tetikleyebilen bu “gizli” faktörleri konuşuyor ve günlük hayatta neleri değiştirebileceğimize dair somut, uygulanabilir öneriler paylaşıyoruz. Eğer son zamanlarda kendinizi sürekli yorgun, isteksiz ya da keyifsiz hissediyor ve bunun nedenini merak ediyorsanız, bu bölüm size yeni bir bakış açısı sunabilir.
Çekim Yasası Nasıl Çalışır Bilmediğiniz Kritik Detay
2026/01/05
Çekim Yasası gerçekten ne anlatıyor, bilimsel olarak nasıl açıklanabilir?
Hayatımıza istediklerimizi “çekmeye” çalışmak mı daha etkili, yoksa onlara doğru adım atmak ve alan açmak mı? Bu bölümde, çekim yasasını spiritüel kalıpların ötesine taşıyor; nörobiyoloji ve psikoloji perspektifinden ele alıyoruz. Klinik Psikolog Barış Gürkaş, bu bölümde Prof. Dr. Zümra Atalay’ı konuk ediyor ve bilinçaltı, beyin ve davranış arasındaki ilişkiyi derinlemesine konuşuyorlar. Bu sohbetin odağında şu sorular var:Çekim yasası bilinçaltı süreçlerle nasıl bağlantılıdır?Sürekli istemek mi, yoksa kabule geçmek mi dönüşümü hızlandırır?Değerlerle uyumlu bir yaşam, memnuniyet ve tatmin duygusunu artırır mı?Akışa güvenmek, gerçekten yaşamda yeni olasılıklar yaratır mı?Kabul etmek, bırakmak ve alan açmak beynimizde ve sinir sistemimizde neyi değiştirir?Bu bölümde; manifest, kabul, anda kalmak, akış, frekans, bolluk, memnuniyet, anlamlı yaşam gibi sıkça konuşulan kavramları, psikolojinin bilimsel çerçevesi içinde yeniden düşünmeye davet ediyoruz.
Dikkatini Toplayamıyor musun DEHB Belirtilerini Güce Dönüştür!
2025/12/22
Merhaba, hoş geldin. Bugün seninle çok önemli ve sık yanlış anlaşılan bir konudan bahsedeceğiz.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, yani kısaca DEHB. Peki gerçekten bir eksiklik mi?
Yoksa farklı düşünen bir beynin, farklı çalışan bir zihnin yansıması olabilir mi? Bu bölümde tam olarak bu soruların peşine düşüyoruz. DEHB genellikle çocuklukta fark edilen bir nörogelişimsel durum olarak biliniyor.
Ama gerçek şu ki, birçok kişide yetişkinlikte de devam ediyor. Odaklanmakta zorlanma,
unutkanlık,
dürtüsellik,
içsel bir huzursuzluk,
aynı anda pek çok şeyle ilgilenme isteği… Bunlar DEHB’nin en sık bilinen belirtileri. Ancak burada genellikle gözden kaçan çok önemli bir nokta var: Araştırmalar gösteriyor ki, DEHB’li bireylerin beyinleri bilgiyi farklı şekilde işliyor.
Ve bu farklılık, doğru anlaşıldığında ve doğru yönlendirildiğinde,
aslında güçlü bir potansiyele dönüşebiliyor. Bu podcast bölümünde şunları konuşacağız: Yetişkinlerde DEHB belirtileri nasıl ortaya çıkıyor?
Günlük yaşamda, iş hayatında ve ilişkilerde nasıl hissediliyor? Ve belki de en önemlisi:
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite sadece bir zorluk mu? Yoksa yaratıcılık,
hiperodaklanma,
yüksek enerji,
empati,
mizah duygusu
ve hızlı düşünme gibi güçlü yönlerle de bağlantılı olabilir mi? Ayrıca pratik konulara da değineceğiz: Odaklanmayı artırmak için uygulanabilecek basit ama etkili yöntemler neler?
DEHB danışmanlığı, psikolog ve psikiyatri desteği nasıl bir rol oynar?
Sporun, sağlıklı alışkanlıkların ve rutinlerin etkisi neden bu kadar önemli?
Ve nöroçeşitlilik bakış açısı neden DEHB’yi anlamak için kritik? Şunu özellikle vurgulamak istiyorum: DEHB bir kusur değildir.
Bu, farklı bir düşünme ve algılama biçimidir. Kendi beyin yapını tanımak,
zorlandığın alanları kabul etmek
ve güçlü yönlerini fark etmek; hem kariyerinde
hem ilişkilerinde
hem de hayatında sana büyük bir avantaj sağlayabilir. Eğer sen de: “DEHB belirtileri bende olabilir mi?”
“Yetişkinlerde DEHB nasıl anlaşılır?”
“Hiperaktiviteyi nasıl güce dönüştürebilirim?” diye merak ediyorsan, bu bölüm tam sana göre. Dinlediğin için teşekkür ederim.
Podcast’i beğenmeyi, takip etmeyi ve deneyimlerini bizimle paylaşmayı unutma. Danışmanlık ve daha detaylı bilgi için
barisgurkas.com üzerinden bize ulaşabilirsin. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Hoşça kal. 🎧✨
Ya Olursa OKB, Büyülü Düşünce ve Zihnini Esir Alan Takıntılı İnançlar
2025/12/15
Merhaba, hoş geldin.
Bugün obsesif kompulsif bozuklukta sıkça karşımıza çıkan ama çoğu zaman fark edilmeyen bir konudan bahsedeceğiz: büyülü düşünce.Büyülü düşünce, ilk bakışta kulağa biraz garip gelebilir.
Ama aslında birçok kişinin zihninde oldukça tanıdık bir şekilde yer alır.Zihin bazen o kadar karmaşık hale gelir ki,
“Ya olursa?”
“Ya ben sebep olursam?”
“Ya benim yüzümden gerçekleşirse?”
gibi düşünceler bir anda zihni ele geçirir.Başta sadece bir düşünce gibi gelir.
Ama zamanla bu düşünceler yalnızca akıldan geçmekle kalmaz;
günlük hayatı etkiler, ilişkileri zorlaştırır
ve hatta en basit işleri bile yapmayı güçleştirir.İşte bu noktada büyülü düşünce, OKB ile güçlü bir bağ kurar.
Çünkü zihin, düşünce ile gerçeklik arasında görünmez bir bağ varmış gibi davranmaya başlar.
Sanki bir şeyi düşünmek, onun olmasına neden olabilirmiş gibi…Bu bölümde,
büyülü düşüncenin OKB ile nasıl bağlantılı olduğunu,
neden bu kadar güçlü bir şekilde zihnimizi meşgul ettiğini
ve bu düşüncelerle başa çıkarken nelere dikkat etmemiz gerektiğini birlikte ele alacağız.Eğer siz de obsesif kompulsif bozuklukla mücadele ediyorsanız
ya da “ya olursa?” düşüncesi sizi sık sık yoruyorsa,
yalnız değilsiniz.Ve en önemlisi şunu hatırlatmak isterim:
Bu yalnızca sizin yaşadığınız bir durum değil
ve evet, bu döngüden çıkmak mümkün.
🌿Daha fazla bilgi ve yazılı içerik için
barisgurkas.com adresini ziyaret edebilirsiniz.
Dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Panik Atak Anında Ne Yapmalı, Nasıl Geçer 5 Etkili Adım (Anında Rahatlama Yöntemleri)
2025/12/08
Panik atak sırasında ne yapmanız gerektiğini merak edip buraya geldiyseniz, muhtemelen o anlarda nasıl davranacağınız konusunda kafanız karışıktır. Panik ataktan kaçmaya çalışmak yerine, onu tanımak, hissettirdiklerini fark etmek ve bu deneyimin içinde kalmayı öğrenmek en önemli adımdır.
İlk kez panik atak yaşayan birinin zorlanması ise tamamen doğal bir durumdur. Bu bölümde sizlere “Panik atak anında nasıl davranmalıyım?”, “Bu süreç nasıl hafifler?” ve “Kendimi nasıl sakinleştirebilirim?” gibi sorulara bilimsel temellere dayanan cevaplar sunmaya çalıştık.
Beş aşamalı, kolay uygulanabilir bir yöntemden bahsedeceğiz. Bu adımları takip ettiğinizde panik atağın aslında korkutucu bir tehlike olmadığını, aksine size önemli bir şey anlatmaya çalışan bir içsel sinyal olduğunu fark edebilirsiniz.
Daha fazla bilgi almak ya da profesyonel destek için bize www.barisgurkas.com adresinden ulaşabilirsiniz.
Anksiyeteyi Doğal Yollarla Yönetmek: Günlük Hayatta Denenebilir Stratejiler
2025/12/01
Merhaba, ben Barış Gürkas. Bugün, birçok kişinin gündelik hayatında sessizce var olan ama etkilerini güçlü şekilde hissettiren bir konuyu konuşacağız: anksiyeteyi doğal yollarla yönetmek. Anksiyete yaşadığınız dönemlerde, muhtemelen kontrolü kaybediyormuş gibi hissettiğiniz, zihninizin hızlandığı veya bedensel belirtilerin arttığı anlar oluyordur. Bu oldukça yaygın bir durum… Fakat iyi haber şu ki, anksiyete yönetilebilir. Üstelik bunu ilaçsız, tamamen doğal ve bilimsel temelli yöntemlerle desteklemek mümkün. Bugünkü bölümde, günlük yaşamınıza rahatlıkla dahil edebileceğiniz birkaç önemli stratejiyi birlikte ele alacağız.
1. Fiziksel Aktivite Hareket etmenin kaygı üzerindeki etkisi düşündüğünüzden çok daha güçlü. Düzenli fiziksel aktivite, vücuttaki stres hormonlarını dengeler, zihinsel gerginliği azaltır ve duygusal dengeyi destekler. Bu bir spor salonuna gitmek zorunda olduğunuz anlamına gelmiyor; kısa yürüyüşler bile büyük fark yaratabilir.
2. Mindfulness Egzersizleri Şimdiki ana dönmek, zihni yavaşlatmak ve odağı toplamak… Mindfulness, anksiyeteyi tetikleyen düşüncelerden zihinsel bir mesafe yaratmamıza yardımcı olur. Birkaç dakikalık nefes farkındalığı çalışması bile gün içinde hissedilir bir rahatlama sağlayabilir.
3. Yoga Yoga, bedenle zihin arasındaki bağlantıyı güçlendiren en etkili pratiklerden biri. Sadece kasları esnetmekten ibaret değildir; aynı zamanda sinir sistemini düzenler, kaygı belirtilerini sakinleştirir. Düzenli uygulandığında hem bedensel hem duygusal bir rahatlama sunar.
4. Doğa ile Vakit Geçirmek Doğa, insan zihninin en eski düzenleyicilerinden biri. Topraklanma etkisi, parasempatik sistemi aktive eden doğal uyaranlar ve açık havanın yatıştırıcı gücü… Bunların hepsi anksiyeteyi azaltmada güçlü birer araç. Kısa bir park yürüyüşü bile zihinsel yorgunluğu hafifletebilir.
5. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Ve elbette, bilimsel olarak en etkili yaklaşımlardan biri: Bilişsel Davranışçı Terapi. BDT, anksiyeteyi sürdüren düşünce döngülerini fark etmenizi ve dönüştürmenizi sağlar. Zihnin otomatik tepkilerini daha sağlıklı bir bakış açısına yönlendirmeye yardımcı olur. Bu nedenle, profesyonel destek arayan birçok kişi için temel yöntemlerden biridir. Bu bölümde bahsettiğim yöntemlerin hepsi, düzenli uygulandığında anksiyete yönetimi için güçlü birer destek sunuyor.
Eğer sen de kendi içsel dengen için doğal yolları keşfetmek istiyorsan, doğru yerdesin. Daha detaylı destek almak istersen barisgurkas.com üzerinden bana ulaşabilirsin. Yeni bölümlerden haberdar olmak için abone olmayı unutma. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere, kendine iyi bak.
Psikologlara En Çok Sorulan Soruları Sorduk! Barış Gürkaş Ofis Vlog’u
2025/11/27
Merhaba sevgili dinleyiciler,Ben Barış Gürkaş.
Bu bölümde sizlerle oldukça merak edilen bir konunun kapılarını aralıyoruz: psikologlar, terapi süreci ve ruhsal denge.
“Psikologlar bizi ilk bakışta anlar mı?”
“Terapistler kendilerini nasıl dengede tutar?”
“Onlar da zorlanır mı?” İ
şte bu soruların cevaplarını, psikologlarla gerçekleştirdiğimiz samimi bir ofis sohbetinde ele aldık. Bugün sizleri terapi odasının kapısının ardına, mesleğin görünmeyen tarafına ve psikolojik dayanıklılığın önemine doğru kısa ama etkili bir yolculuğa çıkarıyoruz.
-Psikologlar gerçekten zihin okuyabilir mi? Hayır, psikologlar zihin okumaz. Ancak güçlü gözlem becerileri, empati yetenekleri ve bilimsel yöntemler sayesinde insanların duygu durumlarını daha iyi analiz edebilirler. Bu, sezgisel değil; eğitim ve deneyime dayalı bir süreçtir.
-Terapide sınırlar nasıl korunur? Terapi sürecinin en temel yapı taşlarından biri sınırdır. Psikologlar, etik kurallar çerçevesinde danışanlarıyla profesyonel bir ilişki yürütür. Bu sayede hem güvenli hem de sağlıklı bir terapi ortamı oluşturulur.
-Psikologlar da zorlanır mı? Evet, onlar da insandır. Psikologlar da zaman zaman zorlanabilir, yorulabilir ya da duygusal olarak etkilenebilir. Ancak bu noktada devreye öz bakım, süpervizyon ve kişisel denge yöntemleri girer.
⚖ İş yaşamında ruhsal denge nasıl korunur?Düzenli mola vermekDuyguları bastırmak yerine ifade etmekProfesyonel destek almaktan çekinmemekİş-özel yaşam dengesini gözetmekRuhsal denge, sadece bireysel değil; profesyonel yaşamın da sürdürülebilirliği için kritik bir unsurdur. Bu podcast bölümünde psikolojinin perde arkasına samimi bir bakış attık.
Eğer siz de psikoloji, kişisel gelişim, stres yönetimi ve iş hayatında denge konularına ilgi duyuyorsanız, doğru yerdesiniz. Sorularınızı ve merak ettiklerinizi yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz.Daha fazla bilgi için barisgurkas.com adresini ziyaret etmeyi unutmayın. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere, hoşça kalın.
Affetmek Neden Zor? Geçmişin Yüklerinden Kurtulmak
2025/11/17
Bu bölümde, “Affetmek neden bu kadar güç?” sorusunun derinliklerine iniyor ve geçmişin duygusal yüklerini taşımanın hayatımızı nasıl etkilediğini konuşuyoruz. Affetmenin, yaşananları yok saymak değil; kişinin kendi ruhunu iyileştirmesi anlamına geldiğini psikolojik bir perspektiften ele alıyoruz. Peki, affetme süreci nasıl başlatılır?
Bir psikoloğun rehberliğinde, zihnimizde yer eden eski kırgınlıkları nasıl serbest bırakabileceğimizi ve iç huzura giden yolları adım adım inceliyoruz. Bu bölümde neler bulacaksın?
• Geçmişi unutmaya çalışmak yerine, onun üzerimizdeki etkisinden nasıl özgürleşilir?
• Affetmenin zihinsel ve bedensel faydaları nelerdir?
• Kendine şefkat geliştirmek ve yeniden güven inşa etmek için uygulanabilir öneriler. Eğer sen de geçmişten gelen duygusal yükleri bırakmakta zorlanıyorsan, bu bölüm tam sana göre. İçsel özgürlüğünü keşfetmek, kendine daha nazik davranmayı öğrenmek ve psikolojik dayanıklılığını güçlendirmek için seni bu yolculuğa davet ediyorum. Daha fazla içerik ve profesyonel destek için: barisgurkas.com
Mutluluk Kaybolduğunda: Yeniden Hissetmenin Yolları
2025/11/10
Bazen yaşam sevincimizi kaybettiğimizi fark etmeyiz.
Her şey rutin şekilde ilerler, günler birbirinin kopyası olur…
Ve bir an gelir, içimizdeki ışığın zayıfladığını hissederiz. Tükenmişlik çoğu zaman bir anda ortaya çıkmaz.
Sessizce yaklaşır.
Gülümsemenin yerini yorgunluk alır, heyecan duyduğun şeyler sana artık bir şey hissettirmez. Bu bölümde şunlardan konuşacağız:Tükenmişliğin ilk işaretleri nelerdir?“Artık hiçbir şey mutlu etmiyor” hissi nasıl oluşur?Neden sadece dinlenmek çözüm olmaz?Enerjini geri kazanmak için uygulayabileceğin küçük ama etkili adımlar.Hayat bazen buğulanmış bir cam gibi görünür.
Dışarıda hareket vardır, renk vardır, canlılık vardır…
Ama sen sadece o buğuyu görürsün. Belki de kendini şu davranışlarda buluyorsundur:Sürekli telefona sarılmak,Bir türlü odaklanamamak,Dinlenirken bile huzursuz hissetmek,Yatağa yorgun girip, sabaha yine yorgun uyanmak…Eğer bunlar tanıdık geliyorsa, bu bölüm sana iyi gelecek. Unutma: Tükenmişlik tembellik değildir.
Bu, bedeninin ve zihninin “durdur, dinle beni” diyen bir çağrısıdır. Daha fazla bilgi ve profesyonel destek için bize ulaşabilirsin:
barisgurkas.com
Kaygı Zincirini Çöz: Beynin “Şefkat Sistemini” Harekete Geçir!
2025/11/03
Gün içinde yaşadığımız stres ya da yoğun kaygının, aslında beynimizin çalıştırdığı üç temel sistemle ilgili olduğunu hiç fark ettiniz mi? Bugün, bu üç sistemi konuşacağız: Tehdit modu, Hedef–Dürtü modu ve Şefkat modu. Ve özellikle de kaygı döngüsünü nasıl kırabileceğimizi… Hepimizin içinde bir ses vardır…
“Ya yolunda gitmezse?”
“Bu işi mutlaka halletmem gerek!”
“Yeterince iyi değilim, daha fazlasını yapmalıyım.” Bu iç konuşmalar, beynimizin farklı alanlarının devrede olduğunun bir göstergesi.
Tehdit modu devreye girdiğinde beden alarm verir. Kalp hızlanır, nefes daralır ve zihin olumsuz senaryolar üretir. Çünkü beyin o anda hayatta kalmayı öncelik haline getirir—ve anksiyete tam olarak burada ortaya çıkar.
Hedef–Dürtü modu ise bizi durmaksızın koşturur. “Hallet, bitir, daha iyi ol” baskısını hissettirir. Yapılacaklar listesi bitmez, zihinsel yorgunluk ise artar.
Ve sonra üçüncü bir mod vardır: Şefkat modu.
Bu mod aktif olduğunda beden gevşer, sinir sistemi sakinleşir. İç ses yumuşar:
“Şu anda elinden geleni yapıyorsun. İyi gidiyorsun.” Bu çalışmanın amacı kaygıyı bastırmak değil; kaygının nereden geldiğini fark edip onunla başka bir ilişkilenme kurmak. Eğer son zamanlarda sürekli tetikte, yorgun veya zihinsel anlamda gerilmiş hissediyorsan, yalnız değilsin. Beynimizi tanımak, kaygıyı yönetmenin en güçlü başlangıcıdır. Bu bölümde, beynimizin çalışma sistemini anlamayı ve şefkat modunu nasıl devreye sokabileceğimizi konuşacağız. Daha fazla kaynak ve benzer içerikler için
barisgurkas.com
Kendini Kaybolmuş Hissediyorsan, Bu Bölüm Senin İçin
2025/10/27
Hiç her şey yolundaymış gibi görünürken, içten içe bir boşluk hissettin mi?
Hayatın akıyor, insanlar gülüyor, işler tıkırında… ama senin içinde bir eksiklik var.
Hiçbir şey keyif vermiyor, hiçbir şey seni tam olarak tatmin etmiyor.
Bu his — “içsel boşluk” dediğimiz durum — çoğumuzun hayatında bir noktada karşılaştığı o sessiz çukur. Ama şunu bil:
Bu bir zayıflık değil.
Aslında, kendini yeniden keşfetmenin ilk adımı olabilir. Bugün bu bölümde,
• İçsel boşluğun ne olduğunu,
• Neden ortaya çıktığını,
• Ve bu hissi nasıl dönüştürebileceğini konuşacağız. 💭 İçsel Boşluk Nedir? İçsel boşluk, genellikle dışarıdan her şey yolundaymış gibi görünürken içeride bir anlam kaybı hissetmektir.
Sanki hayatın otomatik pilottasındır…
Bir şeyleri yaparsın ama neden yaptığını bilmezsin.
Bu durum bazen depresyonla karıştırılır ama her zaman öyle değildir.
Bazen sadece ruhunun “dur, bir şeyleri fark et” deme biçimidir. 🌫️ Neden Ortaya Çıkar? Bu boşluk çoğunlukla;Uzun süre kendi duygularını bastırdığında,Hayatını “olması gerektiği gibi” yaşarken “istediğin gibi” yaşamayı unuttuğunda,Ya da sürekli dış onayla beslendiğinde ortaya çıkar.Bir bakarsın, başarıların vardır ama tatmin yoktur.
Çünkü içsel dünyan seni bir yere çağırıyordur…
Ama sen o sesi duyamıyorsundur. ✨ Peki Ne Yapabilirsin? İlk adım: Fark etmek.
Bu boşluğu bastırmaya değil, anlamaya çalış.
Kendine şu soruyu sor: “Ben şu anda gerçekten ne hissediyorum?” Sonra ikinci adım gelir: Duygularına izin vermek.
Acı da olabilir, belirsizlik de… ama hepsi senin bir parçan.
Kaçmadığında, onların sana anlatmak istediklerini duymaya başlarsın. Üçüncü adım: Kendinle yeniden bağ kurmak.
Yaz, yürüyüşe çık, sessiz kal, meditasyon yap — ama en önemlisi,
bir süre sadece “ol”maya izin ver. 💡 Gerçek Tatmini Bulmak İçin 5 Adım:Duygularını bastırma, onları gözlemle.Gün içinde küçük anlam anları yarat — bir kahve molasında bile olabilir.Sosyal medyadan uzaklaş, iç sesini dinle.Ruhunu besleyen şeylere yer aç.Yardım almaktan çekinme — bazen bir terapist, bazen bir dost, bazen de sessiz bir gün bunu başlatabilir.Unutma, içsel boşluk bir son değil.
Bir dönüşüm çağrısıdır.
Kendini kaybolmuş hissettiğin o an… aslında yeniden bulunmaya en yakın olduğun andır. 🎧 Eğer bu bölüm sana iyi geldiyse, kanala abone olmayı ve yorumlarda kendi hikâyeni paylaşmayı unutma.
Belki senin deneyimin, bir başkasına ilham olur. 💬
Kumar Bağımlılığından Nasıl Kurtulurum Sanal Kumar Tuzağından Çıkış Rehberi
2025/10/20
Merhaba, ben Barış Gürkas.
Bugün çok önemli ama çoğu zaman göz ardı edilen bir konudan bahsedeceğiz: kumar bağımlılığı. İster fiziksel kumarhanelerde olsun, ister sanal ortamda, bu bağımlılık yalnızca maddi kayıplara yol açmaz. Aynı zamanda duygusal, sosyal ve ruhsal açıdan da derin yaralar bırakabilir. Bu bölümde, kumar bağımlılığının nasıl başladığını, beyin kimyasını nasıl etkilediğini, kumar oynama isteğiyle nasıl başa çıkabileceğini ve bu döngüyü kırmak için bilimsel olarak kanıtlanmış stratejileri adım adım konuşacağız. 🧠 Peki, kumar bağımlılığı nasıl başlıyor?
Genellikle masum bir “şans denemesi” olarak başlar. Kazanma heyecanı, beyinde dopamin adı verilen mutluluk kimyasalını harekete geçirir. Bu his, kısa vadede iyi hissettirse de, zamanla kişi bu duyguyu yeniden yaşamak ister — ve beyin, bu süreci bir “ödül döngüsü”ne dönüştürür. 🎰 Online kumar dünyasında durum daha karmaşık.
Çünkü dijital ortamda oyunlar her zaman erişilebilir, hızlı ve renkli şekilde tasarlanmıştır. Bu da bağımlılık döngüsünü fark edilmeden güçlendirir. 💭 Peki bu döngü nasıl kırılır?
Öncelikle farkındalık şart. “Benim kontrolümde” düşüncesi, bağımlılığın en güçlü yanılsamasıdır.
Davranış terapileri, destek grupları, profesyonel yardım ve bilinçli farkındalık egzersizleri bu sürecin temel taşlarıdır.
Kumar oynama isteği geldiğinde, o dürtüyü bastırmak yerine gözlemlemek, farkına varmak ve yönlendirmek çok daha etkili bir stratejidir. Unutma: Kumar bağımlılığı bir irade zayıflığı değil.
Bu, tedavi edilebilir bir davranışsal bağımlılıktır.
Eğer sen ya da yakınlarından biri bu sorunla mücadele ediyorsa, yardım istemekten çekinme. Çünkü kurtulmak gerçekten mümkündür. 🎧 Bu podcast kanalında ayrıca:Bağımlılıklarla başa çıkma yöntemleri,Duygusal dengeyi koruma teknikleri,Bilinçli farkındalık (mindfulness) egzersizleri
ve kişisel gelişim üzerine içerikler bulacaksın.💚 Hayatında olumlu değişimler yaratmak istiyorsan, kanala abone olmayı ve bildirimleri açmayı unutma.
Daha fazla bilgi için barisgurkas.com adresini ziyaret edebilirsin. Ben Barış Gürkas.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere — kendine iyi bak, farkında kal ve özgürleşmeyi unutma. 🌱
Podcast reviews
Read Psikolog Barış Gürkaş ile İyi Hisset podcast reviews
Podcast sponsorship advertising
Start advertising on Psikolog Barış Gürkaş ile İyi Hisset relevant audience podcasts
You may also like to advertise on these Podcasts

4.7327458
How Dare You.
Ross Mathews | Vaughn Road Productions

4.9247100
Passive Mobile Home Park Investing
Andrew Keel

4.6146225
Primal Diet - Modern Health
Beverly Meyer, Holistic Nutritionist

510753
Freedom Filled Life with Bucketlist Bombshells
Bucketlist Bombshells

4.37526
Sounds From Seaver Way
Audacy

4.73045
Crime World Presents: Groomed
Sunday World

4.4160186
More Than a Season
Ashley Cramer and Brittany Labbe

4.422171
Midnight Chats
iHeartPodcasts

523255
OVERMATCH - The Kevin Owens Podcast
Kevin Owens

4.748181
Weekend
The Guardian