
Advertise on podcast: 1 Nokta 5
This podcast has
32 episodes
Language
TurkishPublisher
Podfresh: 1 Nokta 5Explicit
No
Date created
2021/10/11
Latest episode
2022/06/27
Average duration
26 min.
Release period
11 days
Description
Gezegen ve Yeşil Gazete ortaklığıyla hazırlanan 1 Nokta 5’te her Çarşamba iklim kriziyle ilgili birbirinden farklı konuları bir konukla beş soruda ele alıyoruz.
Unlock 1 Nokta 5 podcast Email contact info,
Listeners & Audience details
Email contact information
Direct podcast contact details

Listeners
Audience numbers & engagement insights

Audience details
Podcast Insights

Podcast episodes
Check latest episodes from 1 Nokta 5 podcast
1 Nokta 5 #32: Dünya için harekete geçenler: İklim aktivistleri
2022/06/27
Dünya, insan eliyle ortaya çıkan iklim krizi sebebiyle yok oluşa doğru gidiyor. Ancak, bu yok oluşu durdurmak isteyen ve buna sebep olanlardan da hesap soran insanlar hâlâ var: İklim aktivistleri.
1 Nokta 5’in 32’inci bölümünde gazeteci Merve Özçelik, genç iklim aktivisti Atlas Sarrafoğlu ile hem kendi aktivist olma hikayesini hem de iklim aktivizmini konuşuyor.
Sarrafoğlu, toplumda iklim kriziyle mücadelenin gençlerin sorumluluğunda olduğunun kanıksandığını ve bunu doğru bulmadığını belirtiyor: “Yetişkinlerin yaşadığı rahatlık, bolluk ve eğlencenin bedelini biz ödemek zorunda kalıyoruz. Üstelik yetişkinler hâlâ sorumluluk almaktan çok uzaklar. Bir de üstüne ‘Umudumuz sizsiniz’ diyorlar. En sevmediğim yorum aslında bu. Siz dağıtın ortalığı, biz sizin umudunuz olalım. Bu aslında bir haksızlık. Yetişkinler, alıştıkları hayatı terk etmek istemiyorlar, konfor alanlarından çıkmak istemiyorlar.”
Değişimin kendimizde ve evimizde başladığını vurguluyor Sarrafoğlu ve ekliyor: “İnsanlığın aslında yüz yüze olduğu en büyük varoluşsal krizin içindeyiz. Ya günlük hayatınıza devam edip iklim krizini görmezden gelirsiniz, ya da değişimin bir parçası olmayı seçersiniz. Tarih sizin hangi tarafta olduğunuzu unutmayacak.”
Yeşil Gazete ve Gezegen ortaklığıyla, Podfresh teknik altyapısıyla.
1 Nokta 5 #31: Sermaye ve iletişimin kıskacında ekoloji: Yeşil aklama
2022/06/20
1 Nokta 5’te reklam arası. Ama yine konumuzdan çok da uzaklaşmış sayılmayız. Ekoloji artık reklamcıların, pazarlama ve PR uzmanlarının kullanmayı en sevdiği temalardan biri. “Markamızı alın, doğayı koruyun” gibi sloganlara uzun zamandır aşinayız. Akaryakıt şirketlerinin fidan dikme projeleri, içecek sanayinin plastik şişeleri geri dönüştürme girişimleri ve “sosyal sorumluluk” adı altında şirketlerin daha nice doğa dostu görünme çabalarına da bir süredir tanık oluyoruz. Hele hele Paris Anlaşması’nın ardından özel sektörün de tüm dünyada “net sıfır emisyon” hedefleri belirlediklerini, bankaların petrol, kömür ve doğalgaza yatırımlarını azaltmayı vaat ettiğini, holdinglerin ise çeşit çeşit yenilenebilir enerji ya da döngüsel ekonomi gibi kavramları öne çıkardığı çeşit çeşit taahhütlerini görüyoruz. PR dünyası doğa duyarlılığının tüketiciler açısından önemini bir keşfetti, pir keşfetti.
Gelin görün ki bu vaatlerin çoğu pazarlama taktiğinden ibaret. Dahası, doğa dostu bir uygulamayı öne çıkarmak, şirketlerin tahripkâr faaliyetlerini örtme fırsatı sunuyor. Buna, giderek yaygınlaşan tabirle “greenwashing” yani “yeşil yıkama”, “yeşile boyama”, ya da – konuğumuz İklim Gazetesi’nin kurucusu gazeteci Merve Kara Kaşka’nın tercih ettiği üzere – “yeşil aklama” deniyor. Peki, şirketlerin geliştirdikleri doğa dostu söylemlerde “yeşil aklama” olup olmadığından ne zaman şüphe duymalıyız? Bu şüpheci yaklaşım bizi daha bilinçli bir tüketiciye mi dönüştürmeli? “Sıfır Atık” projesinde olduğu gibi şirketler lobi güçleriyle, yeşil aklama söylemleri geliştirerek hükümet politikalarına etki edebilirler mi? Siyaset ve sermaye birbirlerini kullanabilirler mi?
Sermaye, iletişim, ekoloji ve siyasetin kesişiminde yer alan yeşil aklama olgusunu Merve Kara Kaşka ile masaya yatırdık. Bu söylemleri nasıl tanıyacağımızı ve büyüsüne kapılmadan günlük hayatımızda tercihlerimizi daha bilinçli bir şekilde nasıl yapabileceğimizi konuştuk.
Yeşil Gazete ve Gezegen ortaklığıyla, Podfresh teknik altyapısıyla.
1 Nokta 5 #30: Büyüyen uzay çöpü sorunu dünya için bir tehdit mi?
2022/06/14
Nature Astronomi dergisinde, 22 Nisan 2022’de yayınlanan bir çalışmada astrofizikçiler dünya çevresindeki yörüngeyi ilk kez ilave bir ekosistem gibi dikkate alarak artan uzay aktivitesinin negatif yönlerine dikkat çektiler. Çalışmada, dünyada havanın, suyun, biyolojik çeşitliliğin korunması için nasıl çaba gösteriliyorsa, aynı özenin yörüngesel uzay için olması gerektiğininin altı çiziliyor. Çünkü dünyada atıkların birikmesi gibi, gezegenin yörüngesinde de gün geçtikçe artan atık malzemelerin olduğu vurgulanıyor.
Bu atıklarının başında yapay uydular yer alıyor. Çalışmayı hazırlayan astrofizikçiler, özellikle milyarder iş insanı Elon Musk'a ait SpaceX şirketinin Starlink adlı uydu internet projesi kapsamında kullanılan yapay uydularını uzay yörüngesi için “istilacı” olarak tanımlıyor.
Dünyanın yörüngesinde artan uydu kirliliği bizi neden ilgilendiriyor? Bunun kime nasıl olumsuzlukları olabilir? Her ülke uzaya istediği kadar uydu gönderebiliyor mu? Uzay bu atıklardan nasıl temizlenecek? SpaceX’in uyduları istilacı bir hâle mi geldi? Uzay bir ekosistem midir?
1 Nokta 5’in 30’uncu bölümünde, Gezegen editörü Zeynep Yüncüler soruyor, astrofizikçi ve popüler bilim yazarı Doç. Dr. Selçuk Topal yanıtlıyor.
Yeşil Gazete ve Gezegen ortaklığıyla, Podfresh teknik altyapısıyla.
1 Nokta 5 #29: Finans kuruluşlarının iklim krizine etkisi
2022/05/19
İklim kriziyle mücadelede ilk sırada yer alan sorumluluk, fosil yakıt kullanımına son verebilmek. Bu ayrıca, finans kuruluşlarının, fosil yakıt projelerine ve şirketlerine yatırımlarını durdurması anlamına geliyor.
1 Nokta 5’in 29’ncu bölümünde gazeteci Merve Özçelik, 350.org Türkiye’den Selen Baykara ile finans kuruluşlarının iklim krizi üzerindeki etkisini ve “Dumansız Para Sahası” adlı kampanyayı konuşuyor. Bu kampanya, kömürden çıkış taahhüdünü henüz açıklamayan bankalara çağrıda bulunurken, banka müşterilerinin de bu kampanyaya katılmasını hedefliyor.
Baykara, finans kuruluşlarının, fosil yakıtlara yatırımlarını kestikleri takdirde, iklim kriziyle mücadele kapsamında dönüştürücü bir etki yaratılacağının altını çiziyor. “Dumansız Para Sahası” kampanyası da bu konuya dair farkındalık yaratmayı hedefliyor: Eğer fosil yakıtlara finansal kaynakların aktarımını kesilirse, bu kökten bir çözüm olabileceğini anlatıyor Baykara: “İki tane temel amacımız var: Birincisi fosil yakıta, özellikle kömürden çıkış hakkında henüz adım atmamış finansal kuruluşlar varsa onların bu yönde taahhüt vermelerini sağlamak. İkincisi de kamuoyunda, bireylerde fosil yakıt finansmanı hakkında bir bilinç oluşturmak. Onları da bu anlamda düşünmeye teşvik etmek. Bireyin finansal kuruluşlarda özellikle bankalarda tuttuğu para, bu paranın kullanımı, bu paranın da iklim krizine etkisinin olup olmayacağının irdelenmesi konularında hep birlikte çalışıyoruz.”
Yeşil Gazete ve Gezegen ortaklığıyla, Podfresh teknik altyapısıyla.
1 Nokta 5 #28: Muğla İkizköy’de neler oluyor?
2022/04/20
Muğla İkizköy’de yöre halkı, 2019’dan bu yana bölgedeki Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin tehdidi altında. Şimdilerde ise İkizköylüler, bu termik santralleri işleten Limak Holding ve İÇTAŞ ortaklığındaki YK Enerji’nin santrallere linyit sağlayacak açık maden ocağı kurma girişimine karşı mücadele veriyor.
Peki bu mücadele ne durumda, İkizköy’de neler yaşanıyor?
1 Nokta 5’in 28’nci bölümünde gazeteci Merve Özçelik’in konuğu, çevre mühendisi ve İkizköy Çevre Komitesi üyesi Deniz Gümüşel.
Gümüşel, Türkiye’nin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere zeytinliklerde madencilik faaliyeti yürütülmesinin ve bu faaliyetlere ilişkin tesisler inşa edilmesinin önünü açan Maden Değişikliği Yönetmeliği’nin hem kanuna hem de anayasaya aykırı olduğunu belirtiyor.
Gümüşel, yöre halkının verdiği mücadeleyi bir barınma hakkı olarak tanımlıyor: “İkizköylü dostlarımız doğrudan yaşam alanlarının, tarlalarının, zeytinliklerinin ve dolayısıyla üretim araçlarının da mücadelesini veriyorlar. Köyden kente zorunlu bir göçün tehdidi altında yaşıyorlar. Bu onların barınma haklarına karşı doğrudan yapılan bir müdahaleye karşı da bir mücadele.”
Gümüşel ayrıca, mücadelenin başarıyla sonuçlanacağını ve bu başarının iklim krizine karşı da bir kazanım olacağını vurguluyor: “Dolayısıyla bu mücadele dünyanın geleceği, bizden sonraki nesillerin ve insan türüyle birlikte bütün canlıların hayat hakkının da savunulması anlamına geliyor. Böyle bir bilinç ve sorumluluk duygusuyla mücadeleye devam ediyoruz. Sonuna kadar götürmekte kararlıyız.”
Yeşil Gazete ve Gezegen ortaklığıyla, Podfresh teknik altyapısıyla.
1 Nokta 5 #27: Bebeklerin vegan beslenmesi tartışması
2022/04/15
Bebeklerin ve çocukların vegan beslenmesi zaman zaman tartışmalarla gündeme gelen bir konu.
Yakın zamanda Twitter’da Doç. Dr. Suat Erus, vegan bir hamilelik geçiren eşi ile birlikte çocuklarını vegan beslediklerini belirten bir paylaşımda bulundu. “Trend Topic” (TT) olan twiti Doç. Dr Erus, gazeteci Cüneyt Özdemir’in bir yayınında vegan beslenen çocukların sağlıksız olduklarını ifade eden söylemine karşılık yazdı. Bir doktor olarak da çocuğunun çok sağlıklı olduğunu belirtti.
Paylaşıma cevap veren diğer Twitter kullanıcıları arasında, “Bu yaptığınız dayatmadır, çocuk büyüyünce vegan olup olmayacağına kendi karar verir” ve “Bu yaptığınız hiç etik değil” diye yazanlar oldu.
Peki, çocukları vegan beslenmek bir dayatma mıdır? Ya da bitkisel besleme bir dayatmaysa, et yemeyi çocuklar mı seçiyor? Bu konuda bilimsel ve objektif araştırmalar ne diyor?
Ve daha birçok soruyu, bu tartışmadan yola çıkarak 1 Nokta 5’in 27’nci bölümünde, Gezegen editörü Zeynep Yüncüler, hem yetişkinler için hem çocuklar için de vegan beslenme programı hazırlayan beslenme ve diyet uzmanı Kevser Başkara’ya soruyor.
Bu konuya her zaman sakin, bilimsel, rasyonel ve akılcı yaklaşılması gerektiğini vurgulayan Başkara, “Bir aile eğer veganlık felsefesiyle çocuğunu yeterli ve dengeli besliyorsa bunda problem yok. Ya da bir aile çocuğunu vegan beslemiyorsa, ona iyi yetişeceği bir ortamı sağlıyorsa ona yeterli ve dengeli beslenme modeli sunuyorsa bunda da bir problem yok. Ben kendim vegan olmama rağmen burada tek bir doğru yok. Kişilerin bebeklerini ve çocuklarını nasıl besledikleri meselesi var“ diyor.
Başkara, vegan bir diyetisyen olarak da, Türkiye’in ekonomik koşullarından dolayı da “Herkes çocuğunu vegan beslesin diyemem” diyor ve ekliyor: “Türkiye’de vegan mama yok. Vegan takviyeleri bulmak o kadar kolay değil. Bulduklarımızın da fiyatları nispeten daha pahalı. Takviyelerin çoğu SGK’ya girmiyor.”
Başkara, çocuklarını vegan beslenmek isteyen ailelere tavsiyesi ise “Öncelikle hayvansal tüketmenin dezavantajlarına odaklanın” oluyor.
Başkara ayrıca vegan beslenme konusunda en çok diyet uzmanlarının konuşması gerektiğinin altını çiziyor: “Tüm dünyadaki beslenme ve diyet uzmanları şunu söylüyor. Bebek, çocuk, emziren kadın, gebe bitki temelli beslenebilir. Ancak buna dair bizim pratiklerimizin az olmasından ve bebeklerde vegan beslenmede kanıt düzeyi yüksek çok fazla veri elimizde olmamasından dolayı beslenme diyet uzmanı desteği tavsiyesi alarak besleyin…”
Yeşil Gazete ve Gezegen ortaklığıyla, Podfresh teknik altyapısıyla.
1 Nokta 5 #26: Kömür ocakları, güneş panelleri ile donatılsa enerji ihtiyacımız karşılanır mı?
2022/04/08
Türkiye 2021’de nihayet net sıfır emisyon hedefi için bir tarih belirledi, ancak kömürden çıkış için bir takvim açıklamadı. Aksine, kömüre yatırım ve teşviklerde bir değişiklik olacağına dair herhangi bir sinyal vermekten imtina edildi. 1 Mart’ta zeytinliklerin madenciliğe açılmasını sağlayan yeni bir yönetmelik kömürün hâlâ hükümet nezdinde öncelikli bir kaynak olarak görüldüğünü gösteriyor. İklime, doğaya ve yerel ekonomilere vereceği tüm zararlara göz yummak pahasına.
Geçtiğimiz ay, sadece Türkiye’de faal olan 22 kömür santralinin çevresindeki kömür ocaklarının güneş panelleri ile donatılması halinde üretilebilecek enerjinin ne kadar olacağının incelendiği bir rapor yayınlandı: ‘‘Kömür Sahalarının Güneş Potansiyeli’’
Doğa ve iklim savunucusu sekiz sivil toplum kuruluşunun ortak imzası bulunan raporun sonuçları gerçekten çarpıcı: Elde edilecek elektrikle neredeyse 7 milyon hanenin yıllık ihtiyacı karşılanabilir. Üstelik güneş enerjisi teknolojisi her geçen gün gelişiyor ve sahadaki koşullara adaptasyonuna dair birikim de artıyor. Yani dönüşüm için bahaneler giderek azalıyor. Enerjinin geleceği güneş, kömür ise artık kadük.
1 Nokta 5’in 26’ncı bölümünde, Gezegen editörü Özgün Özçer’in konuğu, raporun öncülüğünü yapan kurumlardan Europe Beyond Coal - Kömürün Ötesinde Avrupa’nın kampanyacısı Duygu Kutluay. Güneş enerjisinin potansiyelinin kömürün tedavülden kalkması için neden yeterli olduğunu ondan dinliyoruz. Hele ki dün Yırca’da, bugün İkizköy’de ve daha birçok yörede yurttaşların zeytinlik alanlarına maden ocağı kurulmaması için seferber olduğu şu dönemde.
Yeşil Gazete ve Gezegen ortaklığıyla, Podfresh teknik altyapısıyla.
1 Nokta 5 #25: Atık malzemelerden müzik yapan ileri dönüşümcü grup: Fungistanbul
2022/03/30
İklim krizi sanat ve sanat yapma araçlarını da değiştirebiliyor. Değişen sanat dallarından biri de müzik. Kendilerini ileri dönüşümcü olarak tanımlayan Fungİstanbul da bu değişimi başlatan müzik gruplarından.
Gazeteci Merve Özçelik, atık malzemelerden ürettikleri enstrümanlarla müziklerini yapan üç kişiden oluşan Fungistanbul grubu üyesi Roni Aran ile ürettikleri enstrümanları, müziklerini ve ileri dönüşümü konuşuyor.
2019 yılında grup içinde ’ileri dönüşüm’ fikrinin oluştuğunu belirten Aran, verdikleri konserlere de çoğunlukla atıklardan yaptıkları enstrümanlarla çıktıklarını söylüyor.
Grubun şu anda ona yakın atıktan yapılmış enstrümanı var. Başka müzisyenlerin de bu tarz müzik yapmalarının olumlu olacağını söyleyen Aran, “Sonuçta bu bir bilinçlenme hali. Ne kadar çok insan böyle bir şeyin farkına varırsa bu bizim için iyi bir şey. Amaç doğanın sorunlarının farkında olmak” diyor.
Aran ekliyor: “Her zaman samimi olmaya çalışıyoruz. Günümüzün en önemli sorunu olarak düşündüğümüz doğayla ilgili sorunları müzikal veya sanatsal ifadeyle anlatmanın da önemli olduğunu düşünüyoruz.”
Grup, yeni albümleri Çer Çöp Havası’nı (Trash Oriental) da bu sene piyasaya sürdü.
Yeşil Gazete ve Gezegen ortaklığıyla, Podfresh teknik altyapısıyla.
1 Nokta 5 #24: Türkiye yeni bir yangın çağında: Nasıl bir ormancılık?
2022/03/24
2021 yazında Türkiye’nin dört bir yanında büyük çaplı orman yangınları yaşandı. 49 ilde 299 orman yangını çıktı. 28 Temmuz’da başlayan yangınlarda, 181 bin 393 hektar alan kül olmuştu. 12 Ağustos’a gelindiğinde Muğla ve Antalya’da ormanlar yanmaya başladı. Buralarda da 124 bin hektar alan yandı. Bu yangınlarda sekiz insan hayatını kaybetti.
Yeniden yaz mevsimine yaklaşıyoruz. Türkiye, Akdeniz ikliminde ve diğer yandan artan bir kuraklığın içinde. Peki, 2022 yazında Türkiye yangın sezonuna hazırlıklı mı? Yeniden kontrol altına almakta güçlük yaşanacak durumlar ortaya çıkar mı?
1 Nokta 5’in 24’ncü bölümünde Gezegen editörü Zeynep Yüncüler’in konuğu Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi ve yangın ekolojisi uzmanı Prof. Dr. Çağatay Tavşanoğlu.
Önümüzdeki yıllarda sıcak hava dalgalarının daha sık, şiddetli ve uzun süreceğinin altını çizen Prof. Dr. Tavşanoğlu, “Türkiye yeni bir yangın çağına girdi. Hem ekonomiyi hem de iklim krizini odağımıza alarak ekolojik ve sürdürülebilir bir ormancılık mümkün” diyor.
Geçen yaz büyük çaplı yangınlar sonrası, yanan yerlerde uzun süre saha araştırmaları yapan Prof. Dr. Tavşanoğlu, Orman Müdürlüğü’nün yangın sonrası faaliyetlerini eleştiriyor: “Yanan alanları insan faaliyetlerinden korumak yeterli olacaktır. Onlardan biri de sürülerek ya da teraslanıp sonrasında fidan dikimi yapılarak ağaçlandırılma oldu. Bu işlem toprak içerisinde baharda çimlenmeyi bekleyen onlarca bitki türünü de yok etti.”
Prof. Dr. Tavşanoğlu, Türkiye’nin 2021 BM İklim Değişikliği Konferansı’ndaki taahhütlerini hatırlatarak, “Yangın sonrası faaliyetlerin bu şekilde yürütülüyor olması, arazi bozulmasını artırarak Türkiye'nin Birleşmiş Milletlerin sürdürülebilirlik hedeflerine uyumunda ve 2021 BM İklim Değişikliği Konferansı’ndaki taahhütlerini gerçekleştirmede başarısızlığa uğramasına yol açabilir” diyor.
Yeşil Gazete ve Gezegen ortaklığıyla, Podfresh teknik altyapısıyla.
1 Nokta 5 #23: Güzellikleri ve zorluklarıyla günlük hayatta bisiklete binmek
2022/03/17
Baharın yaklaşmasıyla birlikte 1 Nokta 5’te yollara düşüp pedallarımızı çevirmeye başlıyoruz. Kentlerin ekolojik ve çevreci olma yolunda olmazsa olmazlarından biri bisikletli ulaşım. Ancak Türkiye’de bisiklete binmek açıkçası cesaret istiyor. Yoğun trafik, bozuk yollar, bisiklet şeridinin olmaması, kaldırım kenarından durmaksızın – ve hızla – kuryelerin motosiklet sürmesi, dolmuş ve taksilerin devamlı sağa çekerek müşteri indirip bindirmesi… Keyifli ve neşeli bir ulaşım biçimi olması gerekirken, bisiklete binmek adeta bir çileye dönüşüyor Türkiye’de. Hem de bisikletçilerin güvenliğini tehdit edercesine.
Ama bardağın dolu bir tarafı ve güzel örnekler var. Konya 550 kilometre bisiklet yoluyla bisikleti kent ulaşımının bir parçası hâline getirdi. Akıllı bisiklet uygulamasını ilk hayat geçiren kent Kayseri’de de bisiklete binme alışkanlığı yayıldı. Şimdi başta İstanbul olmak üzere diğer şehirler de bisikletleri toplum ulaşım ağına entegre etmek için kolları sıvıyor. Ancak bunu yaparken bisiklet yollarının hâlâ yetersiz olması, günlük hayatında bisiklet kullanmaya hevesli birçok kişi açısından caydırıcı bir unsur.
Peki, bisiklete binmeyi hayatının bir parçası hâline getirenlerin deneyimleri neler?
Zorluklarla nasıl başa çıkıyorlar ve yaşadıkları tüm sorunlara rağmen heveslerini korumayı nasıl başarıyorlar?
23’üncü bölümde kişisel blogunda bisiklet güncesi tutan gazeteci, radyocu ve tabii podcast yapımcısı Seçil Türkkan’ı konuk ediyoruz. Ankara ve İstanbul’da, pandemiyle sınanan bisiklete binme deneyimlerini dinliyoruz, uygulanabilecek çözümleri birlikte değerlendiriyoruz.
Yeşil Gazete ve Gezegen ortaklığıyla, Podfresh teknik altyapısıyla.
1 Nokta 5 #22: İklim krizi ve göç: Nereye gideceğiz?
2022/03/09
Dünyada 2050 yılına kadar 216 milyon kişi su ve gıda kıtlıkları ile aşırı hava olayları yüzünden göç etmek zorunda kalacak. Bu veri Dünya Bankası’nın eylül ayı raporundan.
Oxfam International’ın bir raporunda ise, iklim kaynaklı afetlerin son 10 yılda ülke içi göçlerin bir numaralı itici gücü olduğu ve yılda 20 milyondan fazla insanın evlerini terk etmek zorunda kaldığı açıklanmıştı.
İklim krizinin neden olduğu aşırı hava olayları, insan sağlığına olumsuz etkisi, deniz seviyesinin yükselmesi gibi olumsuz şartlardan dolayı insanların yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalabileceklerini tahmin etmek zor değil.
1 Nokta 5’in 22’nci bölümünde Merve Özçelik, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kentleşme ve Çevre Sorunları Anabilim Dalı’ndan Dr. Seda Yurtcanlı Duymaz ile iklim krizi ve göç olgusunu konuşuyor.
Duymaz, iklimsel felaketler bağlamında zorunlu göç olgusunun çok geniş bir hak yelpazesine müdahaleyi gündeme getirdiğini belirtiyor.
İklim krizi sebebiyle yerlerini terk etmek zorunda kalan insanların mültecilik statüsü hakkıyla ilgili ise, insanların iklim mültecisi olarak tanımlanmasında ciddi bir engel olduğunun altını çizen Duymaz, yakın gelecek için mültecilik statüsünün iklim krizi ve tetikleyeceği felaketler bağlamında kapsamının genişletilmesi yönünde devletlerin aksiyon almayacağı izlenimi verdiğini söylüyor.
Yeşil Gazete ve Gezegen ortaklığıyla, Podfresh teknik altyapısıyla.
1 Nokta 5 #21: Ukrayna işgali ve Akkuyu Nükleer Santrali
2022/03/02
Rusya’nın, Ukrayna’nın farklı bölgelerine askeri müdahaleyle işgal operasyonu aralıksız sürüyor. Dünyanın yakından takip ettiği bu savaş, nükleer santrallerin sadece bir enerji santrali olmaktan öte olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Rusya, Ukrayna’nın Başkenti Kiev’e 110 km uzaklıktaki Çernobil Nükleer Santrali ele geçirdi. Bölgede radyasyon seviyelerinde artış olduğu açıklandı. Ancak, asıl endişe şu an Ukrayna’da savaş ortasında kalan aktif reaktörler.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ordusunun stratejik nükleer gücünü "alarm seviyesine" geçirdiğini açıklaması ise, “NATO ülkelerine tehdit” olarak yorumlansa da bir endişe yaratmadı denemez.
Türkiye için de bir "endişe" mevcut, o da sahibi Rusya’nın olduğu, Mersin’de yapımı devam eden ve 2023’te faaliyete geçmesi planlanan Akkuyu Nükleer Santrali.
1 Nokta 5’in 21’nci bölümünde Gezegen editörü Zeynep Yüncüler, Uluslararası Nükleer Silahlara Karşı Hekimler Birliği üyesi ve Mersin Nükleer Karşıtı Platform’un en eski üyelerinden Dr. Ful Uğurhan ile Ukrayna’daki nükleer santrallerin yarattığı endişeyi ve Akkuyu’nun, Rusya-Türkiye arasında yaratacağı olası senaryoları konuşuyor.
Rusya’nın yarın Akkuyu ile Türkiye’yi farklı biçimlerde tehdit etmeyeceğinin bir garantisinin olmadığının altını çizen Uğurhan, “Santralin sadece toprağı Türkiye’ye ait, başka hiçbir şeye sahip değil. Tüm yetki ve sahiplik Rusya’da. Üstelik bir liman da kurdular. Bir savaş durumunda o limanda kim duracak. Türkiye ve üyesi olduğu NATO donanması mı yoksa Rus donanması mı? Şimdi Akkuyu’dan vazgeçmek için en uygun zaman” diyor.
Yeşil Gazete ve Gezegen ortaklığıyla, Podfresh teknik altyapısıyla.
Podcast reviews
Read 1 Nokta 5 podcast reviews
Podcast sponsorship advertising
Start advertising on 1 Nokta 5 relevant audience podcasts
You may also like to advertise on these Podcasts

4.911787
Did You Know Gaming?
Shane Gill

51126
GANZ SCHÖN MUTIG
Melanie Wolfers

4.4112479
More Money Podcast
Jessica Moorhouse

4.7205279
A Court of Faeries and Fangirls: A Sarah J Maas Fan Podcast
Alex & Sara

4.9165373
Just Go Grind
Justin Gordon

4.8112637
IGNITE Her® I Human Design, Gene Keys & Timeless Teachings to Support Women in Fulfilling Her Purpose
Julie Ciardi

4.792715
Iowa Chapman and The Last Dog
GZM Shows

4.3201406
The Christopher Scott Show Talk Radio Podcast
Christopher Scott Show

4.512587
Ready For It - A Taylor Swift Inspired Podcast
She's Dead Productions

4.696503
The Obvious Choice
Jonathan Goodman