
Advertise on podcast: Uyanış Labirenti
This podcast has
61 episodes
Language
TurkishPublisher
İçindeki UstaExplicit
No
Date created
2025/05/23
Latest episode
2026/10/19
Average duration
25 min.
Release period
8 days
Description
Merhaba, biz Tuba ve Eren. Yok, dur ııı şeey aslında biz sadece bir podcast kaydındaki sesleriz. Evet, yanlış duymadınız! Kendimizi tamda şu an Uyanış Labirenti'nin bilinçli(!) sunucuları🎙️ ilan ettik. Artık burada, kitapların labirentinde kaybolmuş iki 'ses ilüzyonu' olarak varız. Labirent dediysekte korkmayın! 🔍✨Biz burada kaybolmak için değil, keşfetmek için toplandık. Her bölümde bu labirent yolunda bir X işareti bırakıyoruz. Burası çok moda mod bir yerde değil, uyan uyan nereye kadar arada kaybolursak Tuba ve Eren'le ilgili dedikodumuzu da yaparız;) 📚[email protected]
Unlock Uyanış Labirenti podcast Email contact info,
Listeners & Audience details
Email contact information
Direct podcast contact details

Listeners
Audience numbers & engagement insights

Audience details
Podcast Insights

Podcast episodes
Check latest episodes from Uyanış Labirenti podcast
Duygusal Şantaj: Sınırların Sisi Arasında
2026/10/19
Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları!
Bu bölümde klinik psikolog Susan Forward'ın çığır açan kitabı "Duygusal Şantaj" (Emotional Blackmail) kitabından yola çıkarak, en yakınlarımızın bile bize karşı kullanabileceği görünmez bir manipülasyon biçimini konuşuyoruz. Forward, "duygusal şantaj" terimini literatüre kazandıran isimdir ve kitap, bu kavramın anatomişini ortaya koyar .
Forward'a göre duygusal şantaj, bize yakın olan insanların (ebeveyn, partner, patron, arkadaş) istediklerini yapmadığımızda bizi cezalandırmakla tehdit ettikleri güçlü bir manipülasyon biçimidir. Şantajcılar, ilişkilerimize ne kadar değer verdiğimizi bilirler; hassasiyetlerimizi ve en derin sırlarımızı bilirler. Ve bu özel bilgiyi istedikleri şeyi elde etmek için kullanırlar: Bizim itaatimiz .
Susan Forward der ki:
"Duygusal şantaj doğrudan yaşamımızı tehdit ediyor olmayabilir; ama en temel varlıklarımızdan birini, kişisel bütünlüğümüzü çalar. Kişisel bütünlük, değerlerimizin ve bize doğruyla yanlışı gösteren ahlaki pusulamızın içimizde buluştuğu yerdir. 'Ben buyum. İnandığım bu. Yapmak istediğim bu ve buraya sınır koyuyorum' diyebilmektir."
⚡ Günlük Pratikler
Sabah:Gözlerini kapat ve bugün karşılaşabileceğin bir şantaj anını zihninde canlandır. Sor:"Bugün bana 'beni gerçekten sevseydin...' veya 'senin için yaptıklarımdan sonra...' gibi bir cümle söylenirse, nasıl tepki vermek istiyorum? Hangi sınırımı koruyacağım?"
Gün içinde:Bir taleple karşılaştığında ve içinde suçluluk, korku veya yükümlülük hissi belirdiğinde dur. Forward'ın "FOG" kavramını hatırla: Korku (Fear), Yükümlülük (Obligation), Suçluluk (Guilt). Sor:"Şu anda hissettiğim bu duygu gerçek mi, yoksa bana mı yükleniyor? Hemen cevap vermek zorunda mıyım?" Acele etme. "Bunu düşünmem lazım, sonra konuşalım" demek bile bir sınırdır .
Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz:
Bugün hangi an bir talep karşısında suçluluk veya korku hissettim?
Hemen "evet" dedim mi, yoksa durabildim mi?
Kişisel bütünlüğümü koruduğum bir an oldu mu?
Labirent yolcusunun notu:
"Annem her istediğini yapmadığımda 'Senin için saçımı süpürge ettim' derdi. Yıllarca her seferinde suçluluk duydum, boyun eğdim. Forward'ın kitabını okurken bir şey fark ettim: Bu bir sevgi ifadesi değil, bir şantajdı. İlk kez bir isteğini reddettiğimde annem küstü, günlerce konuşmadı. Ama ben o suçluluğu taşımadım. 'Hayır' dedim ve hayırda kaldım. İlk kez kendi sınırımın içinde duruyordum. Yalnız hissettim ama bütündüm."
Forward'dan Dört Şantajcı Tipi:
Cezalandırıcı (Punisher): İstediğini yapmazsan açıkça tehdit eder. "Eğer gidersen bir daha beni göremezsin."
Kendini Cezalandırıcı (Self-Punisher): Tehdidi kendine yöneltir. "Eğer beni bırakırsan kendime zarar veririm."
Acı Çeken (Sufferer): Sessizce acı çeker, seni suçlu hissettirir. "Beni hiç aramıyorsun, ölsem haberin olmayacak."
Ümit Veren (Tantalizer): İstediğini yaparsan harika bir şey vaat eder. "Eğer sabredersen, bir gün seninle olacağım."
🎙️ Sen de katıl!
Kendi "duygusal şantaj" anlarınızı, bir sınır koyduğunuzda hayatınızda neyin değiştiğini veya Forward'ın öğretileriyle kendi kişisel bütünlüğünüzü yeniden keşfetme deneyiminizi bizimle paylaşabilirsiniz!📩 [email protected]
📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Susan Forward'ın "Duygusal Şantaj" (Emotional Blackmail) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır.
#DuygusalŞantaj #SusanForward #FOG #KorkuYükümlülükSuçluluk #KişiselBütünlük #SınırKoymak #UyanışLabirenti
Dokuz Yüz Katlı İnsan: Ruhun Katmanlarına Yolculuk
2026/10/11
Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları!
Bu bölümde Psikiyatrist Dr. Mustafa Merter'in "Dokuz Yüz Katlı İnsan" kitabından yola çıkarak, insanın çok katmanlı ruhsal yapısını ve modern psikolojinin göremediği o derin boyutları konuşuyoruz. Merter, kitabın adını Mevlânâ'nın Mesnevî'sindeki şu sözden alır: "Sen tek bir kişi değilsin, sen bir âlemsin... O senin muazzam varlığın belki dokuz yüz kattır." Bu "dokuz yüz kat" ifadesi semboliktir; insanın ne kadar derin, ne kadar katmanlı bir varlık olduğunu anlatır.
Merter'e göre modern psikoloji, insanı anlamakta yetersiz kalmıştır. Batı psikolojisi (Freud, Jung vb.) daha çok insanın "alt katları" (travmalar, dürtüler, bilinçdışı çatışmalar) ile ilgilenmiş; üst katları (merhamet, teslimiyet, aşk, tevhid bilinci) ihmal etmiştir. Oysa Tasavvuf, insanın bu üst katlarına dair zengin bir bilgi sunar.
Mustafa Merter der ki:
"İnsan, içinde bulunduğu benlik katmanına sıkışıp kaldığında, kafese kapatılmış bir kaplan gibi huzursuzlanır. Bu huzursuzluk, varoluşsal bir acı yaratır. Depresyon dediğimiz şey, çoğu zaman manevi yükselememekten kaynaklanır. Nefs, yükselmek ister; Can, ilahi olanı özler. İkisi arasındaki gerilim, insanın en derin acısıdır."
⚡ Günlük Pratikler
Sabah:Gözlerini kapat ve bugün hangi "katmanında" olduğunu fark etmeye niyet et. Sor:"Bugün hangi nefs mertebesindeyim? Nefsim mi konuşuyor, yoksa Can'ım mı? İçimdeki hangi ses daha baskın?"
Gün içinde:Bir zorlukla karşılaştığında veya bir tepki verdiğinde dur ve sor:"Bu tepki hangi katmandan geliyor? Alt katmanlarım mı (korku, öfke, dürtü), yoksa üst katmanlarım mı (merhamet, sabır, teslimiyet)?"
Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz:
Bugün hangi an "nefs"im beni yönlendirdi, hangi an "Can"ım?
Manevi bir yükseliş hissettiğim bir an oldu mu?
Bugün kendimi hangi katmanda sıkışmış hissettim?
Labirent yolcusunun notu:
"Uzun yıllar depresyonla boğuştum. Terapiler, ilaçlar... Hiçbiri tam olarak işe yaramadı. Merter'in kitabını okurken bir şey yerine oturdu: Benim depresyonum, aslında ruhumun yükselememesiydi. İçimde bir şey daha fazlasını istiyordu, ama nereden başlayacağımı bilmiyordum. Namaza başladım. İlk başta sadece hareketleri yapıyordum. Sonra bir gün, secdede ağladığımı fark ettim. O an, içimde bir şeyin çözüldüğünü hissettim. Belki de ruhum, yıllardır ilk kez 'yükseliyordu'."
Merter'den Üç Güçlü Soru:
"Hayatında hangi 'katman'da sıkışıp kaldın? Nefs mi, yoksa Can mı seni yönetiyor?"
"Depresyon dediğin şey, aslında ruhunun yükselememesi olabilir mi?"
"Modern psikoloji sana hangi soruları sormadı? Tasavvuf hangi kapıları açabilir?"
🎙️ Sen de katıl!
Kendi "manevi yükseliş" anlarınızı, bir ibadetin veya zikir pratiğinin sizde yarattığı değişik bilinç halini veya Merter'in öğretileriyle ruhsal sıkıntılarınıza getirdiğiniz yeni bir anlayışı bizimle paylaşabilirsiniz!📩 [email protected]
📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Dr. Mustafa Merter'in "Dokuz Yüz Katlı İnsan" kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır.
#DokuzYüzKatlıİnsan #MustafaMerter #NefsPsikolojisi #Tasavvuf #TranspersonalPsikoloji #ManeviYükseliş #UyanışLabirenti #KitapÖzeti #KişiselGelişim
Evet Diyen Evren: Darel Rutherford ile Bolluk Bilincinin Sırrı
2026/10/02
Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları!
Bu bölümde yaşam koçu Darel Rutherford'ın çok satan kitabı "Evren Daima Evet Der" (The Universe Says Yes) kitabından yola çıkarak, bolluk ve bereket bilincinin aslında bir "varoluş seçimi" olduğunu konuşuyoruz. Rutherford'a göre çoğumuz başarı formülünü tersinden yaşıyoruz. Geleneksel formül "YAP - SAHİP OL - OL" iken, gerçek formül "OL - YAP - SAHİP OL" şeklinde işler . Yani önce o kişi olmaya karar vermelisin ki, o gerçekliğin getirdiği eylemleri yapabilesin ve sonunda o sahipliğe ulaşabilesin.
Darel Rutherford der ki:
"Başarı önce bir VAROLUŞ seçimi, sonra bir yapma eylemidir. Evren gerçekten olabileceğine inandığınız, hayalini kurabildiğiniz herhangi bir gerçekliği ortaya çıkarmak için tasarlanmıştır. Yapmanız gereken tek şey ise fırsatlar kapınızı çaldığında onlara 'evet' demektir."
⚡ Günlük Pratikler
Sabah:Gözlerini kapat ve bugün hangi "varoluş" seçimini yapacağını belirle. Sor:"Bugün kendimi bolluk içinde mi, yoksa kıtlık içinde mi seçiyorum? Bu seçim benim nasıl davranacağımı değiştirir mi?"
Gün içinde:Bir fırsatla karşılaştığında veya bir karar vermen gerektiğinde dur ve sor:"Bu, yeni varoluş seçimime uygun bir fırsat mı? Ona 'evet' demeye hazır mıyım?"
Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz:
Bugün hangi an "olmak" yerine "yapmak" tuzağına düştüm?
Bugün kendimi koşulsuz sevdiğim bir an yaşadım mı?
Yarın hangi yeni varoluş seçimini yapmak istiyorum?
Labirent yolcusunun notu:
"Uzun yıllar 'önce çalış, sonra kazan, sonra mutlu ol' formülüyle yaşadım. Hep bir sonraki hedefe odaklandım. Rutherford'ın kitabını okurken bir şey fark ettim: Ben hep 'yapıyordum' ama hiç 'olmuyordum'. Oysa 'mutlu olmayı' seçsem, hayatım zaten o yönde şekillenmeye başlardı. Bir sabah uyandım ve 'Bugün bolluk içinde bir insan olmayı seçiyorum' dedim. O gün küçük bir fırsat kapımı çaldı. 'Evet' dedim. İlk kez akışa güvendim."
Rutherford'dan Üç Güçlü Soru:
"Hayatında hangi 'yapmak' eylemini, önce 'olmak' seçimini yapmadan gerçekleştirmeye çalışıyorsun?"
"Kendini koşulsuz sevdiğinde hayatında ne gibi mucizeler başlar?"
"Fırsatlar kapını çaldığında, onlara 'evet' diyor musun, yoksa 'henüz hazır değilim' mi diyorsun?"
🎙️ Sen de katıl!
Kendi "varoluş seçimi" anlarınızı, bir fırsata "evet" dediğinizde hayatınızda değişen şeyleri veya Rutherford'ın öğretileriyle bolluk bilincine geçiş deneyiminizi bizimle paylaşabilirsiniz!📩 [email protected]
📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Darel Rutherford'ın "Evren Daima Evet Der" kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır.
#EvrenDaimaEvetDer #DarelRutherford #BollukBilinci #VaroluşSeçimi #KoşulsuzSevgi #UyanışLabirenti
Tanrıçanın İzinde: Joseph Campbell ile Kadim Dişil Bilgeliğin Dönüşümü
2026/09/24
Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları!
Bu bölümde karşılaştırmalı mitolojinin en büyük isimlerinden Joseph Campbell'ın "Tanrıçalar ve Tanrıça'nın Dönüşümleri" (Goddesses: Mysteries of the Feminine Divine) kitabından yola çıkarak, dişil kutsalın tarih boyunca geçirdiği dönüşümü ve bugün bize fısıldadıklarını konuşuyoruz.
Campbell bu kitabı doğrudan yazmadı. 1972-1986 yılları arasında tanrıçalar üzerine verdiği yirmiden fazla konferans ve atölye çalışmasının notlarından derlendi . Kitabın asıl amacı, günümüz kadınına rehberlik edebilecek ezeli ve ebedi bir kadın figürü sunmak . Campbell, Yontma Taş çağından Rönesans'a kadar tanrıça kültünün doğuşunu, yükselişini ve dönüşümünü izler .
Joseph Campbell der ki:
"Günümüzde kadınların karşı karşıya bulunduğu zorlukların birçoğu, dünyada önceden erkeklere ayrılmış olan ve mitolojik bir kadın modelinin yer almadığı bir eylem alanına girmelerinden kaynaklanıyor... Yaşanmakta olan hiçbir şeyin modeli yok. Her şey değişiyor, erkeklere ait vahşi ormanın kanunu bile. Geleceğe serbest düşüş dönemindeyiz ve kadın erkek her birimizin kendi yolunu çizmesi gerek."
⚡ Günlük Pratikler
Sabah:Gözlerini kapat ve bugün içindeki "tanrıça" enerjisiyle bağ kurmak için bir niyet belirle. Sor:"Bugün hangi yönümü beslemeye ihtiyacım var? Yaratıcılığımı mı, şefkatimi mi, bilgeliğimi mi, yoksa yıkıcı-dönüştürücü gücümü mü?"
Gün içinde:Bir zorlukla karşılaştığında veya bir karar vermen gerektiğinde, Campbell'ın izini sürdüğü tanrıça arketiplerini hatırla. Sor:"Bu durumda hangi tanrıça bana rehberlik ederdi? Artemis gibi bağımsız mı olmalıyım, Athena gibi stratejik mi, yoksa Demeter gibi besleyici mi?"
Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz:
Bugün hangi "dişil" enerjiyi daha çok hissettim?
Hangi an kendi içsel bilgeliğime güvendim?
Campbell'ın dediği gibi, "kendi yolumu çizme" cesaretini gösterdiğim bir an oldu mu?
Labirent yolcusunun notu:
"Uzun yıllar 'kadın' olmanın ne anlama geldiğini tam olarak bilemedim. Toplumun bana dayattığı rollerle, kendi içimdeki ses arasında sıkışıp kaldım. Campbell'ın kitabını okurken fark ettim: Tanrıçalar aslında tek bir şeyin, dişil enerjinin farklı yüzleriymiş. Artemis bağımsızlığı, Demeter besleyiciliği, Persephone dönüşümü temsil ediyor. Ve hepsi benim içimde. Bir gün, bir karar verirken Artemis'in o ok gibi keskin netliğini hissettim. 'Hayır' dedim ve o an kendimi ilk kez tam hissettim."
Campbell'dan Üç Sarsıcı Soru:
"Hayatımda hangi 'tanrıça' enerjisini bastırıyorum? Bağımsızlığı mı, öfkeyi mi, hüznü mü, yoksa sezgisel bilgeliği mi?"
"Modern dünya bana nasıl bir 'kadın modeli' sunuyor ve bu model bana ne kadar uyuyor?"
"Atalarımın tanrıçalara tapınması, bugün benim kendi içsel gücüme olan inancımı nasıl etkiliyor?"
🎙️ Sen de katıl!
Kendi içsel "tanrıça" enerjinizi fark ettiğiniz bir anı, Campbell'ın anlattığı bir tanrıça hikâyesinin size dokunduğu o anı veya kadim dişil bilgeliğin hayatınıza kattığı bir farkındalığı bizimle paylaşabilirsiniz!📩 [email protected]
📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Joseph Campbell'ın "Tanrıçalar ve Tanrıça'nın Dönüşümleri" (Goddesses: Mysteries of the Feminine Divine) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır.
#Tanrıçanınİzinde #JosephCampbell #Tanrıçalar #DişilKutsal #BüyükTanrıça #Persephone #Artemis #Athena #UyanışLabirenti
Işığı Arayanların Karanlık Yanı: Gölgeni Kucaklamak
2026/09/17
Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları!
Bu bölümde Debbie Ford'un çığır açan kitabı "Işığı Arayanların Karanlık Yanı" (The Dark Side of the Light Chasers) kitabından yola çıkarak, hepimizin içinde sakladığı o "karanlık yan"ı konuşuyoruz. Ford'a göre her insanın içinde karanlık bir yan vardır. Bu, kendi içimizde kabullenemediğimiz, kendimizden ve başkalarından gizlediğimiz ve bilinçsizce başkalarına yansıttığımız yanımızdır . Ford, bu karanlık yanı ışığa çıkarmadığımız sürece, onun bizi sürekli engelleyeceğini, bize her türlü acıyı, korkuyu ve mutsuzluğu yaşatacağını ve hayatımıza bu yanımıza aynalık eden insanları çekeceğini söyler .
Debbie Ford der ki:
"Her insanın içinde karanlık bir yan vardır. Bu bizim kendi içimizde kabullenemediğimiz, kendimizden ve başkalarından gizlediğimiz ve bilinçsizce başkalarına yansıttığımız yanımızdır. Karanlık yan ışığa çıkarılmadığı için karanlıktır. Onu ortaya çıkarıp, sahiplenip, onunla bütünleşmedikçe bu yanımız bizi sürekli engellemeyi sürdürecektir. Karanlık yanımız bize verecek büyük armağanlara da sahiptir. O bize öğretmek, yol göstermek ve tüm benliğimizi sunmak için mevcuttur."
Ford, aynı zamanda dünyanın insanları yansıtan bir ayna olduğunu söyler. Derinlere gömdüğümüz bazı yönler, başka insanlar aracılığıyla karşımıza çıkar. Örneğin bencil olduğunu fark eden ve bu yönünü ortaya çıkarmamaya çalışan bir kişi, çevresindeki insanların bencilce davranışlarına maruz kalır. Bir başkasında görmekten hoşlanmadığımız bir özellik, aslında kendimizde olanı yansıttığı için bizi rahatsız eder .
⚡ Günlük Pratikler
Sabah:Gözlerini kapat ve bugün fark etmek istediğin bir "gölge" yanını düşün. Bastırdığın bir öfke, kıskançlık, bencillik veya korku olabilir. Sor:"Bugün hangi reddettiğim yanımla barışabilirim? Onu saklamak yerine onu fark etmeye ne dersin?"
Gün içinde:Birine karşı güçlü bir olumsuz tepki hissettiğinde (öfke, kıskançlık, yargılama), dur ve nefes al. Ford'un "ayna" prensibini hatırla: "Bu kişi bana kendi gölgeme dair neyi gösteriyor? Bu kişide eleştirdiğim özellik, kendi içimde kabul etmediğim ne olabilir?"
Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz:
Bugün hangi gölge yanımı fark ettim?
Onu saklamak yerine kabul etseydim ne olurdu?
Bu gölgenin bana hediye edebileceği bir güç var mı?
Labirent yolcusunun notu:
"Bir arkadaşımı kıskandığımı fark ettiğimde çok utandım. 'İyi insan kıskanmaz' diye düşündüm. Ama Ford'un kitabında bir şey okudum: Gölgenle arkadaş olmak, hayatında girişeceğin en heyecanlı ve kazançlı araştırmalardan biridir. O gece kıskançlığımı yazdım. Onu saklamak yerine 'evet, kıskanıyorum' dedim. O an içimde bir şey gevşedi. Kıskançlık, aslında bana neyi gerçekten istediğimi gösteren bir işaretmiş. Sakladığım o duygu, bana bir armağan getirdi."
Gölgeyle Barışmak İçin Üç Adım:
Fark Et: Gölgeni yargılamadan, sadece olduğu gibi gör. "Kıskançlık hissediyorum" de, "kötü bir insanım" değil.
Kabul Et: Onu değiştirmeye çalışma, sadece varlığına izin ver. "Bu da benim bir parçam" de.
Dönüştür: Gölgenin sana hangi mesajı getirdiğini sor. Öfken sınırlarını mı koruyor? Kıskançlığın neyi gerçekten istediğini mi gösteriyor?
Ford'dan Sarsıcı Alıntılar:
"Bir başkasında görmekten hoşlanmadığınız bir özellik, aslında kendinizde olanı yansıttığı için rahatsız eder."
"Karanlık yanımızla bütünleşmemiz, onun engelleyici ve yıkıcı etkisinden kurtulmamızı, kabul edemediğimiz yanlarımızı gizlemek için kullandığımız maskelerde kısılıp kalmış yaşam enerjimizin serbest kalmasını sağlar."
🎙️ Sen de katıl!
Bir gölge yanını fark ettiğin ve onunla barıştığın bir anı, bastırdığın bir duygunun sana bir hediye getirdiği deneyimi paylaşabilirsin!📩 [email protected]
📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Debbie Ford'un "Işığı Arayanların Karanlık Yanı" (The Dark Side of the Light Chasers) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır.
#KaranlıkYan #DebbieFord #IşığıArayanlarınKaranlıkYanı #Gölge #Yansıtma #AynaPrensibi #Bütünlük #UyanışLabirenti
Sığınak: Uyanmış Kalpte Huzur ve Özgürlük
2026/09/09
Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları!
Bu bölümde klinik psikolog ve Budist öğretmen Tara Brach'ın "Kendi Uyanmış Kalbinizde Huzur ve Özgürlüğü Bulmak" (True Refuge) kitabından yola çıkarak, hayatın en zorlu anlarında bile sığınacak bir yer olduğunu konuşuyoruz. Brach'a göre, hastalık, çatışma, travma veya kayıpla karşılaştığımızda çoğumuz öfke, kendini yargılama veya bağımlılık gibi eski alışkanlıklara başvururuz. Bu yöntemler anlık rahatlama verse de sonunda bizi daha da izole eder. Oysa düşünce ve duyguların türbülansının altında, sınırsız sevgi kapasitesine sahip, derin bir dinginlik, sessiz bir farkındalık vardır. Brach, bu farkındalığa "gerçek sığınak" adını verir ve kitabında bu içsel sığınağı bulmak için pratik bir rehber sunar .
Tara Brach der ki:
"Düşünce ve duyguların türbülansının altında, sınırsız sevgi kapasitesine sahip, derin bir dinginlik, sessiz bir farkındalık vardır. Hayatı ne kadar zor olursa olsun, iyileştirici ve özgürleştirici bir varlıkta sığınmanın bir yolu vardır. Aradığımız şey zaten içimizdedir."
⚡ Günlük Pratikler
Sabah:Gözlerini kapat ve nefesinle bağlantı kur. Farkındalığının altındaki dinginliği bir an için hissetmeye niyet et. Sor:"Bugün zorluklarla karşılaştığımda, dışarıda değil, içimdeki sığınağa dönebilir miyim?"
Gün içinde:Zorlu bir duygu (öfke, korku, üzüntü) ortaya çıktığında dur ve RAIN pratiğini uygula :
R (Recognize): Bu duyguyu fark et. "Korku var" de.
A (Allow): Ona savaşmadan, olduğu gibi izin ver.
I (Investigate): Bedeninde nerede hissediyorsun? Arkasında hangi inanç var?
N (Nurture): O acıyan kısma şefkatle dokun. "Sevgiliyim, bu zor" de.
Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz:
Bugün zorlandığım bir an oldu mu? Nasıl tepki verdim?
RAIN pratiğini uygulayabildiğimde ne değişti?
İçimdeki sığınağı hissettiğim bir an yaşadım mı?
Labirent yolcusunun notu:
"Stresli bir iş gününde panik hissi geldiğinde hep kaçmak isterdim. RAIN pratiğini duyduğumda, o paniğe durup bakmaya cesaret ettim. İlk başta çok zordu. Ama 'Korkuyorum ve buradayım' dedikçe, korkunun geçtiğini fark ettim. O paniğin altında aslında 'yetersizim' inancı yatıyormuş. O gün, o inancı yargılamadan görmek, içimde büyük bir özgürlük hissi uyandırdı."
🎙️ Sen de katıl!
Zor bir anda RAIN pratiğini uyguladığınız bir deneyimi, içsel sığınağınızı hissettiğiniz bir anı veya Tara Brach'ın öğretileriyle hayatınıza kattığınız şefkati bizimle paylaşabilirsiniz!📩 [email protected]
📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Tara Brach'ın "Kendi Uyanmış Kalbinizde Huzur ve Özgürlüğü Bulmak" (True Refuge) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır.
#Sığınak #TaraBrach #TrueRefuge #RAINPratiği #GerçekSığınak #Farkındalık #UyanışLabirenti
3 Süper Güç: Meditasyon, İmgeleme ve Sezgi
2026/09/01
Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları!
Bu bölümde dünyaca ünlü sezgisel rehber ve ruhsal öğretmen Sonia Choquette'ın "En İyi 3 Süper Gücünüz" (Your 3 Best Super Powers) kitabından yola çıkarak, içinizdeki doğuştan gelen üç olağanüstü yeteneği konuşuyoruz: Meditasyon, İmgeleme ve Sezgi .
Choquette'a göre, hepimiz bu üç süper güçle donatılmış olarak dünyaya geliriz. Ancak çoğumuz bu güçleri kullanmayı unutur veya onları zayıflatırız. Oysa bu yetenekler geliştirildiğinde, bize sakinlik, güç ve hayatımızı dönüştürme yeteneği verir . Kitap, otuz yılı aşkın danışan deneyimini sentezleyerek, bu güçleri günlük hayata kolayca entegre edebileceğiniz kanıtlanmış teknikler ve pratik ipuçları sunar .
Sonia Choquette der ki:
"Bu üç süper gücü geliştirerek, evrenin güzelliğine, huzuruna, yaratıcılığına ve uyumuna katkıda bulunursunuz. Bu üç süper güç, size verilmiş ve dünyaya vermeye devam eden armağanlardır."
⚡ Günlük Pratikler
Sabah:Gözlerini kapat ve birkaç derin nefes al. Bugününü sessiz bir niyetle başlat. Sor:"Zihnimi bugün neyden arındırmam gerekiyor? Hangi düşünce artık bana hizmet etmiyor?"
Gün içinde:Bir sorunla karşılaştığında veya bir karar vermen gerektiğinde, mantığının yanı sıra iç sesini de dinle. Sor:"Bu durumla ilgili içgüdüsel hissim ne? Bedenim ne diyor? Bu seçenek beni heyecanlandırıyor mu, yoksa ağırlaştırıyor mu?"
Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz:
Bugün hayal gücümü ne zaman kullandım? Yaratıcı bir çözüm bulabildim mi?
İç sesimi dinlediğim bir an oldu mu? Sonucu ne oldu?
Zihnimi susturup sadece "var" olduğum bir an yaşadım mı?
Labirent yolcusunun notu:
"Her zaman 'iç sesimi' dinlemem gerektiğini söylerlerdi ama kafam o kadar karmaşıktı ki hangi sesin doğru olduğunu bilemezdim. Sonia Choquette'ın 'meditasyon'un aslında zihni boşaltmak değil, berraklaştırmak olduğunu öğrendim. Her sabah beş dakika oturup sadece nefesimi izlemeye başladım. İlk hafta hiçbir şey olmadı. Ama sonra, zihnim sessizleşince, o kocaman korkuların arkasında, küçük ve net bir iç ses fark ettim. O ses, bana gerçekte ne istediğimi söyledi. Ona güvenmeye başladım."
🎙️ Sen de katıl!
İç sesinizi dinleyip doğru bir karar verdiğiniz bir anı, hayal gücünüzle bir arzunuzu gerçekleştirdiğiniz bir deneyimi veya meditasyonun hayatınıza kattığı sakinliği bizimle paylaşabilirsiniz!📩 [email protected]
📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Sonia Choquette'ın "En İyi 3 Süper Gücünüz" (Your 3 Best Super Powers) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır.
#3SüperGüç #SoniaChoquette #Meditasyon #HayalGücü #Sezgi #AltıncıHis #UyanışLabirenti
Bağlanma Labirenti: "Ne Evet Ne Hayır"ın Peşinde
2026/08/23
Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları!
Bu bölümde psikoterapist Stefanie Stahl'ın "Bağlanma Korkusu: Mağdurlar ve Partnerleri İçin Baş Etme Rehberi" kitabından yola çıkarak, aşk ilişkilerinde yaşanan o yıkıcı ikilemi konuşuyoruz: Yakınlık arzusu ile özgürlük korkusu arasında sıkışıp kalmak. Stahl, bu durumu Almacadaki "Jein" yani "hem evet hem hayır" kelimesiyle tanımlar. Bu, bir yandan sevgi ve bağlanma isteği, diğer yandan kontrolü kaybetme ve terk edilme korkusu arasında gidip gelmektir.
Stefanie Stahl der ki: "Bağlanma korkusu, kurbanlarını ve partnerlerini bir kısır döngüye hapseder. Yakınlaşma anında kaçış, uzaklaştığında ise yeniden yaklaşma çabası. Bu, çocuklukta karşılanmamış duygusal ihtiyaçların gölgesinde gelişen bir savunma mekanizmasıdır. Ancak bu korkuyu tanımak, anlamak ve aşmak mümkündür."
⚡ Günlük Pratikler
Sabah:Gözlerini kapat ve bugün fark etmek istediğin bağlanma kalıplarına odaklan. Sor:"Bugün ilişkilerimde 'evet' dediğim ama içimden 'hayır' geldiği veya tersi bir anı fark edebilir miyim? Hangi korkum tetikleniyor?"
Gün içinde:Yakınlaşma anında içinde bir kaçış isteği hissettiğinde, dur ve nefes al. Sor:"Şu anda hangi duygudan kaçıyorum? Bu kaçış, çocuklukta öğrendiğim bir sığınak mı?"
Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz:
Bugün bir ilişkimde kendimi ne kadar açtım veya kapattım?
Hangi an 'ne evet ne hayır' içindeydim?
Eğer korkumu bir kenara bırakıp sadece olsaydım, ne hissederdim?
Labirent yolcusunun notu:
"Uzun yıllar beni seven herkesten kaçtım. Sonra bir gün, kaçışımın onlarla değil, kendi içimdeki terk edilme korkusuyla ilgili olduğunu fark ettim. Annem küçükken beni sık sık yalnız bırakırdı. O acıyı tekrar yaşamamak için her yakınlaşma anında 'sinyal' veriyordum. Oysa şimdi öğrendim ki, kaçış değil, durmak ve korkuyu tanımak iyileştiriyor."
🎙️ Sen de katıl!
Bağlanma korkunuzu fark ettiğiniz bir anı, bu korkuyu aşmak için attığınız bir adımı veya Stefanie Stahl'ın öğretileriyle ilişkinizde yaşadığınız bir dönüşümü bizimle paylaşabilirsiniz!📩 [email protected]
📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Stefanie Stahl'ın "Bağlanma Korkusu" (Jein! Bindungsängste erkennen und bewältigen) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır.
#BağlanmaLabirenti #StefanieStahl #BağlanmaKorkusu #İçselÇocuk #NeEvetNeHayır #UyanışLabirenti #SesliKitap
Benlik Savaşçısı: Savunma Mekanizmalarının İzinde
2026/08/14
Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları!
Bu bölümde psikanalizin öncü isimlerinden Anna Freud'un başyapıtı "Ben ve Savunma Mekanizmaları" (The Ego and the Mechanisms of Defence) kitabından yola çıkarak, zihnimizin görünmez kalkanlarını konuşuyoruz . 1936 yılında yayımlanan bu eser, ego psikolojisinin temel taşlarından biri olarak kabul edilir ve hâlâ güncelliğini korur .
Anna Freud, babası Sigmund Freud'un çalışmalarını derinleştirerek, egonun (benlik) kaygı ve hoşnutsuzlukla başa çıkmak için kullandığı bilinçdışı mekanizmaları sistematik olarak inceler Login to Jenni. Ona göre, bu savunma mekanizmaları sadece hastalıklı değil, aynı zamanda çocukluk ve ergenlik döneminde psikolojik gelişimin normal ve gerekli bir parçasıdır .
Anna Freud der ki:
"Ego, içgüdüsel dürtüler ile dış dünyanın talepleri arasında bir arabulucudur. Savunma mekanizmaları, egonun bilinçdışı kaynaklarıdır; içsel stresi azaltmak ve hoşnutsuzluk ile kaygıyı uzaklaştırmak için kullanılır. Bunlar yalnızca patolojik değil, aynı zamanda yaşamın erken dönemlerinde uyum sağlama ve gelişim için de gereklidir"
⚡ Günlük Pratikler
Sabah:Gözlerini kapat ve birkaç derin nefes al. Bugün dikkat etmek istediğin bir savunma mekanizmasını zihninde belirle. Sor:"Bugün hangi anlarda 'bu benim değil, onun hatası' diyebilirim? Bu düşünce aslında hangi kendi duygumu fark etmekten kaçmama yol açıyor olabilir?"
Gün içinde:Bir olay karşısında güçlü bir rahatsızlık veya kaçınma hissettiğinde, dur ve nefes al. Anna Freud'un sınıflandırmasından bir mekanizmayı hatırla. Sor:"Şu anda hangi savunmayı kullanıyor olabilirim? Yadsıma mı, izdüşüm mü, yoksa daha derin bir şey mi?"
Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz:
Bugün bir sorun veya rahatsızlık karşısında ilk tepkim neydi? Kaçındım mı, başkasına mı yükledim, yoksa mantıksallaştırdım mı?
Bu savunmanın bana sağladığı anlık rahatlama neydi?
Eğer aynı duruma savunmasız yaklaşsaydım, gerçekte ne hissederdim?
Labirent yolcusunun notu:
"Bir arkadaşım beni eleştirdiğinde ilk hissettiğim şey 'O zaten hep böyledir, anlamaz' oldu. Ama Anna Freud'un savunma mekanizmalarını öğrendikten sonra fark ettim ki bu bir izdüşümdü (projection). Kendi yetersizlik hislerimi arkadaşıma yansıtıyordum. O gece defterime hislerimi yazdım. Eleştiriyi kabul edip kendi payıma düşeni görmek zordu ama sonrasında çok hafifledim."
Anna Freud'un Psikolojideki Yeri
Anna Freud, çocuk psikanalizinin öncülerindendir ve bu kitaptaki klinik örneklerin çoğu çocukluk ve ergenlik döneminden alınmıştır . Kitap dört ana bölümden oluşur: savunma teorisi, nesnel hoşnutsuzluktan kaçınma örnekleri, iki temel savunma türü (saldırganla özdeşleşim ve özgecilik) ve ergenlik döneminde görülen savunmalar .
🎙️ Sen de katıl!
Bir savunma mekanizmanızı fark ettiğiniz bir anı, bu farkındalığın ilişkilerinizi veya kendinizi anlayışınızı nasıl değiştirdiğini bizimle paylaşabilirsiniz!📩 [email protected]
📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Anna Freud'un "Ben ve Savunma Mekanizmaları" (The Ego and the Mechanisms of Defence) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır.
#BenlikSavaşçısı #AnnaFreud #SavunmaMekanizmaları #EgoPsikolojisi #ÇocukPsikanalizi #Psikodinamik #UyanışLabirenti
Zihnin İyileştirici Gücü: Joe Dispenza ile Placebo Sensin
2026/08/05
Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları!
Bu bölümde Dr. Joe Dispenza'nın çığır açan kitabı "Placebo Sensin" (You Are the Placebo) kitabından yola çıkarak, zihnin beden üzerindeki dönüştürücü gücünü konuşuyoruz. Dispenza, kişisel olarak 23 yaşında bir bisiklet kazasında omurgası kırıldıktan sonra, doktorların ameliyat önerisine karşı gelerek zihninin gücüyle iyileşme yolculuğuna çıkmıştır .
Dispenza kitabında, plasebo etkisinin tarihini, bilimini ve pratik uygulamalarını inceler; kanser, kalp hastalığı, depresyon ve Parkinson hastalığı gibi ciddi rahatsızlıkların, kişilerin bir plaseboya olan inancı sayesinde nasıl tersine döndüğüne dair belgelenmiş vakaları paylaşır .
Joe Dispenza der ki:
"Düşünceler ve duygular sürekli olarak beyni, bedeni ve hatta organizmanın hücrelerini şekillendirir. 35 yaşına geldiğinizde kişiliğinizin %95'i, bilinçaltı bir bilgisayar programı gibi işleyen ezberlenmiş davranışlar, beceriler, duygusal tepkiler, inançlar, algılar ve tutumlar haline gelir. Geçmişin eski, sınırlayıcı inançlarını nihayet görmeli ve onları bırakmaya istekli olmalısınız, böylece yeni bir gelecek yaratmanıza yardımcı olacak yeni inançları kucaklayabilirsiniz" .
⚡ Günlük Pratikler
Sabah:Gözlerini kapat ve üç derin nefes al. Bugün zihninin hangi inancı dönüştürebileceğini sor:"Eğer şu anda iyileştiğimi ve dönüştüğümü tamamen hissetseydim, nasıl biri olurdum? Bu yeni benlik şimdi hangi duyguyu yaşıyor?"
Gün içinde:Olumsuz bir düşünce veya duygu hissettiğinde dur. Dispenza'nın önerdiği gibi, bugünün düşüncelerini dünle karşılaştır. Sor:"Bu düşünce geçmişin bir kaydı mı, yoksa yeni bir olasılığın kapısı mı? Eğer bu düşünceyi bırakırsam, yerine hangi yeni inancı koyabilirim?"
Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz:
Bugün hangi eski inancımı fark ettim ve dönüştürmeye başladım?
Geçmişteki bir olaya verdiğim duygusal tepkiyi yeniden şekillendirebildim mi?
Yarın "yeni bir ben" olarak hangi duyguyu daha fazla deneyimlemek isterim?
Labirent yolcusunun notu:
"Hep 'düşüncelerim gerçeği yaratır' lafını duyardım ama Dispenza'nın 'Placebo Sensin' kitabı bunu somut bir şeye dönüştürdü. En sevdiğim işi kaybettiğimde, eski 'başarısız' etiketini bırakmak için meditasyonlarını denedim. Geçmişteki başarısızlık duygusunu, başarılı bir geleceğin heyecanıyla değiştirmeye başladım. Birkaç hafta sonra, hayatımda hiç düşünmediğim bir fırsat çıktı. Zihnim gerçekten bir plasebo gibi çalışıyordu."
İki Önemli Meditasyon Pratiği:
Dispenza, kitabına eşlik eden iki adet rehberli meditasyon geliştirmiştir :
Meditasyon 1 (Değişen İki İnanç ve Algı, 56 dakika): Açık odak tekniğinden başlayarak, sizi şimdiki ana taşır. Eski kimliğinizden sıyrılıp kuantum alanındaki diğer olasılıklara erişmenizi amaçlar .
Meditasyon 2 (Değişen Bir İnanç ve Algı, 48 dakika): Daha kısa bir versiyon olup, belirli bir inanç veya algıyı değiştirmeye odaklanır .
🎙️ Sen de katıl!
Zihninizle bir bedensel semptomu dönüştürdüğünüz bir deneyimi, eski bir inancı bırakarak yeni bir fırsat yarattığınız anı veya Joe Dispenza'nın öğretileriyle hayatınıza kattığınız dönüşümü bizimle paylaşabilirsiniz!📩 [email protected]
📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Joe Dispenza'nın "Placebo Sensin" (You Are the Placebo) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır.
#PlaceboSensin #JoeDispenza #ZihinGücü #Nöroplastisite #Kuantumİyileşme #İnançDönüşümü #UyanışLabirenti
Bilinç Haritası: İçsel Sembollerin Peşinde
2026/07/27
Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları!
Bu bölümde modern psikolojinin en etkili isimlerinden Carl Gustav Jung'un, hayatının son döneminde halka yazdığı başucu eseri "İnsan ve Sembolleri" (Man and His Symbols) kitabından yola çıkarak, bilinçdışının gizemli dilini konuşuyoruz . 1961'deki vefatından sadece on gün önce tamamladığı bu kitap, meslekten olmayan herkesin anlayabileceği bir dille yazılmıştır .
Jung'a göre, insan ruhu iki temel parçadan oluşur: bildiğimiz "bilinç" ve devasa, keşfedilmemiş bir okyanus olan "bilinçdışı" . Bu bilinçdışı, kendi dilini konuşur; bu dil ise sembollerdir ve en yoğun olarak da rüyalarımızda kendini gösterir . Rüyalar, bizi bütünlüğe (individuation) götüren, bilinçli hayatımızdaki dengesizlikleri dengeleyen birer pusuladır .
Carl Jung der ki:
"İnsan, hiçbir şeyi asla tam olarak algılamaz ya da tam olarak kavrayamaz. Rüyalar, bilinçdışı yönümüzü bize sembolik imgeler olarak gösterir. Bilinçdışını ve rüyalarımızdaki sembolleri tanımadan bütünlüğe ulaşamayız. Bilinçdışı, büyük rehberimiz, dostumuz ve danışmanımızdır. Semboller bizi aklın ötesine, tam olarak tanımlayamadığımız fikirlere taşır"
⚡ Günlük Pratikler
Sabah:Gözlerini kapat ve hatırladığın son rüyanı düşün. Orada dikkatini çeken bir sembol, bir kişi veya bir duygu var mı? Sor:"Bu rüya bana bugün hakkında ne söylüyor olabilir? Bilinçdışım neyi dengelemeye çalışıyor?"
Gün içinde:Birine veya bir olaya karşı güçlü, mantıksız bir tepki hissettiğinde (öfke, hayranlık, kıskançlık), dur ve nefes al. Jung'un "gölge" kavramını hatırla: İçimizde kabul etmediğimiz özellikleri başkalarında görürüz . Sor:"Bu tepki bana kendi hangi karanlık yanımı gösteriyor? Bu yanımla yüzleşmeye hazır mıyım?"
Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz:
Bugün hangi sembol, rüya veya tesadüf dikkatimi çekti?
Birine karşı hissettiğim güçlü tepkinin altında hangi bastırdığım duygu vardı?
Jung'un dediği gibi, bilinçdışım bugün bana neyi fısıldadı?
Labirent yolcusunun notu:
"Uzun süre rüyalarımı anlamsız bulup geçiştirirdim. Jung'un 'İnsan ve Sembolleri'ni okuduktan sonra bir rüyamı deftere yazmaya başladım. Sürekli bir koridorda yürüdüğümü, sonunda bir kapıya geldiğimi ama asla açmadığımı fark ettim. Bu, hayatımda ertelediğim bir kararla ilgiliymiş. Rüyam bana ne zaman kapıyı açacağımı soruyordu. Bir sabah uyandım ve o kapıyı açmaya karar verdim. Hayatım değişti. Rüyalar gerçekten konuşuyormuş."
🎙️ Sen de katıl!
Bir rüyanızın size hayatınızda bir yol gösterdiği bir anı, kendi "gölge" yanınızla yüzleştiğiniz bir deneyimi veya Carl Jung'un öğretileriyle hayatınıza kattığınız yeni bir farkındalığı bizimle paylaşabilirsiniz!
📩 [email protected]
📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Carl Gustav Jung'un "İnsan ve Sembolleri" (Man and His Symbols) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır.
#BilinçHaritası #CarlJung #İnsanVeSembolleri #Rüyalar #KolektifBilinçdışı #Arketip #Gölge #Bireyleşme #UyanışLabirenti
Dikkatin Kökleri:Dağınık Zihinlerin İyileşmesi
2026/07/21
Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları!
Bu bölümde Dr. Gabor Maté'nin çığır açan kitabı "Dağınık Zihinler" (Scattered Minds) kitabından yola çıkarak, dikkat eksikliğinin kökenlerini ve iyileşme yolculuğunu konuşuyoruz. Maté, geleneksel tıbbın aksine, DEHB'yi (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) sadece genetik bir hastalık olarak görmez . Ona göre bu, beynin duygusal öz-düzenleme ve dikkat kontrol merkezlerinin, erken dönemdeki bağlanma deneyimlerine yanıt olarak gelişimsel olarak geri kalmasıdır . Maté'nin kendisi de bu durumu yaşamış bir hekimdir.
Dr. Gabor Maté der ki:
"Dikkat dağınıklığı kalıtsal bir hastalık değil, yaşam deneyiminin psikolojik bir ürünüdür. DEHB, bebeklik ve çocukluk döneminde duygusal ihtiyaçların yeterince karşılanamaması durumunda, beynin bir savunma mekanizması olarak geliştirdiği bir adaptasyondur. Çocuğun dikkati, güvensiz bir dünyadan kaçmak için içe döner. İyileşme ise, duygusal bağın yeniden inşasıyla mümkündür"
⚡ Günlük Pratikler
Sabah:Uyanır uyanmaz gözlerini kapat ve nefes al. Bugünkü amacını belirle. Sor:"Bugün dikkatimi dağıtan şeylerden hangisini fark edip, onunla yargılamadan durabilirim? Bedenimdeki gerginlik nerede?"
Gün içinde:Dikkatin dağıldığında veya ertelemek istediğinde, kendine Maté'nin sorusunu sor:"Şu anda kaçmaya çalıştığım duygu veya durum ne? Bu kaçış bana nasıl bir rahatlama sağlıyor? Bu rahatlamaya gerçekten ihtiyacım var mı?"
Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz:
Bugün en çok ne zaman "dağınık" hissettim?
O an hangi duygudan kaçıyordum?
Bugün kendime gösterdiğim en büyük anlayış neydi?
Labirent yolcusunun notu:
"Sürekli 'dikkat dağınıklığı' ile suçlanan bir çocuktum. 'Tembel' ve 'hayalperest' damgalarıyla büyüdüm. Gabor Maté'nin kitabını okuduğumda bir şey yerine oturdu: Ben hasta değilmişim, yalnızca duygusal ihtiyaçlarım görülmemiş. Dikkat dağınıklığım, aslında benim için koruyucu bir kalkanmış. Bu farkındalık, kendimi suçlamayı bırakmamı sağladı."
Gabor Maté'den DEHB'li Çocuklara Yaklaşımda Beş Temel İlke :
İlişkiyi Kovala: Çocuğun peşinden git, onu bul ve onunla zaman geçir. Bu, koşulsuz aidiyet duygusunu güçlendirir ve sinir sistemini sakinleştirir .
Yargılamaktan Kaçın: Utanç, DEHB'li çocuklar için en yıkıcı duygudur. Sürekli eleştiri yerine kabul, dayanıklılığı besler .
Aşırı Övgüden Kaçın: Performansa bağlı övgü, çocuğun sevgiyi hak etmesi gerektiği inancını pekiştirir. Onları sadece var oldukları için onaylayın .
Nezaketle Davran: Öfke, bağlantıyı koparır ve korkuyu besler. Sakin ve nazik bir yaklaşım, güveni inşa eder .
İlişkiyi Onar: Çatışma kaçınılmazdır. Önemli olan, ebeveynin bağlantıyı yeniden kurmak için ilk adımı atmasıdır. Bu, güvenliği ve umudu öğretir .
🎙️ Sen de katıl!
Dikkat dağınıklığının altında yatan bir duyguyu fark ettiğin bir anı, kendine veya bir çocuğa karşı daha anlayışlı olduğun bir deneyimi ya da Gabor Maté'nin öğretileriyle hayatında değişen bir bakış açısını bizimle paylaşabilirsin!
📩 [email protected]
📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Dr. Gabor Maté'nin "Dağınık Zihinler" (Scattered Minds) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır.
#DağınıkZihinler #GaborMaté #DEHB #DikkatDağınıklığı #BağlanmaTeorisi #Duygusalİyileşme #KoşulsuzKabul #UyanışLabirenti
Bedenin Hakikati: Susmayan Vücut
2026/07/16
Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları!
Bu bölümde dünyaca ünlü psikanalist Alice Miller'ın "Beden Asla Yalan Söylemez" (The Body Never Lies) kitabından yola çıkarak, çocuklukta yaşanan duygusal travmaların yetişkinlikte fiziksel hastalıklara nasıl dönüştüğünü konuşuyoruz . Miller'a göre bastırılmış öfke, aşağılanma ve çaresizlik duyguları vücutta saklanır ve yıllar sonra kanser, felç veya diğer hastalıklar olarak kendini gösterir .
Miller, "On Emir"deki "anneye ve babaya saygı göster" kuralının hem hastaları hem de terapistleri çocukluk travmalarının gerçek kaynağıyla yüzleşmekten alıkoyduğunu savunur . Ebeveynleri affetmeye veya mazur göstermeye zorlayan bu geleneksel ahlak, öfkenin bastırılmasına ve bedenin bunu hastalıkla haykırmasına neden olur .
Alice Miller der ki:
"Beden asla yalan söylemez. Zihnin unutmak istediği, bastırdığı her şeyi, beden bir gün mutlaka haykırır. Çocuklukta yaşanan aşağılanma, öfke ve çaresizlik; yıllar sonra kanser, felç veya diğer hastalıklar olarak geri döner. Ebeveynlerimizi affetmeye zorlandığımız sürece, bedenimiz bizim için konuşmaya devam eder."
⚡ Günlük Pratikler
Sabah:Gözlerini kapat ve bedenini taramaya başla. Nefes al. Sor:"Bugün bedenim hangi bastırılmış duyguyu bana hatırlatıyor? Hangi 'ağrı' aslında bir 'söylenememiş öfke' olabilir?"
Gün içinde:Bedeninde bir rahatsızlık hissettiğinde (gerginlik, ağrı, yorgunluk), dur ve nefes al. Miller'ın dediği gibi, belki vücudun söyleyemediğin bir şeyi söylüyordur . Sor:"Eğer bu bölge konuşabilseydi, bana ne söylerdi? Hangi duyguyu bastırdığımı gösteriyor olabilir mi?"
Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz:
Bugün bedenimde hissettiğim gerginlik/rahatsızlık neydi?O bölgenin bana söylemek istediği bir şey var mı?Birine karşı bastırdığım bir öfke veya kırgınlık var mı? Bunu nasıl güvenli bir şekilde ifade edebilirim?Labirent yolcusunun notu:
"Yıllarca sırt ağrım vardı. Doktorlar 'gerilim tipi ağrı' dedi. Alice Miller'ın kitabını okurken bir şey fark ettim: Sırtım 'katlanmak' zorunda kaldığım her şeyi taşıyormuş. Hayır diyemediklerimi, sessizce kabullendiklerimi... Bir gece aynaya bakıp 'Artık yeter. Bu yükü taşımıyorum' dedim. O günden sonra sırtımın ağrısı azalmaya başladı. Bedenim konuşuyormuş, ben dinlememişim."
Miller'ın Eserleriyle Çalışmak İçin Üç Adım:
Miller'ın önceki eseri "Yeteneğe Sahip Çocuğun Dramı" (The Drama of the Gifted Child) travmanın anlaşılması için temel oluşturur. "Beden Asla Yalan Söylemez" bu temel üzerine inşa edilir ve "Öfkeden Cesarete" (From Rage to Courage) ise iyileşme süreci için bir rehber niteliğindedir . Miller'a göre:
Gerçeği Fark Et: Çocuklukta yaşadıklarının gerçekliğini kabul et. Bastırılmış travmaları görmezden gelme .Öfkeyi Kabul Et: Ebeveynlere veya çocukluğunun diğer önemli figürlerine yönelik öfkeyi bastırma. Bu duygular meşrudur ve ifade edilmelidir .Yasını Tut: Yaşayamadığın çocukluk için yas tut. Bu yas tutma süreci, acının bedenden serbest kalmasını sağlar .Bedeninin sana bir mesaj ilettiğini fark ettiğin bir anı, bastırılmış bir duyguyu serbest bırakma deneyimini veya Alice Miller'ın öğretileriyle travmalarınla yüzleşme hikayeni bizimle paylaşabilirsin!
🎙️ Sen de katıl!📩 [email protected]
📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Alice Miller'ın "Beden Asla Yalan Söylemez" (The Body Never Lies) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır.
#BedeninHakikati #AliceMiller #BedenAslaYalanSöylemez #BastırılmışDuygular #Travma #Affetmek #UyanışLabirenti
Gölgeyle Barış: İçsel Bütünlük Yolculuğu
2026/07/11
Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları!
Bu bölümde Deepak Chopra, Debbie Ford ve Marianne Williamson'ın ortak çalışması "Gölge Etkisi" (The Shadow Effect) kitabından yola çıkarak, içimizdeki en çok sakladığımız, utandığımız ve görmezden geldiğimiz parçayla — gölgemizle — barışmayı konuşuyoruz. Carl Jung'un "gölge" kavramından ilham alan bu kitap, reddettiğimiz yanlarımızın aslında en büyük gücümüz ve bütünleşme anahtarımız olduğunu savunur .
Üç yazar kitabı üç bölüme ayırmıştır: Debbie Ford kişisel gölgeyle barışmayı, Marianne Williamson ruhsallık ve gölge ilişkisini, Deepak Chopra ise kolektif gölgeyi ele alır .
Deepak Chopra der ki:
"Gölge, sadece onu karanlık mahzeninde kilitli tuttuğumuz zaman tehlike saçar. İşte o zaman gölge diyetimizi bozarak, ilişkilerimizi sabote ederek ve hayallerimizi öldürerek elimizde patlayabilir. Gölge kucaklandığında kalplerimizi iyileştirir, bizi yeni fırsatlara, yeni davranışlara ve yeni bir geleceğe hazırlar."
⚡ Günlük Pratikler
Sabah:Gözlerini kapat ve bugün fark etmek istediğin bir "gölge" yanını düşün. Bastırdığın bir öfke, kıskançlık veya korku olabilir. Sor:"Bugün hangi reddettiğim yanımla barışabilirim? Onu saklamak yerine onu fark etmeye ne dersin?"
Gün içinde:Birine karşı güçlü bir olumsuz tepki hissettiğinde (öfke, kıskançlık, yargılama), dur ve nefes al. Sor:"Bu tepkinin kaynağında hangi bastırdığım duygu var? Bu kişi bana kendi gölgeme dair neyi gösteriyor?"
Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz:
Bugün hangi gölge yanımı fark ettim?
Onu saklamak yerine kabul etseydim ne olurdu?
Bu gölgenin bana hediye edebileceği bir güç var mı?
Labirent yolcusunun notu:
"Bir arkadaşımı kıskandığımı fark ettiğimde çok utandım. 'İyi insan kıskanmaz' diye düşündüm. Ama kitapta Debbie Ford'un sözünü okudum: 'Gölgenizle arkadaş olmak hayatınızda girişeceğiniz en heyecanlı ve kazançlı araştırmalardan biridir.' O gece kıskançlığımı yazdım. Onu saklamak yerine 'evet, kıskanıyorum' dedim. O an içimde bir şey gevşedi. Kıskançlık, aslında bana neyi gerçekten istediğimi gösteren bir işaretmiş."
Gölgeyle Barışmak İçin Üç Adım:
Fark Et: Gölgeni yargılamadan, sadece olduğu gibi gör. "Kıskançlık hissediyorum" de, "kötü bir insanım" değil.
Kabul Et: Onu değiştirmeye çalışma, sadece varlığına izin ver. "Bu da benim bir parçam" de.
Dönüştür: Gölgenin sana hangi mesajı getirdiğini sor. Öfken sınırlarını mı koruyor? Kıskançlığın neyi gerçekten istediğini mi gösteriyor?
Kitaptan Sarsıcı Alıntılar:
"Gizlisi saklısı olmayan bir hayat sürmenin ne kadar özgür bir yaşam olduğunu öğrenebilmek için gölgemizi kucaklamalıyız." — Debbie Ford
"Gölgeyi yenmenin ilk adımı, onu yenme düşüncelerinin hepsini bir an önce terk etmektir." — Deepak Chopra
🎙️ Sen de katıl!
Bir gölge yanını fark ettiğin ve onunla barıştığın bir anı, bastırdığın bir duygunun sana bir hediye getirdiği deneyimi veya bu kitabın öğretileriyle hayatına kattığın yeni bir bakış açısını bizimle paylaşabilirsin!📩 [email protected]
📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Deepak Chopra, Debbie Ford ve Marianne Williamson'ın "Gölge Etkisi" (The Shadow Effect) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır.
#GölgeyleBarış #ShadowEffect #DeepakChopra #DebbieFord #MarianneWilliamson #GölgeEtkisi #Bütünlük #KolektifGölge #UyanışLabirenti
İyileşme İşi: Kendini Dönüştürme Sanatı
2026/07/05
Merhaba Uyanış Labirenti yolcuları!
Bu bölümde Dr. Nicole LePera'nın "Kendini İyileştirme İşi Nasıl Yapılır" (How to Do the Work) kitabından yola çıkarak, gerçek dönüşümün sadece bilgiyle değil, uygulamayla mümkün olduğunu konuşuyoruz. Dr. LePera, geleneksel psikolojinin yetersiz kaldığı noktada, beden-zihin-ruh bütünlüğüne dayalı holistik bir yaklaşım sunar. Ona göre, geçmişimizdeki yaraları anlamak yetmez; onları dönüştürmek için her gün bilinçli pratikler yapmamız gerekir.
Dr. Nicole LePera der ki:
"İyileşme, başkasının seni kurtarmasını beklemek değildir. Her sabah uyandığında kendinle kurduğun ilişkiyle başlar. Hiçbir terapist, hiçbir kitap, hiçbir araç seni iyileştiremez. Onlar sana sadece yolu gösterir. Yürüyen sensin. Kendini iyileştirmek, her gün kendi iyileşme pratiğini yapma kararlılığıdır."
⚡ Günlük Pratikler
Sabah:Uyanır uyanmaz telefonuna dokunma. Önce gözlerini kapat, elini kalbine koy. Üç derin nefes al ve sor:"Bugün bedenim nasıl hissediyor? Hangi duyguyla uyanıyorum? Buna ihtiyacım var mı?"
Gün içinde:Bir tetiklenme anında (öfke, kaygı, üzüntü), tepki vermeden önce dur. Sor:"Şu anda içimdeki hangi çocuk ağlıyor? Ona ne söylemeye ihtiyacı var?"Sonra o iç sesine şefkatle yanıt ver.
Akşam:Günün sonunda defterine şunları yaz:
Bugün hangi an beni tetikledi?
O an hangi eski anıyı hatırlattı?
Kendime nasıl daha iyi bir ebeveyn olabilirim?
Labirent yolcusunun notu:
"Bir arkadaşım bana bağırdığında içimden kaçmak geldi. Sonra Dr. LePera'nın sorusunu hatırladım: 'İçimdeki hangi çocuk ağlıyor?' Küçükken bağırıldığımda hep suçlu hissederdim. O an o küçük kıza 'Bu senin suçun değil, sakin ol, güvendesin' dedim. Nefesim yavaşladı. Kaçmadım. İlk kez tetiklenmeyi yönetebildim."
Dr. LePera'nın Sık Sorduğu Beş Soru:
"Bedenim şu anda ne hissediyor?"
"Bu duygu hangi eski anıyı getiriyor?"
"İçimdeki çocuğun neye ihtiyacı var?"
"Bu tepki bana ait mi, yoksa geçmişten mi?"
"Bugün kendime nasıl bir iyilik yapabilirim?"
🎙️ Sen de katıl!
Kendi "tetiklenme" anlarını, içindeki çocukla kurduğun ilk şefkatli diyaloğu veya kendini iyileştirme yolculuğunda bir döngüyü kırdığın anı bizimle paylaşabilirsin!📩 [email protected]
📌 Bu bölümdeki pratik öneriler, Dr. Nicole LePera'nın "Kendini İyileştirme İşi Nasıl Yapılır" (How to Do the Work) kitabındaki temel kavramlardan ilham alınarak hazırlanmıştır ve podcast formatına uyarlanmıştır.
#Kendiniİyileştirmeİşi #DrNicoleLePera #HolistikPsikoloji #DöngüyüKır #İçselŞifacı #UyanışLabirenti
Podcast reviews
Read Uyanış Labirenti podcast reviews
Podcast sponsorship advertising
Start advertising on Uyanış Labirenti relevant audience podcasts
You may also like to advertise on these Podcasts

4.66211307
True Crime with Kendall Rae
Mile Higher Media & Audioboom Studios

4.73423781
The Ancients
History Hit

4.89130312
The Why Files: Operation Podcast
The Why Files: Operation Podcast

51088171
Middle Children
Jessie Jolles and Chris Burns

4.8265112000
Morning Wire
The Daily Wire

4.518778373
American Scandal
Audible

4.689371215
Get Sleepy: Sleep meditation and stories
Slumber Studios

4.79026375
Life is Short with Justin Long
Audible

4.714121350
Bad Friends
Bobby Lee & Andrew Santino

4.7129372
10 to Life
Annie Elise